Türk siyaset biliminin ve basın dünyasının önemli isimlerinden Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 tarihinde Ankara'daki evinin önünde arabasına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Eski Kültür Bakanı, akademisyen ve yazar olan Kışlalı, Kemalist düşüncenin ve sosyal demokrasinin Türkiye'deki güçlü savunucuları arasında yer alıyordu. Tokat'ta 10 Temmuz 1939'da doğan aydın, yazdığı yazılar ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk düşünce hayatına derin izler bırakmıştır. Uğradığı hain saldırı, Türkiye'de büyük bir infiale yol açmış ve faili meçhul cinayetler tarihine bir yenisini eklemiştir. Demokrasi ve laiklik mücadelesiyle hatırlanan Kışlalı, geride zengin bir akademik ve entelektüel miras bırakmıştır.
Gençlik Yılları ve Akademik Kariyeri
Ziraat Bankası veznedarı Hüseyin Hüsnü Bey ile Kilis Kemaliye İlkokulu öğretmeni Lütfiye Hanım'ın çocuğu olarak dünyaya gelen Kışlalı, küçük yaşlardan itibaren eğitimli bir aile ortamında yetişmiştir. Ailenin diğer fertleri arasında gazeteci Mehmet Ali Kışlalı ile kuzenleri Hıncal Uluç ve Öcal Uluç bulunmaktadır. Lise eğitiminin ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolmuştur. Eğitim hayatı sürerken Yeni Gün gazetesinde spor muhabirliği yaparak gazetecilik mesleğine adım atmıştır. Aynı gazetede 1962 ve 1963 yılları arasında yazı işleri müdürlüğü görevini üstlenmiştir.
Kışlalı'nın eğitim hayatındaki önemli duraklar şunlardır:
- Kilis Kemaliye İlkokulu (1951 mezuniyeti)
- Kilis Ortaokulu
- Kabataş Erkek Lisesi (1957 mezuniyeti)
- Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
- Paris Üniversitesi (Doktora derecesi)
Paris Üniversitesi'nde anayasa hukuku ve siyaset bilimi dallarında eğitim görerek 'Modern Türkiye'de Siyasi Güçler' başlıklı teziyle doktorasını tamamlamıştır. Fransa'da tanıştığı Bordeaux'lu Nicole (Nilgün Kışlalı) ile 1968'de evlenmiş, bu evlilikten Altınay ve Dolunay adlarında iki kız çocuk sahibi olmuştur. Türkiye'ye döndükten sonra Hacettepe Üniversitesi'nde siyaset sosyolojisi dersleri vermeye başlamıştır. Askerlik görevini tamamlamasının ardından bu kurumdaki görevine tekrar kabul edilmemiştir. Bunun üzerine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne geçerek çalışmalarını sürdürmüştür. Başarılı çalışmaları neticesinde 1972 yılında doçentlik unvanını almaya hak kazanmıştır.
Siyaset Sahnesi ve Kültür Bakanlığı
Siyasi düşünce olarak demokratik sosyalizm ve sosyal demokrasi ilkelerini benimseyen bir Kemalist olan Kışlalı, yazılarıyla dikkat çekmeye başlamıştır. Yankı dergisinde 1971 ile 1977 yılları arasında kaleme aldığı makaleler, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in ilgisini uyandırmıştır. Bu ilginin neticesinde 1977 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi listesinden İzmir milletvekili olarak parlamentoya girmiştir. 1978 yılında kurulan Bülent Ecevit Hükûmetinde Kültür Bakanı olarak görevlendirilmiştir. Bakanlık yaptığı süreçte, kültürel yayıncılığa katkı sunmak amacıyla Ulusal Kültür Dergisi'nin yayımlanmasına öncülük etmiştir.
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından tekrar akademik yaşama yönelerek Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde siyaset bilimi kürsüsünde dersler vermeye başlamış ve 1988 yılında profesör olmuştur. 1991 yılının son döneminde Cumhuriyet gazetesinde Haftaya Bakış köşesinde yazarlığa adım atarak güncel siyasi gelişmeleri yorumlamaya başlamıştır. Kışlalı, 1995 senesinde Antalya yolculuğu sırasında meydana gelen elim bir trafik kazasında ilk eşi Nilgün Hanım'ı kaybetmiştir. İki yıl sonra Nilüfer Kışlalı ile hayatını birleştiren akademisyenin bu evlilikten Nilhan Nur adını verdikleri bir kızı dünyaya gelmiştir.
Karanlık Suikast ve Son Yolculuk
Ahmet Taner Kışlalı, Cumhuriyet gazetesindeki yazıları nedeniyle suikast öncesinde gerici çevrelerin hedef tahtasına oturtulmuştur. Akit gazetesi, Kışlalı'yı hedef gösteren haberler yaparak üzerine çarpı atılmış fotoğrafını manşetten servis etmiştir. Yazar, 'Zorba Kemalist gemi azıya aldı' gibi ifadelerle itham edilerek '28 Şubatçı' olmakla suçlanmıştır. Karanlık gün olan 21 Ekim 1999 sabahı saat 09.40'ta gazetedeki son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıkmıştır. Otomobiline yönelen Kışlalı, ön cam silecekleri ile kaput arasına yerleştirilmiş poşete sarılı paketi fark etmiştir.
Bu paketi sol eliyle alıp kapıyı açmaya çalıştığı esnada şiddetli bir patlama meydana gelmiştir. Patlamanın etkisiyle sol kolu kopan ağır yaralı yazar, site bekçisi Arif Emirhan Kılıç tarafından en yakındaki Bayındır Hastanesi'ne ulaştırılmıştır. Ardından saat 10.02'de bilinci kapalı, nabzı zayıflamış ve kalbi durmuş halde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilmiştir. Hastanede Operatör Dr. Hasan Karakış tarafından muayene edilen Kışlalı'nın yaşamını yitirdiği belirlenmiştir. Ölüm raporu Hasan Karakış tarafından tanzim edilmiş, kamuoyuna açıklamayı ise Dr. Ersin Kaya yapmıştır. Suikastın failleri ise hiçbir zaman bulunamamıştır. Kışlalı'nın naaşı, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir. Vefatının ardından kendisine 1999 Sertel Demokrasi Ödülü takdim edilmiştir.
