Arhavi'nin Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
Arhavi (Lazca: არქაბი/Arǩabi, Gürcüce: არქაბი/Arkabi), Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Artvin iline bağlı bir ilçedir. 2025 yılı verilerine göre 22.025 ilçe nüfusuyla Artvin ilinin en büyük üçüncü ilçesi konumundadır. Arazi yapısı son derece engebeli ve dağlık olan bu özel bölgenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 7 metre olup, Karadeniz kıyısında 9,69 kilometre uzunluğunda bir sahili bulunmaktadır. İlçe sınırları içerisindeki en büyük akarsu Kapisre Deresi'dir. İlçe, kültürel canlılığını 1973 yılından bu yana aralıksız olarak düzenlenen geleneksel Arhavi Kültür ve Sanat Festivali ile yaşatmaktadır.
Etimolojik Kökeni ve Antik Dönem Tarihçesi
Arhavi kelimesinin kökeni hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Roma İmparatorluğu'nun Kapadokya Valisi Arrianus'un kaleme aldığı "Periplus Ponti Euxini" (Karadeniz Seyahati) adlı tarihi eserde, bölgede yer alan Ἄρχαβίς (Arxavís) veya Ἀρχαβές (Arxavés) adında bir nehirden bahsedilmektedir. Bu isim Osmanlı döneminde Arxave olarak benimsenmiştir. Arhavi'nin geçmişi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanmakta olup, Taş Devri'nde insan yaşamının izlerine rastlanan Kolhis uygarlığının sınırları içerisinde yer almıştır. MS 3. yüzyılda Lazika Krallığı'na bağlanan bölge, MS 6. yüzyılda Roma-Pers Savaşları'na sahne olmuştur. Krallığın MS 8. yüzyılda yıkılmasıyla önce Doğu Roma'ya, ardından da Trabzon İmparatorluğu'na bağlanmıştır. Trabzon İmparatorluğu döneminde Büyük Lazia Theması'nın yönetim merkezi olan Arhavi'de, eyaletin yöneticisi Sidere köyünde ikamet etmekteydi ve dönemin öne çıkan Arhavili vergi mükellefleri Elakri, Varank ve Tzaği aileleriydi.
Osmanlı Dönemi ve Sosyal Yapı
Arhavi ve çevresi, 1486 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Osmanlı idaresine geçtikten sonra bölgeye 6 hane Müslüman yerleştirilmiş olup; tarihi kayıtlarda yerleşim yeri 1486 ve 1515 yıllarında "Laz" veya "Lâz-ı Magal", 1520 ve 1554 yıllarında ise "Arhavi" olarak geçmektedir. 1486 yılında nüfusunun tamamı Hristiyan olan ve yaklaşık 181 kişiden oluşan kaza merkezi, 1566 yılında Batum sancağına bağlanmıştır. 1704 tarihli Batum Livası Mufassal Defteri kayıtlarına göre "Arhave" adıyla anılan kazada darı, erzen, kenevir tarımı yapılmakta, bağcılık, şarapçılık ve meyve-sebze yetiştiriciliği gerçekleştirilmekteydi. 1874 yılında bölgeyi ziyaret eden Gürcü general Giorgi Kazbegi, Arhavi'nin 200 hanelik bir merkez olduğunu ve 40 köyü kapsayan nahiyenin nüfusunun 20-24 bin civarında olduğunu belirtmiştir. 1877 yılında ilçeyi gezen Şakir Şevket ise Arhavi ve Hopa halkının kılıç kullanmaktaki ustalığını vurgulamıştır. Dönemin eğitim hayatına ışık tutan Rüştiye Mektebi'nde ise 1898 yılında 86, 1903 yılında ise 81 talebe eğitim görmekteydi.
İşgal Dönemi, Kurtuluş ve Cumhuriyet Yılları
Birinci Dünya Savaşı sırasında, 23 Şubat 1915'te Hopa'yı işgal eden Rus kuvvetleri ilerleyerek 15 Mart 1915'te Arhavi'nin doğusunu ele geçirmiştir. 5 Şubat 1916'da Kapisre Deresi'nin geçilmesiyle tamamen Rus işgaline uğrayan ilçe, Çarlık Rusyası'nın iç karışıklıklar nedeniyle geri çekilmesi üzerine 12 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuştur. Bu önemli tarih günümüzde her yıl Arhavi'de Kurtuluş Günü olarak coşkuyla kutlanmaktadır. Cumhuriyet döneminde Rize ve Artvin'in birleştirilmesiyle kurulan Çoruh vilayetine bağlanan Arhavi, 1 Haziran 1954 tarihinde çıkartılan yasa ile yeniden ilçe statüsü kazanmıştır. Çoruh adının 1956 yılında Artvin olarak değiştirilmesiyle Artvin ilinin bir ilçesi haline gelmiştir. Eski dönemlerde ıslah edilmemiş olan Kapisre Deresi'nin akış yönü nedeniyle Kale (Kapisre/Kapistona) ve Musazade mahalleleri olmak üzere iki farklı şehir merkezi bulunmaktaydı. Bu merkezler yerel halk tarafından Melen Noğa ve Molen Noğa olarak adlandırılmakta, Kale Mahallesi tarafına ise gemici kahvehanelerinin yoğunluğu nedeniyle Lağata denilmekteydi.