Osmanlı'nın son demlerinden genç cumhuriyete uzanan köprüde Mustafa Abdülhalik Renda, mülki amir ve siyasetçi olarak devletin üst kademelerinde üstlendiği kritik rollerle adını altın harflerle yazdırmıştır. Bürokrasinin ve siyasetin her kademesinde vazife alan bu özel isim, ülkenin en kritik dönemlerine bizzat yön vermiştir. Renda, 29 Kasım 1881 tarihinde Yanya'da mülki amir Rendazade Aslan Efendi'nin oğlu olarak dünyaya gözlerini açtı. Onun çocukluk yılları, Balkanlar'ın hareketli günlerinde geçti. İlk ve orta öğrenimini sırasıyla Yanya İdadisi Rüştiyesi ve İstanbul İdadisi bünyesinde başarıyla tamamlayan Renda, yükseköğrenim görmek amacıyla dönemin en saygın kurumlarından Mülkiye Mektebi'ne kaydoldu. Nihayet 25 Temmuz 1903'te bu saygın okulun yüksek bölümünden diplomasını alarak parlak kariyerinin ilk adımını attı.
İmparatorluğun Hizmetinde Mülki Amir ve Vali
Diploma almasından hemen iki gün sonra, 27 Temmuz 1903'te Ziraat Bankası Muhasebe Kalemi Mukayyit Refiki olarak ilk görevine başladı. Bu vazifeyi, 27 Ekim 1903'te tayin edildiği Rodos İdadisi bünyesinde üstlendiği çok yönlü öğretmenlik süreci takip etti. Burada genç zihinleri aydınlatmak adına şu dersleri vermiştir:
- Matematik
- Geometri
- Tarım ve Sağlık
- Fransızca
Eğitimcilikten mülki amirliğe geçişi ise 11 Ağustos 1904'te Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilayeti Maiyet Memurluğu ile gerçekleşti. Renda; 11 Mart 1906 tarihinde Tepedelen, 14 Kasım 1908'de Pogon ve 18 Ocak 1909'da Delvine Kaymakamlığı görevlerinde bulunarak idari alanda rüştünü ispat etmiştir. Bu idari tecrübeler ona bölgeyi yakından tanıma fırsatı sundu. Kariyerinde hızla yükselerek iki defa Berat Mutasarrıflığı yaptı. Kavala Kaymakamlığı yürütürken 4 Şubat 1911'de Çamlık Mutasarrıflığına atandı. 18 Haziran 1911'de Ergir Mutasarrıflığına vekaleten tayin edildiği gün ise beklenmedik şekilde görevinden açığa alındı. Bu geçici duraklamanın ardından, 8 Mayıs 1913'te Siirt Mutasarrıflığı ile idari kariyerine daha güçlü döndü. 1914 yılında Bitlis Valiliğine terfi ettirildi. Bitlis'teki başarısı onu 14 Ekim 1915'te Halep Valiliği gibi çok daha kritik bir konuma taşıdı. Buradaki görevi sırasında, bölgede hayatta kalan Ermenileri Mezopotamya topraklarına tehcir etme sürecini yönetti. Nisan 1917'de Dahiliye Vekaleti Müsteşarı olarak başkente çağrıldı. Fakat bölgedeki hassas dengeler sebebiyle 6 Mayıs 1918'de yeniden Halep Valiliği vazifesine getirildi.
Malta Sürgününden İzmir'in Kurtuluşuna
Halep'in İtilaf Devletlerince işgal edilmesinin ardından Renda, 12 Kasım 1918 tarihinde Bursa Valiliğine tayin edildi. Ne var ki mülki amir, Bursa'ya ulaşamadan Damad Ferid Paşa Hükûmeti tarafından görevinden azledilerek tutuklandı. Altı ay boyunca cezaevinde tutulan deneyimli bürokrat, Damad Ferid Paşa Hükûmeti'nin baskıları sonucunda işgal kuvvetlerince Malta Adası'na sürgün edilerek vatanından uzaklaştırıldı. Sürgünden vatanına döndüğünde, takvimler 4 Ocak 1922 tarihini gösterirken İktisat Vekaleti Müsteşarlığına getirildi. Cumhuriyet öncesindeki bu kritik geçiş döneminde mülki idaredeki gücüyle öne çıkmaya devam etti. Hemen ardından 20 Ocak 1922'de Dahiliye Vekaleti Müsteşarlığına, 29 Nisan 1922'de ise Konya Valiliğine atandı. Onun idari kariyerinin en unutulmaz sayfası ise İzmir'in kurtuluşuyla birlikte açılacaktı. Mustafa Abdülhalik Renda, 19 Eylül 1922'de yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına İzmir'in ilk valisi olma şerefine erişti. Bu tarihi görev, onun yeni rejimdeki sarsılmaz yerini perçinledi.
Ankara'da Bakanlıklar ve Tarihi Meclis Başkanlığı
İzmir'de düzeni sağladıktan sonra, 30 Temmuz 1923'te Çankırı'dan milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Meclisteki varlığı, Çankırı halkının yoğun desteğiyle 2. dönemden 8. döneme kadar kesintisiz şekilde devam etti. Renda, Cumhuriyet'in kurucu kadrosu içinde ekonomi ve savunma alanlarında en çok güvenilen isimlerden biri oldu. Maliye ve savunma alanlarındaki bakanlık görevleri şu şekildedir:
- I. ve II. İsmet İnönü Hükûmetlerinde Maliye Bakanlığı
- III. İsmet İnönü Hükûmetinde Maliye Bakanlığı
- IV. ve V. İsmet İnönü Hükûmetlerinde Millî Savunma Bakanlığı
- 25 Aralık 1930'da başlayan dördüncü kez Maliye Bakanlığı
Bu kritik görevi II. İsmet İnönü Hükûmeti'nde 21 Mayıs 1924 tarihine kadar aralıksız sürdü. Ardından III. ve en son 25 Aralık 1930'da kurulan hükûmetlerde de Maliye Bakanı olarak Türk ekonomisinin dümenine geçti. Renda'nın devlet hizmeti yalnızca ekonomiyle de sınırlı kalmadı. O, IV. ve V. İsmet İnönü Hükûmetlerinde Millî Savunma Bakanlığı görevini üstlenerek ordunun modernleşme adımlarına katkı sundu. Onun siyasi yaşamındaki en yüksek zirve ise parlamentonun başkanlığına seçilmesiyle gerçekleşti. 1 Mart 1935 ile 5 Ağustos 1946 tarihleri arasında aralıksız yürüttüğü TBMM Başkanlığı göreviyle parlamento tarihinde bu makamda en uzun süre kalan şahsiyet olarak adını tarihe yazdırmıştır. Bu on bir yıllık süreçte, Cumhuriyet'in en önemli yasama faaliyetlerini büyük bir dirayetle yönetti. Ancak onun omuzlarına yüklenen en büyük tarihi an, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikaliyle geldi. 10 Kasım 1938'de Atatürk'ün vefat etmesi üzerine Renda, meclis başkanı sıfatıyla Cumhurbaşkanlığı makamına bir gün süreyle vekalet etti. Bu kısa ama hayati vekalet süreci, devletin devamlılığı açısından büyük bir ehemmiyet arz ediyordu.
Son Günler ve Sonsuzluğa Uğurlanış
Uzun ve yorucu siyasi hayatını tamamladıktan sonra İstanbul Erenköy'deki sakin evine çekildi. Burada geçirdiği huzurlu günlerin ardından, 1 Ekim 1957 günü saat 20.00'de hayata gözlerini yumdu. Onun aramızdan ayrılışı, tüm yurtta derin bir üzüntüyle karşılandı. Tarihi şahsiyetin cenazesi, vefatından iki gün sonra saat 11.00'de Erenköy'deki köşkünden alınarak askeri bir törenle Haydarpaşa Garı'na getirildi. Haydarpaşa köprüsünün başında top arabasına konulan naaşa, devletin zirvesi ve halk büyük saygı gösterdi. Törene Vali ve Belediye Reis Vekili Kemal Hadımlı'nın yanı sıra en yakın çalışma arkadaşları katıldı. Şükrü Kaya ve Kâzım Özalp gibi dostları, bu son görevde onu yalnız bırakmadılar. Renda'nın naaşı, törenin ardından saat 12.35'te hareket eden trenle Ankara'ya gönderildi. Cenazesi Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verilen bu unutulmaz devlet adamının adı, İstanbul Kadıköy Erenköy'deki bir sokağa verilerek gelecek nesillere aktarılmaktadır.
