Modern Türk edebiyatının en özgün ve gizemli kalemlerinden biri olan Ali Teoman, 7 Temmuz 1962 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Ali Tataroğlu olan yazar, kalıplara sığmayan yaratıcı tarzıyla edebiyat dünyasında derin izler bıraktı. Hem mimarlık hem de plastik sanatlar eğitimi alan entelektüel isim, yaşamı boyunca sanatın farklı disiplinleriyle beslendi. Ülkesinden uzak geçen yılların ardından 1993 senesinde memleketine dönerek hayatının merkezine tamamen yazıyı koydu. 23 Mart 2011'de henüz 48 yaşındayken hayata gözlerini yuman üretken yazar, ardında edebiyat tarihine geçecek sıra dışı oyunlar ve sarsıcı eserler bıraktı.
Akademik Çok Yönlülük ve Sanat Dolu Yıllar
Eğitim hayatına İstanbul Alman Lisesi'nde başlayan Ali Teoman, burada aldığı disiplinli eğitimin ardından yükseköğrenim için Türkiye'nin en seçkin kurumlarını tercih etti. Yükseköğrenim hayatına İTÜ Mimarlık Fakültesi bünyesinde başlayan Teoman, eğitimini MSÜ Mimarlık Fakültesi çatısı altında sürdürdü. Sanata olan tutkusu onu Sorbonne Üniversitesi Plastik Sanatlar Fakültesi'ne yönlendirdi. Yazmak için mimarlık mesleğini tamamen bıraktı. Yurt dışındaki öğrenim ve iş hayatının ardından Türkiye'ye dönüş yaptı. İstanbul'a döndükten sonra geçimini sağlamak adına akademisyenliğe adım atarak çeşitli üniversitelerde İngilizce okutmanlığı yaptı ve ömrünün kalan kısmında eğitim ile sanatı bir arada yürüttü. Sanatla iç içe yaşayan yazar, bir dönem sokak müzisyenliği de yaparak hayatın ritmini doğrudan sokaklarda yakaladı.
On Altı Yıl Süren Büyük Edebi Oyun
Ali Teoman'ın yazarlık serüveni 1980'lerin son yıllarında kaleme aldığı öykülerle filizlenmeye başladı. Kısa sürede yeteneğini kanıtlayan yazar, 1992'de "İnsansız Konağın İkonu" adlı öyküsüyle prestijli Milliyet Gazetesi yarışmasında ikincilik derecesine layık görüldü. Ancak onu edebiyat tarihinin en çok konuşulan figürlerinden biri haline getiren olay, 16 yıl boyunca saklı kalan sırrıydı. Edebiyat dünyasını sarsan bu gelişme, 1991 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanan eserle ilgiliydi. Ödüllü kitabın yazarı resmi olarak Nurten Ay görünse de asıl kalemin Ali Teoman olduğu 2007'de anlaşıldı. Bu olay büyük bir şaşkınlık yarattı. Yazar, bunun adi bir dolandırıcılık olmadığını, aksine tamamen kendi kurguladığı yazınsal bir oyun olduğunu kamuoyuna duyurdu. İş birliği için Nurten Ay'a teşekkür etti.
"Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."
Edebi Mirası ve Unutulmaz Eserleri
Popüler kültürün túketim kalıplarına uymayan yazar, hiçbir zaman çok satanlar listelerinde yer almayı hedeflemedi. Kaleme aldığı "Uykuda Çocuk Ölümleri" başta olmak üzere tüm kitapları, derinlikli kurgularıyla eleştirmenler ve seçici okurlar üzerinde büyük sarsıntılar yarattı. Onun çok satan bir yazar olmak isteyip istemediği hususu edebiyat çevrelerinde her zaman tartışma konusu oldu. Yazın dünyasında prestijli mecralarda yazan yazarın katkı sağladığı başlıca yayınlar şunlardır:
- Milliyet Sanat
- Varlık
- Kitap-lık
- Cogito
- Son Kişot ve Gece Yarısı dergileri
Hayatı boyunca kelimelerin gücüne inanan ve edebiyatı bir oyun alanı olarak gören Ali Teoman, geçirdiği bir rahatsızlık neticesinde 23 Mart 2011 sabahı henüz 48 yaşındayken aramızdan ayrıldı.