Cumhuriyet döneminin en çok yönlü devlet adamları arasında yer alan Abdülhak Kemal Yörük, 1898 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş, hukukçu kimliğiyle Türk yargı ve eğitim sistemine yön vermiş seçkin bir şahsiyettir. Akademik kariyerinden bakanlık koltuğuna uzanan geniş çalışma yelpazesinde, adaletin tesisi ve demokratik kurumların inşası için ömrü boyunca yoğun çaba harcamıştır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra adli makamlarda ve çeşitli kamu kurumlarında görev yapan Yörük, kazandığı tecrübelerle adını duyurmuştur. Zaman içinde hem siyaset kürsülerinde hem de üniversite koridorlarında saygın bir yer edinerek Türk hukuk tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olmayı başarmıştır. Tecrübeli devlet adamı evli ve üç çocuk babasıydı. 1974 yılındaki vefatıyla ardında zengin bir entelektüel miras bıraktı.
Akademik Yaşam ve Hukuk Mücadelesi
Yörük'ün hukuk serüveni, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi sıralarında aldığı nitelikli eğitimle sağlam bir temele oturmuştur. Eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra meslek hayatına atılarak Çerkeş ilçesinde Müddeî-i Umûmlî yani cumhuriyet savcısı olarak görev yapmıştır. Yönetim kademelerinde başarı gösteren Yörük, İstanbul Defterdarlığı Muhakemat Mümeyyizliği ve Tütün İnhisârı bünyesinde Hukuk İşleri Müşavirliği görevlerini üstlenerek pratik tecrübesini derinleştirmiştir. Kamu görevlerinin yanı sıra serbest avukatlık da yapan ünlü hukukçu, edindiği birikimi genç nesillere aktarmak üzere akademi dünyasına adım atmıştır. Mülkiye Mektebi bünyesinde dersler verdi. İstanbul Ticaret Mektebi'nde de genç dimağları yetiştirmeyi sürdürdü. Mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde ise kürsü başkanlıkları üstlenerek Türk hukuk kuramının gelişimine öncülük etmiştir. Bu fakültede uzun yıllar boyunca şu anabilim dallarında profesörlük unvanıyla dersler vermiştir:
- Hukuk Başlangıcı
- Hukuk Felsefesi
- Hukuk Metodolojisi
- Hukuk Sosyolojisi
Aynı zamanda İstanbul Barosu başkanlığı görevini de büyük bir titizlikle yürüterek savunma mesleğinin kurumsallaşması ve güçlenmesi yönünde önemli adımlar atmıştır.
Siyaset Sahnesi ve Adalet Bakanlığı
1960'lı yılların başlarında Yörük'ün kariyeri, Türkiye'nin içinden geçtiği tarihi dönüşüm sürecine paralel olarak siyasi bir boyut kazanmıştır. Askeri müdahalenin ardından oluşturulan Kurucu Meclis'te, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi temsilcisi sıfatıyla 6 Ocak 1961 ile 15 Ekim 1961 tarihleri arasında görev almıştır. Bu süreçte yeni anayasa çalışmalarına doğrudan katkı sunmuştur. Kurucu Meclis sonrasında yapılan genel seçimlerde TBMM 12. Dönem Ankara Milletvekili olarak parlamentoya adımını atmıştır. Meclis çatısı altında üstlendiği Anayasa Komisyonu Başkanlığı göreviyle, ülkenin hukuki altyapısının şekillenmesinde başat rollerden birini üstlenmiştir. Devlet kademelerindeki liyakati ve derin bilgisi sayesinde 27. Hükûmet bünyesinde Adalet Bakanı olarak atanmıştır. Bakanlığında adil bir hukuk sisteminin gelişmesi için var gücüyle çalıştı.
Toplumsal Çalışmalar ve 147'ler Hadisesi
Yörük'ün öne çıkan bir diğer yönü ise toplumsal ve kültürel faaliyetlere gösterdiği yoğun ilgidir. İstanbul'un fethinin 500. yılı kutlamalarını organize etmek amacıyla 29 Mayıs 1953'te kurulan Fetih Derneği'nin kurucu başkanlığına getirilmiştir. Bu gelişme, dönemin Son Telgraf Gazetesi'nin 4 Haziran 1953 tarihli nüshasında da geniş yer bulmuştur. Kutlamaların milli bir coşkuyla yapılması için büyük gayret sarf etmiştir. Ayrıca 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından akademide yaşanan sancılı süreçten o da nasibini almıştır. Ekim 1960'ta yeni yönetim tarafından üniversitelerden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinden biri olarak görevinden ihraş edilmiştir. Bu haksız karar, onun akademik kimliğine bir engel teşkil etse de toplumsal saygınlığına gölge düşürememiştir. Türk hukukuna ve siyasetine ömrünü adayan Abdülhak Kemal Yörük, 24 Ağustos 1974 tarihinde vefat etmiştir. Geride bıraktığı eserleri, yetiştirdiği hukukçular ve adalet mücadelesiyle tarihteki onurlu yerini korumaktadır.
