Gizemli ve Tarihî Bir Orta Çağ Mirası: Kveli Kalesi
Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Kolköy sınırlarında yer alan Kveli Kalesi (tarihsel adıyla Kveli veya Kueli), Tao-Klarceti bölgesinin en stratejik savunma noktalarından biri olarak tarihe adını yazdırmıştır. Deniz seviyesinden 1.780 metre yükseklikte, kayalık bir tepenin üzerinde konumlanan bu muazzam Orta Çağ kalesi, 75 × 20 metre ebatlarındaki heybetli yapısıyla günümüze kadar büyük ölçüde ulaşmayı başarmıştır. Gürcüce "kveli" (peynir) kelimesinden türeyen ismi, antik Yunanca kaynaklarda da "peynir kalesi" anlamını taşıyan Tyrohastron olarak anılmaktadır. Bu tarihî yapı, Doğu Anadolu'nun el değmemiş coğrafyasında geçmişin izlerini arayan seyahat tutkunları için eşsiz bir keşif rotası sunmaktadır.
Savaşların ve Krallıkların Tanığı: Kveli'nin Köklü Tarihçesi
Kveli Kalesi ve çevresi, erken Orta Çağ döneminde Gürcü Krallığı’nın sınırları içerisinde yer almaktaydı. Kale, tarih boyunca çok sayıda kuşatmaya ve stratejik savaşa sahne olmuştur. 914 yılında kaleyi Gürcü Kralı IV. Gurgen adına savunan Gürcü aznaur Gobron, Arap saldırılarına karşı kahramanca direnmiş ancak kalenin düşmesiyle şehit edilmiştir. Kale tarihindeki bir diğer dönüm noktası ise 1080 yılında gerçekleşen Kveli Kalesi Savaşı'dır. Büyük Selçuklular ile Gürcüler arasındaki bu büyük mücadeleyi Selçuklular kazanmış ve bu zaferin ardından "Didi Turkoba" olarak adlandırılan dönemle birlikte tüm Tao-Klarceti bölgesi Selçuklu hâkimiyetine geçmiştir.
16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilen bölge, Çıldır Eyaleti’ne bağlanmıştır. 1595 tarihli mufassal defterlerde köy, "Kariye-i Kvel Manastır" ve "Kveli" olarak kaydedilmiştir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması ile Rusya'ya devredilen yerleşim, Birinci Dünya Savaşı sonrasında kısa bir süre bağımsız Gürcistan sınırlarında kalmış ve son olarak 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile yeniden Türkiye topraklarına katılmıştır.
Keşfedilmeyi Bekleyen Kültürel Hazineler
Kveli Kalesi çevresi, tarihî ve dinî mimari açıdan son derece zengin kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır. Bölgedeki en önemli dinî yapıların başında, 9. veya 10. yüzyılda Serapion Zarzmeli’nin erkek kardeşi İoane tarafından kurulan ve Vaftizci Yahya'ya adanmış olan Kveli Manastırı gelmektedir. Günümüze bu yapılardan somut kalıntılar ulaşmamıştır. Ancak, manastırın ana kilisesi olan Kveli Kilisesi’nin dağ yamacındaki kalıntıları ile kale sınırları içerisinde yer alan tek nefli, serbest haç planlı kale kilisesinin yıkıntıları hâlen görülebilmektedir. Ayrıca köy merkezinin 7,2 kilometre batısında, Türkiye-Gürcistan sınırındaki Kençauli Tepesi’nde, 2.982 metre yükseklikte konumlanan ve bir gözetleme kulesi olduğu tahmin edilen Kençauli Kulesi’nin yıkıntıları da macera severleri bekleyen bir diğer tarihî kalıntıdır.
Kveli Kalesi’ne Ulaşım ve Ziyaret Bilgileri
Doğa ile tarihin buluştuğu bu eşsiz noktaya ulaşım, Ardahan il merkezinden ve Posof ilçe merkezinden sağlanmaktadır. Kveli Kalesi, Ardahan il merkezine 88 kilometre, Posof ilçe merkezine ise 23 kilometre mesafede bulunan Kolköy köyünün merkezinin yaklaşık 800 metre doğusunda, coşkuyla akan bir derenin sol kıyısında yer almaktadır. Bölgeyi ziyaret etmek isteyen gezginlerin, Posof'un büyüleyici dağ yollarını aşarak Kolköy'e ulaşmaları ve ardından kalenin yükseldiği kayalık tepeye kısa bir yürüyüş gerçekleştirmeleri gerekmektedir.