Tepeyurt Köyü Tarihçesi
Artvin ilinin Arhavi ilçesinde yer alan Tepeyurt Köyü, oldukça köklü ve zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Köyün, Şenköy ile ortak olan eski adı Lazca bir terim olan ve 'güdük yer' anlamına gelen Kutuniti'dir. Antik Çağ döneminde tarihi Kolheti Krallığı sınırları içerisinde bulunan bu bölge, 1461 yılında Trabzon İmparatorluğu'nun ortadan kaldırılmasının ardından 1547 yılında Osmanlılar tarafından tamamen ele geçirilmiştir. Tarihi belgelerde Yukarı Kutuniti veya Lazca ifadesiyle Jilen Kutuniti olarak geçen köy, geçmişten günümüze önemli bir yerleşim yeri olmuştur.
Tarihsel İdari Yapı ve Nüfus Gelişimi
1876 yılına ait Trabzon vilayeti salnamesine göre köy, Lazistan sancağının Arhavi kazasına bağlı olup 37 hanede yaşayan 52 erkek nüfustan oluşmaktaydı. Aynı dönemdeki kayıtlarda köyde vergiye tabi hayvan varlığı olarak 150 inek, 4 öküz ve 1 at kaydedilmiştir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus idaresi sınırları içerisinde kalan yerleşim, 1917 yılında Gürcü dilbilimci İoseb Kipşidze tarafından Kutuniti Ulya adıyla not edilmiştir. Cumhuriyet döneminde sırasıyla Rize ve Çoruh vilayetlerine bağlanan köyün özgün adı, Türkçe olmadığı gerekçesiyle 1959 yılında yürürlüğe giren 7267 sayılı kanunla Tepeyurt olarak değiştirilmiştir.
Coğrafi Konum ve Doğal Yapı
Tepeyurt Köyü, coğrafi açıdan Karadeniz Bölgesi'nin dik yamaçlı ve akarsularla bölünmüş tipik yapısını sergilemektedir. Köy, Kapisre Deresi'nin önemli kollarından biri olan Sidere'nin sağ yakasında konumlanmıştır. Deniz seviyesinden yüksekliği yani rakımı 252 metre olan yerleşim alanı, bağlı bulunduğu Arhavi ilçe merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıktadır. Doğal güzellikleriyle ön plana çıkan bu Karadeniz köyü, ziyaretçilerine doğayla iç içe bir atmosfer sunmaktadır.
Geleneksel Laz Mimarisi ve Kültürel Miras
Tepeyurt Köyü, Karadeniz'in geleneksel mimari dokusunun özgün örneklerini korumayı başarmış nadir yerleşimlerden biridir. Köy bünyesinde, bölgenin tarihi mimari karakterini yansıtan ve özgün yapısını günümüze kadar muhafaza etmiş olan 2 adet geleneksel Laz evi ile tarımsal depolama amacıyla kullanılan 4 adet tarihi serender yer almaktadır. Geleneksel ahşap ve taş işçiliğinin en güzel örneklerini barındıran bu yapılar, Karadeniz kültürünü ve geçmişteki kırsal yaşamı yakından görmek isteyen gezginler için mutlaka keşfedilmesi gereken tarihi değerler arasında yer almaktadır.