Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına uzanan süreçte, ülkesine hem baytarlık hem de hukuk alanında hizmet veren Ali Rıza Özenç, Türk siyasi ve bürokrasi tarihinin önemli isimlerinden biridir. 1882 yılında Anadolu'nun tarihi kentlerinden Kırşehir'de dünyaya gelen Özenç, çok yönlü eğitimi ve cephe gerisindeki özverili çalışmalarıyla tanınır. İmparatorluğun en çalkantılı yıllarında başladığı mesleki serüvenini, Cumhuriyet döneminde parlamentoya taşıyarak taçlandırmıştır. Veterinerlik alanındaki uzmanlığını hukuk bilgisiyle harmanlayan aydın, vatan savunmasında üstlendiği vazifelerle de ön plana çıkmıştır. Kendisi, bu yolda farklı coğrafyalarda görev alarak adını tarihe yazdırmıştır. 14 Şubat 1943 tarihinde hayata gözlerini yuman bu değerli devlet adamı, geride vatanı için üstlendiği her sorumlulukta derin izler taşıyan ve seçkin hizmetlerle dolu bir geçmiş bırakmıştır.
Çift Diplomalı Bir Aydın ve Akademik Hayatı
Gençlik yıllarında eğitime büyük önem veren Ali Rıza Bey, mesleki temelini dönemin en prestijli kurumlarında atmıştır. İlk olarak, ülkenin hayvancılık alanındaki uzman ihtiyacını karşılayan Baytar Mektebi Âlîsi bünyesinde yükseköğrenimini başarıyla tamamlamıştır. Buradan mezun olduktan sonra, mesleki ufkunu genişletmek amacıyla Fransa'ya giderek orada ihtisas çalışması gerçekleştirmiştir. Yurt dışındaki akademik deneyiminin ardından dönen genç idealist, bununla yetinmemiştir. Hukuki alandaki eksiklikleri görerek İstanbul Hukuk Mektebi'ne kaydolmuş ve bu köklü okuldan da diploma almıştır. Bu sayede hem fen bilimlerinde hem de sosyal bilimlerde derin bir yetkinlik kazanmıştır. Hem fen hem de sosyal bilimler alanında elde ettiği bu sağlam donanım, onun ilerleyen yıllarda devlet kademelerinde üstleneceği her türlü idari ve hukuki görevde en büyük yardımcısı olmuştur.
Balkanlar'dan Anadolu'ya Uzanan Kamu Hizmeti ve Cephe Yılları
Mezuniyetinden sonra hızla çalışma hayatına atılan Özenç, Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı sancaklarında önemli idari sorumluluklar üstlenmiştir. İlk görev yerlerinden biri sayılan Manastır'da Muayene-i Hayvaniye Memurluğu vazifesini yürütmüştır. Ardından Cesr-i Mustafa Paşa bölgesinde hayvani memur olarak çalışmıştır. Balkan coğrafyasındaki tecrübesi onu Selanik Sıhhiye Baytarlığı görevine taşımıştır. Bu şehirde gösterdiği üstün başarılar neticesinde Selanik bünyesinde Baytar Müfettiş Muavinliği makamına getirilmiştir. Kamu sağlığına yönelik faaliyetlerini daha sonra Anadolu'ya taşıyarak Uşak Sıhhiye Memurluğu pozisyonunda devam ettirmiştir.
Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele döneminin getirdiği tarihi zorunluluklar neticesinde askeri alana yönelen aydın, orduda Mükellef Baytar Yüzbaşılığı rütbesiyle cephe gerisinde de fedakarca hizmet etmiştir. Savaşın getirdiği zorlu yıllarda lojistik ve sağlık desteğinin kritik önemini bizzat tecrübe etmiştir. Savaşın ardından ülkenin yeniden inşası süreçte Diyarbakır Grup Mücadele Riyasetliği vazifesini üstlenmiştir. Bu görevinde salgın hastalıklarla mücadelede öncü adımlar atmıştır. Mesleki birikimini daha sonra başkent Ankara ile doğduğu topraklar olan Kırşehir'de Baytar Müdürü olarak sürdürmüştür.
Cumhuriyet Dönemi Hizmetleri ve Parlamento Üyeliği
Yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya kararlı olan Ali Rıza Bey, sivil toplum faaliyetlerinde de yer almıştır. Bu doğrultuda, Türk havacılığının gelişimine önayak olan Türk Tayyare Cemiyeti'nde müfettişlik görevini üstlenmiştir. Bu kurumda havacılığın yaygınlaşması ve ulusal savunmaya katkı sunması adına etkin denetlemeler gerçekleştirmiştir. Ülkeye yaptığı bu kıymetli hizmetler, devlet nezdinde takdirle karşılanmıştır. Kendisi, farklı alanlardaki üstün ve unutulmaz fedakarlıklarından dolayı şu önemli madalyalara layık görülmüştür:
- Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası: Bu nişan, Türk bağımsızlık mücadelesinde cephede ve cephe gerisinde gösterdiği üstün kahramanlıklar vesilesiyle verilmiştir.
- Tayyare Madalyası: Özenç, havacılığın kurulması ve gelişmesi yönündeki sivil havacılık çalışmalarına sunduğu katkılardan dolayı bu madalyayı almıştır.
- Hilal-i Ahmer Madalyası: Toplumsal dayanışma, sağlık hizmetleri ve aynı zamanda Kızılay bünyesindeki insani faaliyetlerde üstlendiği roller sebebiyle bu ödüle layık görülmüştür.
Meslek hayatındaki bu parlak başarılarının ardından Ali Rıza Özenç, siyaset dünyasına adım atmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) V. Dönem Çorum Milletvekilliği görevine seçilerek yasama faaliyetlerinde bulunmuş, ayrıca meclis çatısı altında hem hukuki bilgisiyle hem de tarım ve hayvancılık politikalarındaki deneyimiyle yasama çalışmalarına katkı sağlamıştır. Ülkenin gelişimine parlamentoda da hizmet eden Özenç, aile hayatına da son derece önem veren bir şahsiyetti. Evli olan siyasetçi, üç çocuk babasıydı. Onun hem cephede, hem bürokraside hem de mecliste yürüttüğü bu çalışmalar, erken Cumhuriyet döneminin idealist aydın profilini en iyi şekilde temsil etmektedir.