Doğu Karadeniz'in Tarihi Mirası: Gürgencik Köyü
Artvin ilinin Arhavi ilçesine bağlı olan Gürgencik Köyü, deniz seviyesinden 764 metre yükseklikte yer alan ve coğrafi konumu itibarıyla Artvin il merkezine 87 km, Arhavi ilçe merkezine ise 11 km mesafede bulunan tarihi bir yerleşimdir. Karadeniz Bölgesi'nin dik yamaçlarına kurulu olan köy, hem kendine has doğası hem de günümüze kadar ulaşan benzersiz mimari yapılarıyla bölgenin en önemli kültürel değerlerinden birini temsil etmektedir.
Antik Çağlardan Cumhuriyet Dönemine Uzanan Tarih
Gürgencik köyünün bilinen en eski adı Gürcüce kaynaklarda Koptone (კოპტონე), Osmanlıca kayıtlarda ise Kopton (قوپطون / قوبطونه) olarak geçmektedir. Antik Çağ'da Kolheti Krallığı sınırları içerisinde, Lazeti bölgesinde yer alan köy, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1461 yılında Trabzon İmparatorluğu'nu ortadan kaldırmasının ardından 1547 yılında tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1876 tarihli Trabzon vilayeti salnamesine göre köyde 22 hanede 50 kişi (sadece erkek nüfus olma ihtimaliyle) yaşamaktaydı ve vergiye tabi hayvan varlığı 102 inek ve 2 öküz olarak kaydedilmişti. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus idaresi sınırlarında kalan köyde, 1917 yılında Gürcü dilbilimci İoseb Kipşidze tarafından yapılan araştırmada 4 hanede 36 kişinin yaşadığı not edilmiştir.
İdari Dönüşümler ve Nüfus Değişimi
Cumhuriyet döneminde çeşitli idari değişiklikler yaşayan yerleşim; 1928 yılında Rize vilayetinin Hopa kazasına bağlı Arhavi nahiyesinde yer alırken, 1935 nüfus sayımında Artvin ve Rize'nin yerini alan Çoruh vilayeti sınırları içerisindeydi ve nüfusu 161 kişiydi. Köyün özgün adı olan Koptone veya Kopton Türkçe olmadığı gerekçesiyle, 1959 yılında çıkarılan 7267 sayılı kanunla Gürgencik olarak değiştirilmiştir. 1965 genel nüfus sayımında köyde yaşayan 138 kişiden 75'inin okuma yazma bildiği tespit edilmiş, zaman içinde göç veren köyün nüfusu 2020 yılı itibarıyla 47 kişiye kadar düşmüştür.
Geleneksel Laz Mimarisi ve Koruma Altındaki Yapılar
Gürgencik Köyü'nün en dikkat çekici yönü, geleneksel Doğu Karadeniz mimari dokusunu günümüze kadar başarıyla taşımış olmasıdır. 2014 yılı verilerine göre köy bünyesinde mimari özgünlüğünü korumuş 15 adet geleneksel Laz evi, 15 adet serender ve 3 adet su değirmeni tespit edilmiştir. Karadeniz'in ahşap ve taş işçiliğinin eşsiz örnekleri arasında yer alan bu Laz evlerinden 2 tanesi, tarihi ve kültürel değerlerinden dolayı resmi olarak koruma altına alınmıştır. Geleneksel yaşam biçiminin izlerini taşıyan bu yapılar, köyü ziyaret edenler için adeta açık hava müzesi niteliğindedir.