İçeriğe Atla
Ali Rıza Paşa (sadrazam) fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Ali Rıza Paşa (sadrazam) Kimdir?

Osmanlı sadrazamı Ali Rıza Paşa kimdir? 1860 İstanbul doğumlu asker ve devlet adamının Amasya Görüşmeleri ile son kabinedeki tarihi rolleri.

Diğer adlar: Düztaban Ali Rıza Paşa, Ali Rıza Paşa (sadrazam)

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ali Rıza Paşa (sadrazam) Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı, İstanbul'un işgal altında bulunduğu son dönemlerinde sadrazamlık koltuğuna oturan Ali Rıza Paşa (Düztaban Ali Rıza Paşa), devletin siyasi ve askeri geleceğine yön veren en önemli şahsiyetlerden biridir. Bu kudretli Osmanlı müşiri ve devlet adamı, 1860 yılında payitaht İstanbul'da dünyaya gözlerini açmıştır. Kendisi, dönemin saygın jandarma binbaşılarından olan Jandarma Binbaşısı Tahir Efendi'nin oğludur. Üstün başarılarla dolu askeri eğitim hayatının ardından, 1886 senesinde Mekteb-i Harbiye'den mezun olarak orduya katılmıştır. Genç yaşlardan itibaren hem savaş meydanlarında hem de devletin üst kademelerinde üstlendiği kritik vazifelerle imparatorluğun kader anlarına doğrudan tanıklık etmiştir.

Cepheden Sürgüne Uzanan Askeri Kariyer

Askeri disipliniyle kısa sürede temayüz eden genç subay, 1897 yılındaki Osmanlı-Yunan Savaşı patlak verdiğinde oldukça önemli bir görev olan Askerî Harekât Dairesi Müdürlüğü makamına getirildi. Bu cephe deneyiminin ardından idari görevlerde de rüştünü ispat eden Ali Rıza Paşa, 1903 yılında Manastır Valisi olarak atandı. Ancak Manastır'daki valilik görevi sırasında şehirde patlak veren büyük bir kriz, onun kariyerinde beklenmedik bir dönüm noktası oldu. Manastır'daki Rus Konsolosu'nun öldürülmesi olayında Rusya hükümeti kendisini doğrudan sorumlu ilan etti. Çarlık Rusyası'nın ısrarlı baskıları sonucunda, Ali Rıza Paşa görevinden uzaklaştırılarak Trablusgarp'a sürüldü.

Uzun süren sürgün günlerinin ardından başkente dönen Ali Rıza Paşa, İkinci Meürutiyet döneminde 14 Ağustos 1908 tarihinde Harbiye Nazırı oldu. Fakat dönemin en güçlü siyasi odağı olan İttihat ve Terakki Partisi'nin itirazları sebebiyle bu makamda sadece 41 gün kalabildi. Siyasi çalkantılara rağmen askeri ve bürokratik saygınlığını koruyarak 1909 ve 1918 yıllarında iki defa Bahriye Nazırı olarak Osmanlı donanmasının başına getirildi. Ayrıca Ayan Meclisi üyesi olarak da mecliste görev yaptı. İmparatorluğun Balkanlar'daki topraklarını sarsan 1912-1913 Balkan Savaşı'nda ise Garp Ordusu Başkomutanlığı vazifesini üstlenerek cephedeki liderliğini bir kez daha kanıtladı.

İşgal Altındaki İstanbul ve Sadrazamlık Dönemi

İmparatorluğun en karanlık ve çaresiz günlerinde, payitaht İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgal altında tutulduğu bir dönemde sadrazamlık koltuğuna oturdu. Padişah VI. Mehmed saltanatında, 2 Ekim 1919 tarihinde Sadrazamlık makamına getirilen tecrübeli devlet adamı, Anadolu'da yükselen milli mücadele ruhunu yakından takip etmekteydi. Anadolu topraklarında teşkilatlanan Kuvâ-yi Milliye hareketiyle uzlaşmanın kaçınılmaz olduğunu açıkça gören sadrazam, bu amaçla Heyet-i Temsiliye ile doğrudan ilişki kurmaya karar verdi. Tarihi bir adım atarak Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı Anadolu'ya gönderdi. Salih Paşa, direnişin önderi Mustafa Kemal Paşa ile Amasya'da görüşmeler yürütmek üzere yola çıktı.

Amasya'da gerçekleştirilen bu tarihi görüşmeler esnasında Ali Rıza Paşa, kuracağı yeni hükümette Heyet-i Temsiliye'nin isteklerini ve hassasiyetlerini dikkate alacağına dair açıkça söz verdi. Ancak İstanbul ile Anadolu arasındaki bu hassas mutabakat uzun ömürlü olmadı. Sadrazam Ali Rıza Paşa, bir yandan milli direnişin taleplerini dinlerken diğer yandan Kuvâ-yi Milliye'nin yönetim gücünü tamamen kendi tekeline almayı hedefleyen adımlar attı. Hatta Heyet-i Temsiliye'yi ortadan kaldırmak amacıyla bazı girişimlerde bulunmaya başladı. Bu gerilimli süreçte, İstanbul'u işgal altında tutan Müttefik Devletler'in hükümet üzerindeki ağır siyasi baskıları da en üst seviyeye ulaştı. Yaşanan bu yoğun ve bunaltıcı baskılara daha fazla dayanamayan Paşa, 3 Mart 1920 tarihinde sadrazamlık görevinden istifa etti.

Ali Rıza Paşa'nın askeri ve siyasi kariyeri boyunca üstlendiği başlıca önemli görevler şunlardır:

  • Mekteb-i Harbiye mezuniyeti (1886)
  • Askerî Harekât Dairesi Müdürlüğü (1897 Osmanlı-Yunan Savaşı)
  • Manastır Valiliği (1903)
  • Harbiye Nazırlığı (1908)
  • Bahriye Nazırlığı (1909 ve 1918 yıllarında iki kez)
  • Garp Ordusu Başkomutanlığı (1912-1913 Balkan Savaşı)
  • Sadrazamlık (1919-1920 yılları arasında)
  • Son Osmanlı Hükümetinde Nafıa ve Dahiliye Nazırlığı (1922)

Son Kabine Görevleri ve Vefatı

Sadrazamlık makamından ayrıldıktan sonra da devlet hizmetine devam eden tecrübeli bürokrat, 1922 yılında kurulan son Osmanlı kabinesinde Nafıa ve Dahiliye Nazırı olarak kritik sorumluluklar üstlendi. Bu görevlerinin ardından aktif siyasi hayatını noktalayan Osmanlı müşiri Ali Rıza Paşa, hayatının son yıllarını İstanbul'da sessizce geçirdi. Takvimler 31 Ekim 1932 tarihini gösterdiğinde, İstanbul'un Erenköy semtindeki hanesinde hayata gözlerini yumdu. Büyük hizmetlerde bulunduğu ve ömrünü adadığı bu tarihi şehrin İçerenköy Mezarlığı'na defnedilerek ebedi istirahatgahına uğrandı.

Sıkça Sorulan Sorular

Ali Rıza Paşa (sadrazam) kimdir?

Osmanlı sadrazamı Ali Rıza Paşa kimdir? 1860 İstanbul doğumlu asker ve devlet adamının Amasya Görüşmeleri ile son kabinedeki tarihi rolleri.

Ali Rıza Paşa (sadrazam) nerede doğdu?

Ali Rıza Paşa (sadrazam) İstanbul doğumludur.

Ali Rıza Paşa (sadrazam) ne zaman vefat etti?

Ali Rıza Paşa (sadrazam) 31 Ekim 1932 tarihinde hayatını kaybetti.

Ali Rıza Paşa (sadrazam) hangi alanda tanınır?

Ali Rıza Paşa (sadrazam), devlet adamı olarak tanınır.