Tarih Boyunca Erim Köyü ve Kökenleri
Ardahan ilinin Posof ilçesinde, deniz seviyesinden 1532 metre yükseklikte konumlanan Erim köyü, köklü tarihiyle dikkat çeken kadim bir yerleşim yeridir. Tarih boyunca Erema veya İrema olarak anılan köyün adı, 1595 tarihli Osmanlı tahrir defterlerinde İremi (ایرمی) şeklinde kaydedilmiştir. Tarihçiler ve dil bilimciler, bu ismin Gürcüce'de "geyik" anlamına gelen "iremi" (ირემი) kelimesinden dönüştüğünü tahmin etmektedir. Türkçede zamanla değişime uğrayan yerleşim, günümüzdeki Erim adını almıştır. Köydeki eski kilise kalıntılarında yer alan Gürcüce yazıtlar, buranın erken orta çağ döneminde de aktif bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir.
Egemenlik Aşamaları ve Siyasi Tarih
Erim köyü, tarih boyunca farklı medeniyetlerin ve krallıklerin idaresi altında kalmıştır. Gürcü krallıkları ve Gürcü prensliği Samtshe-Saatabago idaresinde kalan köy, 16. yüzyılın ortalarında Osmanlıların eline geçmiştir. 1595 yılındaki Osmanlı kayıtlarına göre bu tarihte köy boş olmakla birlikte, Ahısha livasının Ude nahiyesinde bir köy olarak kaydedilmiştir. Sonraki dönemlerde yeniden meskun hale gelen köyde, 1878 yılında 8 hane yaşamaktaydı. 93 Harbi'nin ardından Rusların ele geçirdiği köyde 1886 yılında 88 kişi yaşıyordu ve köy Rus idaresinde Ardahan sancağının Poshov kazasına bağlı Badela nahiyesinin köylerinden biriydi.
Cumhuriyet Dönemi ve Coğrafi Konum
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Rus idaresinin son bulmasıyla bir süre bağımsız Gürcistan sınırları içinde kalan yerleşim, Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgali sürerken Sovyet Rusya ile Ankara Hükümeti arasında 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması'yla Türkiye'ye bırakılmıştır. 1928 yılında Kars vilayetinin Poshov kazasına bağlı Cilvana nahiyesinde yer alan köy, günümüzde Ardahan il merkezine 103 km, Posof ilçe merkezine ise 22 km uzaklıktadır.
Görülmeye Değer Tarihi Yapılar: Erema Kalesi ve Kilisesi
Köyün en önemli tarihi mirasları arasında geçmişte burada yer alan kilise ve kale yapıları bulunmaktadır. Günümüzde yıkılmış olan tarihi Erema Kilisesi'nin taşları, geçmişte bir çeşme ile sınırda nöbetçi kulesinin inşasında kullanılmıştır. Kiliseden geriye günümüzde bir haç kaidesi ile taşlarında Gürcü alfabesinin Asomtavruli harfleriyle yazılmış Gürcüce yazılar kalmıştır. Köyün 400 metre kuzeydoğusunda yer alan Erema Kalesi'nden ise günümüze sadece duvar bölümleri ulaşabilmiştir.