Ahmet Tarık Tekçe, 15 Aralık 1920'de İstanbul'da dünyaya geldi. Türk sinemasının en üretken karakter oyuncularından biri olarak tarihe geçen Tekçe, 1948'den hayatını kaybettiği 1964'e değin yaklaşık 300 filmde sahne aldı. Yeşilçam'a kötü adam rollerindeki ustalığıyla damgasını vurdu; dönemin yapımcıları arasında yerleşen "Kitapsız ilim, Tekçesiz film olmaz" sloganı bu tercihlerinin özeti gibiydi. Sinema kapısını ise önceki meslek alanı sayesinde kurduğu bağlantılar araladı: önce bir mizah dergisinde yazar, ardından kendi gazetesinin patronuydu.
Memuriyetten Mizaha, Gazeteden Perdeye
Galatasaray Lisesi mezunu Tekçe, çalışma hayatına Denizyolları Camialtı Atölyesi'nde işçi olarak başladı; bir süre sonra Haliç Feneri Nüfus Müdürlüğü'nde memur olarak görev yaptı. Rutinin içinde sürekli bir boşluk hissetti. Karikatür denemesi pek aklına yatmadı, şiir yazarlığı da amatörlüğün ötesine geçemedi. Sonunda kalemi mizah yazılarına yöneltti, bir dosya dolusu metni bir mizah dergisine götürdü. Yazı işleri müdürü yazıları beğenip yayımladı ve Tekçe'yi kadroya davet etti. Nüfus memurluğunu geride bırakan Tekçe gazetecilik dünyasına adım attı.
Yazları Büyükada'da konaklayan Tekçe zamanla kendi yayın organını kurmak istedi. Arkadaşlarını da ikna ederek yarı mizah yarı magazin nitelikte "Adalar Gazetesi"ni hayata geçirdi; hem patronluğunu hem yazı işleri müdürlüğünü tek başına üstlendi. Gazete, dönemin hükümetini hedef alan siyasi hicivlere yer açtı ve sonradan "Pantispanya" adını aldı. Sinema, tiyatro ve müzik dünyasından isimlere kapılarını açan magazin bölümü ise Tekçe'ye Yeşilçam'la ilk köprüyü kurdu. 1948'de yönetmen Faruk Kenç'in "Tuzak" filminde küçük bir rolle perdeye çıktı.
Yeşilçam'da Kötü Adamın Yükselişi
Gerçek sıçrayış 1953'te geldi: "Vahşi Arzu"daki kötü adam tiplemesi seyirciyle buluşunca adı hızla yayıldı ve Tekçe bu kalıbı kariyeri boyunca taşıdı. Film teklifleri yıl geçtikçe katlandı; 1957'de 13, 1958'de 16, 1959'da 18 film çekti. 1960'ta 23 filmle kişisel rekorunu kırdı, 1961'de ise tam 34 filmle Yeşilçam tarihine geçen bir üretim zirvesine ulaştı. Jönlerden çok sevilen bu "sempatik kötü" için her yapımcı sıraya girdi.
Tekçe salt kötü adam kalıbına hapsolmadı. Sekiz-on komedi filminde başrolü üstlendi; "Toros Canavarı"nda Cavidan Dora, Efkan Efekan ve Atıf Kaptan ile oynadı. 1961 yapımı "Tatlı Bela"da Vedat Türkali'nin senaryosu ve Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğiyle Orhan Günşiray ve Neriman Köksal'la başroli paylaştı. Kötü ve güldürücü karakteri tek kişide eritmesi izleyiciyi büyüledi. Kimi zaman İstiklal Caddesi'nde perdedeki kötü rollerinden ötürü seyircinin tepkisiyle yüz yüze geldiği de anlatılanlar arasındaydı.
Hapis Yılı ve Kariyerin Zirvesi
1952 sonunda Adalar Gazetesi'nde Demokrat Parti Hükümeti'ne yönelik bir hiciz yazısı yüzünden tutuklandı; yaklaşık bir yıl cezaevinde kaldı. 1953 Ekim'inde tahliye olur olmaz film teklifleri yığıldı; buna karşın o yılın geri kalanında yalnızca iki projede yer aldı. Cezaevindeyken borç bataklığına giren gazetesini bir süre ayakta tutmaya çalıştı, ardından satarak borcun kalanını kapattı ve kendini tümüyle sinemaya adadı. 1954'te İstanbul Şehir Tiyatroları'na başvurduğunda lise mezuniyeti yetmedi; başvurusu reddedildi. Bu kapı kapanınca Yeşilçam'a bağlılığı daha da pekişti. Polis memurluğunu bırakıp oyunculuğa geçen kardeşi Necip Tekçe (d. 1924) ile oyunculuk böylece iki kardeşin ortak mesleği hâline geldi. Tiyatro sanatçısı Nezihe Becerikli ile evlenip ayrılan Tekçe, daha sonra Hatice Tekçe ile hayatını birleştirdi.
Son Yolculuk
1964 da önceki yıllar gibi yoğun geçiyordu; o yılın filmlerinden "Adanalı Tayfur Kardeşler"de Türkan Şoray, Öztürk Serengil ve Efkan Efekan ile birlikte oynadı. Son filmi "Yankesici Kız"da Filiz Akın, Cüneyt Arkın ve Orhan Günşiray ile ekranda buluştu. 4 Ekim 1964'te bu filmin galasına yetişmek için yola çıktı. Araçta yönetmen Türker İnanoğlu, eşi Hatice Tekçe, Filiz Akın ve şoför bulunuyordu. Şoförün rahatsızlanması üzerine direksiyona İnanoğlu geçti; Safranbolu yakınlarında bir kamyon araca çarptı. Kazada şoförle birlikte Ahmet Tarık Tekçe hayatını kaybetti. 44 yaşındaydı. Uzun süre trafik kazasından en çok korktuğunu söylediği aktarılır. 16 yılda yaklaşık 300 film sığdırdığı kariyeri, o sabah noktalandı.
