Daba Manastırı Hakkında Genel Bilgi
Daba Manastırı (Gürcüce: დაბის მონასtერი), tarihi Klarceti bölgesindeki Daba köyünde, günümüzde ise Artvin ilinin merkez ilçesine bağlı Çimenli köyü sınırları içerisinde yer alan 9. yüzyıla ait tarihi bir Gürcü manastırıdır. Manastır yapı topluluğundan günümüze sadece ana kilise ile küçük kilisenin varlığı bilinmektedir. Bulunduğu konumdan dolayı Cmerki Manastırı olarak da anılabilen bu yapı, Cmerki'de bulunan ve Meryem Ana'ya adanmış olan diğer manastırla karıştırılmamalıdır.
Manastırın Kuruluşu ve Tarihi Kökeni
Manastırın kuruluşu hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Grigol Hantsteli’nin Yaşamı adlı el yazmasına göre manastır Aziz Giorgi'ye adanmış olup, 830-840 yıllarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Diğer taraftan Gürcü tarihçi Cuanşeri, 5. yüzyılın ikinci yarısı ile 6. yüzyılın ilk çeyreğinde hüküm süren Gürcü kralı Vahtang Gorgasali'nin talebi üzerine Prens Artavaz'ın Gürcistan'ın güney kesiminde Daba Mere, Şindoba ve Ahiza adlarını taşıyan üç manastır inşa ettirdiğini aktarır. Bazı görüşler Cmerki'deki manastırın bu dönemde inşa edilmiş olabileceğini ileri sürseler de, Tao-Klarceti bölgesinde Daba ve Mere yer adlarının yaygın olması nedeniyle Cuanşeri'nin hangi Daba'dan bahsettiği kesin olarak tespit edilememektedir.
Tarihçe ve Tahribat Süreci
Daba Manastırı, erken ve geç Orta Çağ dönemleri boyunca faaliyetlerine devam etmiştir. Ancak 1080 yılındaki Kveli Kalesi Savaşı'nın ardından Tao-Klarceti bölgesini ele geçiren Büyük Selçuklular, Daba Manastırı dahil olmak üzere bölgedeki dinsel yapıları yağmalamış ve yakmıştır. Bu tarihi olay sonrasında manastırdaki dini faaliyetlerin tamamen sona erdiği düşünülmektedir. 1904 yılında bölgeyi araştıran Niko Marr, Daba Manastırı'nın tamamen yıkıldığını belirtmiş ve yalnızca kilisenin temel kalıntılarından küçük bir bölümünü görebilmiştir.
Manastır Yapıları ve Günümüzdeki Durumu
Manastırın ana yapısı olan ve Aziz Giorgi'ye adanan Daba Kilisesi, büyük kaba boyutlu taşlarla inşa edilmiştir. Kiliseden günümüze sadece birkaç duvar kalıntısı ulaşabilmiştir. 1904 yılında kilisenin muhtemel yerini inceleyen Niko Marr, burada kesin bir kilise yapısı tespit edememiştir. Benzer şekilde, köyün batısındaki bir tepede şapelin (küçük kilisenin) yıkıntılarını görmüş olsa da, şapelin tam konumu bugün bilinmemektedir. Araştırmacı Fahriye Bayram, Daba Kilisesi'nden kalan az sayıdaki duvar kalıntısının yapıyı mimari olarak tanımlamak için yetersiz olduğunu ifade etmektedir.