Ardahan ilinin Posof ilçesine bağlı olan Çakırkoç köyü, tarihi ve kültürel mirasıyla bölgenin en dikkat çekici yerleşim alanlarından biridir. Eski adı Gürcüce bir yer adı olan "Mere" (მერე) olan köy, kelime anlamı olarak akarsu kıyısındaki düzlük veya meydan anlamına gelmektedir. Bu isme uygun şekilde Posof Çayı'nın kıyısındaki düzlük bir alanda konumlanan yerleşim, bölgedeki çok kültürlü geçmişin izlerini günümüze kadar taşımaktadır.
Mere Kalesi ve Kilisesi'nin Tarihi Kökenleri
Köyün yer aldığı Samtshe bölgesi, tarihsel Gürcistan'ı oluşturan kadim coğrafyalardan biridir. Osmanlı İmparatorluğu bu stratejik bölgeyi ve köyü 16. yüzyılın ortalarında Gürcülerden ele geçirmiştir. 1595 yılına ait "Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan" adlı Osmanlı mufassal defterinde yerleşim, "Kale-i Rabat-i Mere" adıyla kaydedilmiştir. O dönem kalede ve yakınındaki yerleşimde ispenç vergisi ödemekle yükümlü olan 11 hane bulunmaktaydı ve bu hanelerde Gürcülerin yanı sıra Ermeniler de bir arada yaşamaktaydı.
Ekonomik Yaşam ve Kültürel Dokunun Değişimi
Tarihi kayıtlara göre Mere köyünde geçmişte arıcılık ve tarım faaliyetleri ön plandaydı; buğday, arpa, çavdar ile keten tohumu yetiştirilirken, hayvancılıkta ise koyun ve domuz beslenmekteydi. Ayrıca köyde ekonomik faaliyetlerin bir parçası olarak iki adet su değirmeni işletiliyordu. Üç yüz yılı aşkın bir süre boyunca Osmanlı egemenliğinde kalan köy, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Berlin Antlaşması uyarınca Rusya'ya bırakılmıştır. Rus idaresinde 1886 yılında yapılan nüfus sayımında 89 kişinin yaşadığı köyün nüfusu tamamen Türk olarak kaydedilmiştir.
Cumhuriyet Dönemine Geçiş ve Günümüzdeki Miras
Birinci Dünya Savaşı sonrasında bir süre bağımsız Gürcistan sınırlarında kalan köy, 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması doğrultusunda Türkiye sınırlarına dahil edilmiştir. Türkçe olmadığı gerekçesiyle Mere olan ismi 1959 yılında kanunla Çakırkoç olarak değiştirilmiştir. Günümüzde köy sınırları içerisinde iki önemli tarihi yapının kalıntıları mevcuttur. Bunlardan ilki, yüksek bir kaya üzerinde konumlanan, büyük ve sağlam duvarlara sahip olan ve yukarıdan Kura Nehri'ne bakan Mere Kalesi'dir. Diğer önemli tarihi kalıntı ise Orta Çağ dönemine, 10. yüzyıla tarihlenen Mere Kilisesi'dir. Her iki tarihi eser de zamana yenik düşerek günümüze büyük ölçüde yıkılmış olarak ulaşmıştır.