Ali Rıza Ceylan, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında mülki idare amiri olarak görev yapmış, vatan hizmeti sırasında Sibirya'da esaret yaşamış önemli bir Türk bürokrattır. 1878 yılında Maraş'ta dünyaya gelen Ceylan, eğitim hayatının ardından devlet hizmetine girerek ülkenin en çalkantılı dönemlerinde kaymakamlık ve valilik görevlerini üstlenmiştir. I. Dünya Savaşı'nın zorlu koşullarında Rus ordusuna esir düşen, ardından Cumhuriyet'in inşasında yerel yönetimlerde kritik roller üstlenen tecrübeli idareci, 9 Eylül 1948 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur. Kendisi kıymetli bir devlet adamıydı.
Mülkiye'den Cepheye ve Sibirya Sürgününe
Gençlik yıllarında mülki idareye adım atmak amacıyla İstanbul'a giden Ceylan, dönemin en saygın eğitim kurumlarından biri olan Mülkiye Mektebi'ne girmiştir. Eğitimini başarıyla tamamlayarak 1903 yılının Temmuz ayında okulundan mezun olan Ali Rıza Bey, mesleki kariyerine adım atmakta gecikmemiştir. Aynı yılın Eylül ayında Halep Vilayeti Maiyet Memurluğu'na atanan genç bürokrat, mülki idare stajına burada başlamıştır. Ardından 14 Haziran 1904 tarihinde doğduğu topraklar olan Maraş Sancağı Maiyet Memurluğu'na nakledilmiş ve buradaki başarılı çalışmaları neticesinde stajyerlik sürecini tamamlayarak kaymakamlık makamına terfi etmiştir. Staj süreci böylece tamamlanmıştı.
Kaymakamlık rütbesini aldıktan sonra imparatorluğun doğu sınırlarında yoğun bir mesai harcayan Ali Rıza Ceylan, bu bölgede sırasıyla Gevar, Gevaş ve Erciş kaymakamlıklarında bulunmuştur. Görevindeki liyakati sebebiyle tekrar Gevaş'a tayin edilen bürokrat, sonrasında Şemdinan ve bir kez daha Erciş ilçelerinde yöneticilik yapmıştır. Doğu Anadolu'daki idari birikimi ve tecrübesi sayesinde terfi ederek 4 Mayıs 1915'te Van Vilayeti Mektupçuluğu makamına getirilmiştir. Kısa süre sonra, 29 Ekim 1915 tarihinde ise Bitlis Vilayeti Mektupçuluğu görevine atanarak bölgedeki idari koordinasyonu sağlama sorumluluğunu üstlenmiştir. Görev alanı giderek genişliyordu.
I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte Doğu Anadolu cephesi büyük bir hareketliliğe ve işgale sahne olmuştur. Çarlık Rusyası ordularının Bitlis'i işgal ettiği esnada görev başındayken düşman kuvvetlerine esir düşen Bitlis Mektupçusu Ali Rıza Bey, savaşın en acı yüzüyle karşılaşmıştır. Esaret altına alındıktan sonra binlerce kilometre uzaktaki Sibirya'ya sürgün edilen bürokrat, zorlu doğa ve esaret şartlarında uzun süre yaşam mücadelesi vermiştir. Esaret yılları son derece çetindi. Rusya'da patlak veren 1917 İhtilali'nin ardından serbest kalan Ceylan, binbir güçlükle İstanbul'a dönmeyi başarmıştır.
Cumhuriyet'in Kurucu Valilik Yılları
Payitahta dönüşünün ardından mülki idaredeki görevine geri dönen deneyimli idareci, Adalar ve Mudanya kaymakamlıklarında bulunarak asayişin ve kamu düzeninin sağlanmasında rol oynamıştır. Milli Mücadele döneminin ardından Erzincan, Artvin, Kars ve Ardahan sancaklarında mutasarrıflık vazifelerini yürüten bürokrat, sınır bölgelerinin idari yapılanmasında büyük pay sahibi olmuştur. Mart 1924'te sancak sisteminin tamamen lağvedilmesi ve bu idari birimlerin vilayete dönüştürülmesi üzerine Cumhuriyet'in ilk valileri arasında yerini almıştır. Ülkede yeni bir dönem başlıyordu.
Cumhuriyet döneminde üstlendiği valilik görevleri sırasıyla şunlardır:
- Ardahan Valiliği (1923 - 1925)
- Elazığ Valiliği (1925)
- Diyarbakır Valiliği
- Mersin Valiliği (1927 - 1930)
- Tokat Valiliği (1930 - 1933)
Valilikleri esnasında bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının güçlenmesi için çaba gösteren Ceylan, Tokat Valisi olarak görev yapmaktayken 23 Ocak 1933 tarihinde kendi rızasıyla devlet hizmetinden emekliye ayrılma kararı almıştır. Kendi isteğiyle köşesine çekilmişti.
İktisadi Kalkınma Mücadelesi ve Vefatı
Emeklilik kararı sonrasındada bilgi birikimini ülkenin iktisadi kalkınmasında kullanmaya devam etmiştir. 1936 yılında yeni kurulan ve Türkiye'nin madencilik ile enerji sektörünün gelişiminde lokomotif rol üstlenen Etibank bünyesinde Hükûmet Murakıplığı görevine atanmıştır. Aynı zamanda Türk-iş Kömür ve Ergani Bakır Madeni TAŞ gibi stratejik öneme sahip sanayi kuruluşlarının İdare Meclisi Azalıklarında bulunarak ülkenin kalkınma hamlelerine iktisadi alanda katkı sunmuştur. Eylül 1941'de Etibank İdare Meclisi Üyeliği'ne getirilen Ceylan, bu kritik görevini sürdürdüğü esnada amansız bir rahatsızlığa yakalanmıştır. Tedavi amacıyla kaldırıldığı İstanbul Ortaköy Sağlık Yurdu'nda hekimlerin çabalarına rağmen kurtarılamayarak 9 Eylül 1948 Perşembe gecesi vefat etmiştir. Geride büyük bir miras bıraktı.