İçeriğe Atla
Ahmet Remzi Akyürek fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Ahmet Remzi Akyürek Kimdir?

Şair Ahmet Remzi Akyürek, 1872'de Kayseri'de doğdu. Mevlevi Taburu'ndaki üstün hizmetleriyle Harp Madalyası alan şairin hayatı ve edebi mirası.

Diğer adlar: Ahmet Remzi Dede, Remzi Dede

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ahmet Remzi Akyürek Hakkında

Klasik Osmanlı Mevleviliğinin son dönem temsilcilerinden olan ünlü şair ve mutasavvıf Ahmet Remzi Akyürek, 1872 senesinde Kayseri'de dünyaya gelmiş ve ömrünü Doğu dillerine, edebiyata ve tasavvufi öğretiye adamış seçkin bir isimdir. Babası ve dönemin kıymetli alimlerinden aldığı köklü derslerle yetişen Akyürek, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde önemli kültürel hizmetlerde bulunmuştur. Kendisi, Arapça ve Farsça konusundaki derin bilgisiyle devrinin en güçlü Türkçe ustalarından biri kabul edilir. Uzun yıllar farklı coğrafyalardaki dergahlarda idarecilik yaptıktan sonra, 20 Kasım 1944 tarihinde doğduğu şehir olan Kayseri'de vefat etmiştir.

Mevlevilik Yolunda İlk Adımlar ve Eğitim Hayatı

Kayseri Mevlevihanesi'nde hayata gözlerini açan Ahmet Remzi Akyürek, çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını tasavvufi bir atmosferde geçirdi. Kendisine, kendisinden önce aynı mekanda şeyhlik yapan dedesi Seyyid Ahmed Remzi el-Mevlevi'nin adı verilmiştir. Babası Seyyid Süleyman Ataullah Efendi'nin yaklaşık elli sene boyunca aynı dergahta postnişinlik yapması, küçük yaştan itibaren tasavvufi öğretilerle yoğrulmasını kolaylaştırmıştır. Genç Remzi, ilk eğitimini sıbyan mektebi ile rüştiyede tamamladıktan sonra özel hocalardan dersler alarak kendisini geliştirdi. Başta babası olmak üzere, Güncizade Nuh Necati Efendi, Müridzade Ali Efendi, Hisarcıklızade Şair Salim Efendi ve Şair Sami Efendi gibi isimlerden Arapça, Farsça ve edebiyat öğrendi.

Takvimler 1892 yılını gösterirken İstanbul'a giden şair, Yenikapı Mevlevihanesi şeyhi Mehmed Celaleddin Dede'ye bağlandı. Burada çile arkadaşı olacağı Tahirü'l-Mevlevi ile tanıştı. İlerleyen yıllarda bu ikilinin mektuplaşmaları, edebiyat dünyasında büyük ilgi uyandıracak olan Çilehane Mektupları ismiyle basılmıştır. Eğitimcilik hayatına Kayseri İdadisi bünyesinde başlayan ve on beş yıl boyunca aralıksız öğretmenlik yapan Akyürek, bu süreçte Esma Hanım ile evlenmiş ve bu evlilikten üç kız evlada sahip olmuştur.

Savaş Yıllarındaki Hizmetleri ve Mevlevihane Şeyhliği

İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesini müteakip Konya'ya giden Ahmet Remzi Dede, Abdülhalim Çelebi'nin yönlendirmesiyle Çelebizadelere Mesnevi dersleri verdi. Konya'daki bir yıllık mesaisinin ardından Kütahya'ya tayin edildi. Kendisi, hayatı boyunca Osmanlı coğrafyasının farklı noktalarında postnişinlik ve denetim vazifeleri üstlenmiştir. Bu kapsamda yönettiği ve hizmet ettiği başlıca mevlevihaneler şunlardır:

  • Kütahya Erguniye Mevlevihanesi (9 ay süreyle görev yaptı)
  • Kastamonu Mevlevihanesi (Şeyh olarak tayin edildi)
  • Halep Mevlevihanesi (1914 yılında şeyhliğe getirildi)
  • Üsküdar Mevlevihanesi (İstanbul'da üstlendiği son şeyhlik görevi)

Kastamonu'daki vazifesi esnasında, 1913 yılında teftiş amacıyla Halep'e gönderilen şair, yol üzerindeki tekkelerin durumlarını inceledi. Bölgedeki dergahların genel durumunu ve karşılaşılan aksaklıkları detaylı bir rapor halinde Konya Mevlana Dergahı'na sundu. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte vatan savunmasında aktif bir rol üstlendi. Gönüllü olarak teşkil edilen Mevlevi Taburu bünyesinde kardeşi Hüsameddin Efendi ile birlikte cephe gerisinde üstün yararlılıklar göstermiş, diğer kardeşi Huldi Efendi'yi ise Çanakkale Savaşı'nda şehit vermiştir. Sergilediği bu üstün hizmetlerden ötürü kendisine Harp Madalyası nişanı ile beratı verildi.

Cumhuriyet Dönemi, Kütüphane Görevi ve Edebi Mirası

Savaşın sona ermesiyle Halep işgal edilince Ahmet Remzi Dede rotasını İstanbul'a çevirdi. Karaman'a tayin edilen meslektaşının yerine Üsküdar Mevlevihanesi'nin postnişinliği görevine getirildi. Kendisine sunulan milletvekilliği teklifini ise nazikçe geri çevirdi. 30 Kasım 1925 tarihinde tekke ve zaviyelerin kapatılmasına dair kanun yürürlüğe girince resmi şeyhlik görevi son buldu. Fakat devlet, onun ilmi birikiminden yararlanmak amacıyla kendisini Üsküdar Selimağa Kütüphanesi memurluğuna atadı. Yeni göreviyle birlikte kendisinin mevlevihane binasında ikamet etmeyi sürdürmesine de izin verildi. Kütüphanedeki sakin günlerinde Arapça ve Farsça eserleri Türkçeye kazandırırken, bir yandan da Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'nde cuma hutbeleri vermeyi sürdürdü.

Edebi kişiliğiyle de ön plana çıkan sanatçı, hece ve aruz veznini ustalıkla kullandı. Manzumelerini Bergüzâr isimli eserde bir araya getirdi. Arkasında zengin bir edebi miras bırakan şairin basılmış 17 eseri bulunurken, henüz gün yüzüne çıkmamış 5 çalışmasıyla birlikte klasik Türk şiirinin son dönemdeki en önemli temsilcilerinden biri olarak anılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ahmet Remzi Akyürek kimdir?

Şair Ahmet Remzi Akyürek, 1872'de Kayseri'de doğdu. Mevlevi Taburu'ndaki üstün hizmetleriyle Harp Madalyası alan şairin hayatı ve edebi mirası.

Ahmet Remzi Akyürek ne zaman doğdu?

Ahmet Remzi Akyürek, 1872 tarihinde doğdu.

Ahmet Remzi Akyürek nerede doğdu?

Ahmet Remzi Akyürek Kayseri doğumludur.

Ahmet Remzi Akyürek ne zaman vefat etti?

Ahmet Remzi Akyürek 20 Kasım 1944 tarihinde hayatını kaybetti.

Ahmet Remzi Akyürek hangi alanda tanınır?

Ahmet Remzi Akyürek, şair olarak tanınır.