Doğu Anadolu'nun Yeşil Vadisi: Kağızman Coğrafyası
Kars ilinin gözde bir ilçesi olan Kağızman, Aras Nehri yatağında kurulmuş olup verimli toprakları ve yüksek dağlar arasında korunan ılıman iklimiyle tarım yapmaya elverişli benzersiz bir coğrafi konuma sahiptir. Kars il merkezine 72 km, Iğdır'a 100 km, Erzurum'a ise 150 km uzaklıkta yer alan ilçenin yüzölçümü 1.871 km²'dir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.414 metre olan Kağızman'da yükseklik farkları oldukça belirgin olup, ilçe genelinde rakım 1100 ile 1600 metre arasında değişkenlik göstermektedir. Kuzeyinde Kars merkez ve Selim, doğusunda Tuzluca ve Digor, batısında Sarıkamış, güneyinde ise Ağrı merkez ile komşu olan ilçe, henüz tektonik oluşumunu tamamlamamış hareketli fay hatları ve kırıklar üzerinde yer almaktadır. Coğrafi yapısı nedeniyle yörede kaya düşmesi ve heyelan gibi kütle hareketleri de görülebilmekte; Kötek ve Çallı civarında kaya düşmeleri, Camuşlu-Kozlu, Yenice-Taşburun ve Akdam köyleri civarlarında ise heyelanlar yaşanmaktadır.
Tarih Öncesinden Günümüze Ulaşan Köklü Geçmiş
Kağızman ve çevresi, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış çok zengin bir geçmişe sahiptir. Yerleşim yeri yakınlarında keşfedilen Erken Demir Çağı özellikleri taşıyan mezarlar ve bölgeden elde edilen Erken Demir Çağı, İlk Tunç Çağı, Demir Çağı ve Orta Çağ seramikleri, buradaki yerleşimin ne kadar eskiye dayandığını gözler önüne sermektedir. MÖ 9. yüzyıldan MÖ 6. yüzyıla kadar Urartu Krallığı'nın egemenliğinde kalan bölge; sırasıyla Persler, Arsak Krallığı, Romalılar, Parthlar ve Sasaniler tarafından yönetilmiştir. MS 7. yüzyılda Arap akınlarına uğrayan yörede 9. yüzyıldan itibaren yarı bağımsız Ermeni prenslikleri hâkim olmuş, 10. yüzyılın ortalarında ise idare Bizans İmparatorluğu'na geçmiştir. Selçukluların 1064 yılındaki fethiyle Türk hâkimiyetine giren bölge, daha sonra Saltuklular, Kıpçaklar, Anadolu Selçukluları ve Gürcüler arasında mücadelelere sahne olmuş; Moğol istilası, İlhanlılar, Altın Orda, Celayirliler, Karakoyunlular, Timur Devleti, Akkoyunlular ve Safeviler dönemlerinin ardından 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Rus İşgali ve Kurtuluş Mücadelesi
19. yüzyıl Osmanlı nüfus kayıtlarına göre 1836 yılında kasaba statüsündeki Kağızman merkezinde 468 hanede 1336 Müslüman erkek ile 100 hanede 399 Ermeni erkek nüfus kaydedilmiştir. Tarihin dönüm noktalarından biri olan 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında Rus İmparatorluğu tarafından ele geçirilen Kağızman, yapılan antlaşmayla Ruslara bırakılmış ve Kars'a bağlı bir kaza (Okrug) olarak yönetilmiştir. Rusların çekilmesinin ardından Ermeni güçlerinin kontrolüne geçen yerleşim, 15. Kolordu'ya bağlı kahraman Türk kuvvetlerinin harekatıyla 1 Ekim 1920 tarihinde kesin olarak yeniden Türkiye topraklarına dahil edilmiştir.
Keşfedilmeyi Bekleyen Tarihi Değerler
Kağızman, zengin tarihi kalıntılarıyla adeta keşfedilmeyi bekleyen bir açık hava müzesi niteliğindedir. İlçeye bağlı Çamuşlu köyünde bulunan ve tarih öncesi dönemlere ışık tutan Bronz Çağı ile Kimmerya dönemi kaya resimleri bölgenin en eski izleridir. Ayrıca Çengilli köyünde yer alan görkemli Çengilli Ortodoks Kilisesi, Tunçkaya köyündeki tarihi Keçivan Kalesi ve Paslı geçidinde konumlanan Narin Kale (Köroğlu Kalesi) ilçenin mutlaka görülmesi gereken kültürel hazineleri arasında yer almaktadır.
Yöresel Lezzetler, Ekonomi ve Ulaşım
Kağızman halkının temel geçim kaynağını hayvancılık, arıcılık ve bahçecilik oluşturmaktadır. Saf Kafkas ırkı arılarıyla ve sadece Kağızman dağlarında yetişen özel Tüteye çiçeği başta olmak üzere zengin endemik bitki örtüsünden elde edilen dünyaca ünlü Kağızman balı, poleni ve arı sütü son derece kıymetlidir. Yöreye özgü ünlü Uzun Elma, kayısı, pestil, köme, armut, erik, ceviz gibi meyvelerin yanı sıra lezzetli kaşar, çeçil ve deri peynirleri de ilçenin en önemli ekonomik değerlerindendir. Bölgeye ulaşım ise Iğdır'dan kalkan şehirler arası otobüslerle veya 72 km mesafedeki Kars Havalimanı ile 90 km mesafedeki Iğdır Havalimanı üzerinden kolaylıkla sağlanabilmektedir.