Şatberdi Manastırı'nın Tarihçesi ve Kuruluşu
Şatberdi Manastırı (Gürcüce: შატბერდი; okunuşu: "şat'berdi"), tarihsel Klarceti bölgesinde, günümüzde Artvin ilinin merkez ilçesine bağlı ve eski adı Boselta olan Okumuşlar köyünde bulunan Orta Çağ'dan kalma bir Gürcü manastırıdır. Manastır, Rahip Grigol Hantsteli'nin öncülüğünde 820-830'larda kurulmuştur. Kuruluşuna Klarceti prensi I. Bagrat Kurapalati'nin destek verdiği manastır, o dönemde "Büyük Lavra" olarak adlandırılmıştır. Tarihçi Zakaria Çiçinadze, Şatberdi adını Gürcü aile adı Şatberaşvili ile ilişkilendirmiş ve bu ailenin 17. yüzyılda Şatberdi'den göç ettiğini yazmıştır.
Kültürel ve Dini Önemi
Manastır, Orta Çağ boyunca önemli bir dini ve kültürel merkez işlevi görmüştür. İona Zoisdze, Mikael Modrekili ve Giorgi Mtatsmindeli gibi dönemin ünlü din adamları bu manastırda hizmet etmiştir. Büyük bir kültürel değere sahip olan "Şatberdi Koleksiyonu" adlı el yazması bu manastırda meydana getirilmiştir. Ayrıca 897 tarihli Adişi İncili, 936 tarihli Cruçi İncili ve 973 tarihli Parhali İncili de yine bu manastır bünyesinde kopyalanmış önemli dini el yazmaları arasında yer almaktadır.
Mimari Yapısı ve Günümüzdeki Durumu
Şatberdi Manastırı; kilise, yemekhane ve diğer yapılardan oluşan bir kompleks şeklinde inşa edilmiştir. Meryem Ana'ya atfedilmiş olan manastırın ana kilisesi, kubbeli bir mimariye sahipti ancak bu kiliseden günümüze yalnızca yıkıntılar kalmıştır. Doğu, güney ve kuzeydeki duvar kalıntılarından, ana kilisenin dıştan yaklaşık 27x18 metre ebatlarında olduğu saptanmıştır. Yapının duvar tekniği incelendiğinde 9. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kilisenin yarım daire biçimindeki apsisi ile iki yanındaki hücre odaları doğudan düz bir duvarla sınırlandırılmış, batı haç kolu ise diğerlerinden yaklaşık iki kat daha derin olacak şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca kilisenin kuzeyine sonraki dönemde bir yapının eklendiği fark edilmektedir.
Çevre Yapıları ve Kalıntılar
Manastırın hemen yanında yer alan Şatberdi Kalesi'nin başlıca işlevlerinden birinin manastırın korunması olduğu tahmin edilmektedir. Bu kalenin de kendine ait bir kilisesi bulunuyordu ancak bu yapı da günümüzde tamamen yıkılmıştır. Yapılan yüzey araştırmaları sırasında manastırdan alındığı belirlenen ve üzerinde bitkisel motifler olan süslemeli bir taş (25 × 26 m) tespit edilmiştir. Günümüzde bir evin duvarında yer alan bu taş örneği, manastırın yıkılan yapılarından alınan taşların çevredeki evlerin inşasında kullanıldığını açıkça göstermektedir.