Güney cephesinde bağımsızlık ateşini yakan öncü isimlerden biri olan Ahmet Remzi Yüreğir, 1892 yılında Adana'da dünyaya geldi. Genç bir öğretmen olarak vatan savunmasına atılan ve Mondros Mütarekesi sonrasında memleketinin düşman askerlerince işgal edilmesine sessiz kalmayan Yüreğir, kalemiyle güneydeki büyük halk direnişinin en önemli simgelerinden biri haline geldi. Mustafa Kemal Paşa ile yolları kesştikten sonra gazete çıkarma kararı alan yurtsever aydın, zorlu savaş yıllarında çıkardığı Yeni Adana Gazetesi ile işgale meydan okudu. Hem cephede hem de matbaada canı bahasına mücadele veren bu kahraman gazeteci, Cumhuriyet döneminde parlamentoda da görev alarak ülkesine hizmet etmeyi sürdürdü.
İşgal Yıllarında Kalemle Yazılan Direniş Destanı
Raziye Hanım ile Abdullah Bey'in evladı olarak Adana'da hayata gözlerini açan Ahmet Remzi, eğitim hayatını Adana Öğretmen Okulu bünyesinde tamamladı. Mezuniyetinin ardından memleketinde öğretmenliğe başlayan genç idealist, sosyal yaşama da katkı sunarak Adana Türkgüücü Cemiyeti'nin kurucu kadrosunda görev aldı. Takvimler 1915 yılının Temmuz ayını gösterdiğinde izcilik kampında staj yapmak amacıyla İstanbul'a seyahat etti. Ancak bu seyahat, Osmanlı İmparatorluğu'nun seferberlik ilanıyla yarıda kaldı. Vatan görevi için silah altına alınan Yüreğir, ilk olarak Tepebağ Askeri Dikimevi'nde müdürlük görevini üstlendi. Ardından askeri görevle Şam cephesine sevk edildi. Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Yedinci Ordu saflarında Adana'ya döndü.
Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının ardından Anadolu'nun dört bir yanında başlayan haksız işgallere karşı memleketinde direniş yollarını arayan Ahmet Remzi Bey, Adana'da vatan topraklarının geleceğini kökten değiştirecek çok önemli ve tarihi gelişmelerle karşılaştı. Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın Suriye cephesindeki çekilmenin ardından Adana'da kurduğu karargâhta düzenlediği gizli toplantılara katıldı. Bu buluşmalarda ulusal direnişin temellerini atan Mustafa Kemal'in kararlılılığı ve fikirleri, genç öğretmenin ruhunda derin izler bıraktı. Memleketi kurtaracak gücün halkın kendi azmi olduğuna inanan Yüreğir, bağımsızlık mücadelesine basın yoluyla omuz vermeye karar verdi.
Kara Vagonlardan Zafere Uzanan Gazetecilik Serüveni
Mustafa Kemal Paşa'nın uyandırdığı ulusal bilinçle harekete geçen Ahmet Remzi Bey, öğretmenlik mesleğine devam ettiği sırada, yol arkadaşı Mehmet Avni Doğan ile birlikte Adana Gazetesi'ni neşretmeye başladı. Yayın organı, işgalci güçlerin tepkisini çekmekte gecikmedi. Matbaası basılarak kapatılan gazetenin ardından yılmayan Ahmet Remzi, yalnızca beş gün sonra Yeni Adana Gazetesi adıyla direnişi sürdürdü. Fransız işgal güçlerinin baskılarına karşı her türlü tehlikeyi göze alarak yayınına devam eden gazete, sekizinci sayısının ardından büyük bir darbe aldı. Matbaa basılıp çalışanlar tutuklanırken, Yüreğir hakkında da idam kararı çıkarıldı. Ölüm fermanına rağmen pes etmeyen yurtsever gazeteci, kadın kıyafetleri giyip kamufle olarak Adana'dan kaçmayı başardı.
Şehirden ayrıldıktan sonra Sivas merkezli ulusal harekete güç katmak amacıyla Kayseri'ye yönelen Ahmet Remzi Bey, burada Adana Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurdu. Cemiyet bünyesinde tek başına mücadele etti. Kuvay-ı Milliye'nin altyapısını oluşturmak amacıyla gazetesini büyük bir inatla önce Karaisalı'da, ardından Pozantı'da yayımlamayı sürdürdü. Karaisalı günlerinde terk edilmiş bir demiryolu vagonu onun matbaası olmuştu. Gazeteyi vagon içinde tek başına hazırladı. Pozantı'nın düşman işgalinden kurtarılmasıyla birlikte bu ilçeye yerleşti. Cepheden dönen yedek subayların katılımıyla kadrosunu güçlendirdi. Hayvan sırtlarında, gizli yollarla köylere ulaştırılan ve aylık 300-500 adet basılan bu gazete, Anadolu halkının bağımsızlık inançını diri tuttu.
Ahmet Remzi Yüreğir'in Millî Mücadele yıllarındaki başlıca faaliyetleri ve katkıları şunlardır:
- Yeni Adana Gazetesi'ni kurarak işgale karşı halkın direniş bilincini diri tutmak,
- Kayseri'de Adana Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni faaliyete geçirerek örgütsel altyapıyı hazırlamak,
- Karaisalı'da bir demiryolu vagonunda tek başına çalışarak zor şartlarda yayını aksatmamak,
- Basılan gazeteleri hayvan sırtlarında köylere gizlice ulaştırarak Kuvay-ı Milliye haberlerini yaymak.
Cumhuriyet Yılları ve Nesillere Aktarılan Miras
Kurtuluş mücadelesinin zaferle taçlanmasının ardından, 1921 yılında Pozantı'dan tekrar Adana'ya dönen Ahmet Remzi Yüreğir, yarım kalan yayıncılık faaliyetlerini burada sürdürdü. Yaşamının sonuna kadar, cumartesi günleri hariç haftanın her günü Yeni Adana Gazetesi'ni düzenli olarak okurlarıyla buluşturdu. Yerel basının bu anıt ismi, sadece gazeteci olarak kalmadı. Ülkenin inşasına siyasi kulvarda da katkı sağlamak üzere TBMM VIII. Dönem Seyhan (Adana) Milletvekili seçilerek parlamentoya adım attı. Hem Meclis kürsüsünde hem de gazete sayfalarında Adana'nın ve Türkiye'nin gür sesi oldu.
Ömrünü vatanına, milletine ve özgür basına adayan Ahmet Remzi Yüreğir, 7 Ekim 1951 tarihinde vefat etti. Onun vefatıyla derin bir yas oluşsa da bıraktığı meşale sönmedi. Kurucusu olduğu Yeni Adana Gazetesi, babalarının mirasını devralan oğulları tarafından gururla yaşatıldı. Türk basın tarihinin en uzun soluklu yayınlarından biri haline gelen gazete, tam 105 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde yayın hayatını sürdürerek tarihe altın harflerle geçti.
