Kars ilinin doğu sınırında yer alan Akyaka, zengin tarihi geçmişi, kültürel çeşitliliği ve stratejik coğrafi konumuyla Doğu Anadolu Bölgesi'nin en köklü yerleşimlerinden biridir. Bilinen ilk adı Şöregel olan ve daha sonradan Kızılçakçak ismini alan bu ilçe, deniz seviyesinden ortalama 1.478 metre yükseklikte konumlanmıştır. Geniş düzlükleri ve bozkırları ile karakteristik bir coğrafi yapıya sahip olan Akyaka'nın yüzölçümü 417 kilometrekaredir.
Akyaka'nın Köklü Tarihi ve Geçmişi
Akyaka, jeopolitik önemi sebebiyle tarih boyunca pek çok egemenlik mücadelesine sahne olmuştur. 1534 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan bölge, Osmanlılar ile Çarlık Rusyası arasında yaşanan ve 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 savaşının ardından kırk yıl kadar Rusya'nın kontrolünde kalmıştır. 1918 yılında Bolşevik İhtilali sonrasında imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile yeniden Osmanlılara bırakılsa da kısa süre içinde sırasıyla Ermeni ve İngiliz egemenliği altına girmiştir. İngilizlerin çekilirken bölgeyi Gürcü ve Ermeni güçlerine bırakmasının ardından halkın ve ordunun mücadelesiyle 25 Nisan 1918'de tekrar Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Nisan-Mayıs 1918'de Ermenilerin şehre tekrar girmesiyle çekilmek zorunda kalan Osmanlı ordusunun ardından bölge halkı kendi mücadelesini sürdürmüştür. Akyaka, Türk Kurtuluş Savaşı kapsamında 30 Ekim 1920'de Türk kuvvetleri tarafından kesin olarak geri alınmıştır.
Milli İslam Şurası ve Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti
I. Dünya Savaşı sonrasındaki işgallere karşı bölge halkı, kendi imkânları doğrultusunda teşkilatlanarak 5 Kasım 1918 tarihinde Milli İslam Şurası adıyla demokratik bir yerel hükümet kurmuştur. Akyaka'nın da dahil olduğu bu yerel hükümet, bölgedeki bağımsızlık iradesini güçlendirerek 18 Ocak 1919'da Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti adını almıştır. Bu tarihi girişim, bölge insanının vatan savunmasındaki teşkilatçı ve kararlı yapısının en önemli kanıtlarından biridir.
Coğrafi Yapı, Sınır Kapısı ve Akarsular
Ermenistan ile 52 kilometrelik bir sınır hattına sahip olan Akyaka, iki ülke arasında stratejik önemi olan ve 1993 yılında kapatılan Akyaka Sınır Kapısı'na ev sahipliği yapmaktadır. İlçenin topraklarından geçen iki önemli akarsu yer alır: Kaynağını Sarıkamış ilçesinden alan Kars Çayı ile kaynağını ilçe sınırları içerisindeki Terelik mevkiinden alan Karahan Çayı. Bu iki akarsu, Akyaka'nın doğusunda yer alan Arpaçay Barajı'na dökülmektedir. Ayrıca Kars Çayı, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır hattını belirleyen doğal bir sınır görevi görmektedir. Karasal iklimin egemen olduğu ilçede kışlar oldukça sert ve soğuk, yazlar ise ılık ve yağışlı bir karaktere sahiptir.
Sosyo-Kültürel Yapı ve İdari Durum
Akyaka nüfusunun tamamına yakın bir kısmını Azerbaycan ve Kafkasya göçmenleri oluşturmaktadır. İlçede özellikle Karapapaklar ve Azeriler yoğun olarak yaşamakta olup, yerel halk arasında Azerice konuşulmaktadır. İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlere göç eden Akyakalılar, kendi kültür ve miraslarını yaşatmak amacıyla dernekler ve camiler kurmuşlardır. 1922-1926 yılları arasında ilçe olan yerleşim, 1926'da Arpaçay'a bağlı bir bucak haline getirilmiş, 1961 yılındaki isim değişikliğiyle Kızılçakçak adı Akyaka olarak değiştirilmiştir. 4 Haziran 1972'de yapılan seçimlerle belediye teşkilatına kavuşan Akyaka, 1987 yılında yürütülen kanun kapsamında 1988 yılında yeniden ilçe statüsünü kazanmıştır.