Mekteb-i Mülkiye eğitimiyle yetişen Cumhuriyet dönemi bürokratlarından Ali Seyfi Tülümen, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren ülkenin idari yapısına ve bağımsızlık mücadelesine yön veren önemli isimler arasında yer almıştır.
1886 yılında Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde dünyaya gelen Ali Seyfi Bey, memleketinin düşman işgaline uğradığı zorlu yıllarda Trakya bölgesindeki direniş hareketini örgütlemiş ve daha sonra Anadolu’ya geçerek milli hükümetin hizmetine girmiştir.
Hem cephe gerisindeki çalışmaları hem de Cumhuriyet bürokrasisindeki üst düzey görevleriyle tanınan isim, vatanseverliği nedeniyle beyaz şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır.
Hafız Ali Rıza Efendi ile Refia Hanım’ın evladı olarak doğan Ali Seyfi, ilk gençlik yıllarını Trakya topraklarında geçirmiştir.
Kırklareli Ortaokulu ve Edirne Lisesi'nde eğitimini tamamlamıştır.
İdari bilimlere duyduğu ilgi onu İstanbul’a yönlendirmiş ve Temmuz 1909 tarihinde Mülkiye Mektebi'nden başarıyla mezun olmuştur.
Aynı yılın Kasım ayında Edirne Vilayeti Yardımcı Memurluğu bünyesinde stajyerlik yaparak devlet hizmetine ilk adımını atmıştır.
Milli Mücadele Dönemi ve Trakya Savunması
Meslek hayatının ilk yıllarında göçmen yerleştirme alanında uzmanlaşan Tülümen, 1913 yılında Bursa Vilayeti Göçmen Yerleştirme Başkatipliği görevini üstlenmiştir.
Kısa süre sonra Babaeski Kaymakamı olarak idari yöneticilik tecrübesi kazanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı döneminde ise Edirne’de göçmen iskânı müdürü ve başkatibi olarak görevine devam etmiştir.
Yunan işgali nedeniyle bu görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır.
Trakya topraklarının işgal yıllarında boş durmayan bu vatansever bürokrat, bölgesel savunmanın planlanmasında aktif rol oynamıştır.
Edirne Belediye Başkanı Şevket Dağdeviren, Milletvekili Faik Kaltakkıran, Avukat Şeref Aykut ve Tüccar Kasım Yolageldili tarafından 1918'de kurulan Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nde görev almıştır.
Cemiyetin Merkez Heyeti'nde çalışarak Lüleburgaz Kongresi ve Edirne Kongresi gibi tarihi toplantılara katılım sağlamıştır.
Trakya'nın işgalinin ardından Bulgaristan'ın Kızanlık kasabasına geçerek direniş çalışmalarını sınır ötesinden sürdürmüştür.
Burada Kasım Yolageldili ve Şevket Dingiloğlu ile birlik oluşturmuştur.
Heyet, 25 Kasım 1920'de Sofya'daki Yunan temsilciliğine cemiyetin yeniden faaliyete geçtiğini duyuran tarihi bir muhtıra iletmiştir.
Seyfi Bey, 1921 yılının Haziran ayında ise Anadolu'ya yönelerek Milli Hükûmet'in emrine girmiştir.
Cumhuriyet’in İnşasında Üstlendiği Görevler
Anadolu topraklarındaki ilk görevine 30 Haziran 1921 tarihinde Sivrihisar Kaymakamı olarak atanarak başlamıştır.
Kısa süre sonra idari yeteneği fark edilmiş ve 25 Eylül 1922'de 3. sınıf Mülkiye Müfettişliği'ne terfi ettirilmiştir.
Yeni kurulan Cumhuriyet idaresinde göçmen meseleleri önem kazanınca, 19 Aralık 1923'te Trakya Bölgesi İmar ve İskan Müdürlüğü unvanıyla görevlendirilmiştir.
1925 yılının başlarında aynı bölgede İskan Müdürü olarak görevini sürdürmüştür.
Eylül 1925'te iskan müfettişliği görevinden ayrılan Tülümen, sanayileşme hamlesine katkı sağlamak amacıyla özel sektöre geçiş yapmıştır.
Bu doğrultuda İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları T.A.Ş. Genel Muhasebe Müdürlüğü görevini üstlenmiştir.
Kurumun Ankara Bürosu Müdürlüğü'nü de yürüten deneyimli yönetici, 1935 yılında yeniden devlet hizmetine dönme kararı almıştır.
Ekim 1935'te 2. sınıf Mülkiye Müfettişliği unvanıyla bürokrasideki yerini tekrar almıştır.
Valilik Yılları ve Bürokrasideki Rolü
Mülkiye müfettişliğinden valiliğe yükseltilen Ali Seyfi Bey, 31 Ağustos 1939'da Bilecik Valisi olarak görevlendirilmiştir.
Daha sonra İçişleri Bakanlığı'nda üst düzey görevler almıştır.
Bakanlıkta sırasıyla Sicil İşleri Genel Müdürlüğü ve Özlük İşleri Genel Müdürlüğü makamlarında bulunmuştur.
Devlet teşkilatının ve idari mekanizmanın düzenlenmesinde uzun yıllar boyunca büyük emekler sarf eden tecrübeli devlet adamı, 1 Ağustos 1949 tarihinde aktif memuriyet hayatını sonlandırarak emekliye ayrılmıştır.
Emeklilik sonrasında da kamuya katkı sunmayı sürdüren Tülümen, yeni kurulan T.C. Emekli Sandığı Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirilmiştir.
Bu görevinden Temmuz 1951'de kendi isteğiyle istifa ederek ayrılmıştır.
İyi derecede Fransızca konuşan Tülümen, Dilara Hanım ile hayatını birleştirmiş ve bu evlilikten iki erkek çocuk sahibi olmuştur.
Yaşamının son yıllarını İstanbul'da geçiren Ali Seyfi Tülümen, 24 Aralık 1959 tarihinde hayata gözlerini yummuştur.
Oğullarına Turgut ve Aykut adlarını veren devlet adamının büyük oğlu Turgut Tülümen, babasının izinden giderek Siyasal mezunu olmuş ve ülkemizi dış temsilciliklerde başarıyla temsil etmiştir.
Turgut Tülümen'in büyükelçi unvanıyla görev üstlendiği dış temsilcilikler arasında şunlar bulunmaktadır:
- Tahran
- Varşova
- Karakas