Amida Antik Kenti ve Tarihi Surları, antik dönemde Mezopotamya'nın en kritik askeri ve idari merkezlerinden biri olarak Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde yer almaktaydı. Kent, özellikle MS 359 yılında Sasani İmparatoru II. Şapur'un öncülüğünde gerçekleştirilen büyük ve yıkıcı kuşatma ile tarihe geçmiştir. Savunma hattının temelini oluşturan görkemli Amida duvarları, kuşatmadan önce bizzat Roma İmparatoru II. Constantius tarafından güçlendirilerek inşa ettirilmişti.
Amida Kuşatması'nın Tarihsel Arka Planı
Sasani İmparatorluğu'nu yöneten II. Şapur, daha önce Roma İmparatorluğu'na kaptırılan eski toprakları geri almak amacıyla büyük bir harekat başlattı. Doğudaki göçebe kavimleri, en başta da Hunsuları (Xionitler) itaat altına alarak sınırlarını güvence altına alan Şapur, Xionit kralı Grumbates ile askeri bir ittifak kurdu. Mezopotamya'yı istila etmek üzere 359 yılında batı seferine başlayan Sasani ordusu, doğrudan bölgedeki Roma kalelerini hedef aldı.
Roma Cephesindeki Sarsıntılar ve Bölgedeki Büyük Panik
Pers ordusunun ilerleyişi karşısında Roma tarafında ise iç huzursuzluklar baş gösterdi. İmparator II. Constantius'un general Ursicinus'un sadakatinden şüphe duyması nedeniyle Doğu'daki güçlerin komutası Sabinianus'a devredildi. İstilanın kesinleşmesiyle birlikte eyalet valisi Efronius ve Mezopotamya generali Cassian, sivil halkın ve hayvanların güvenli yerlere tahliyesini emretti. Ayrıca düşmanın lojistik kaynaklardan faydalanmasını engellemek amacıyla Carrhae şehri yakılarak tamamen boşaltıldı. Bu panik havasında geri çekilen Legio XXX Ulpia Victrix ve Legio X Fretensis gibi önemli Roma lejyonları, surlarına güvendikleri Amida şehrine sığındı.
Kuşatmanın Seyri ve Surlardaki Direniş
Sasani ordusunun ilk planı Nisibis gibi güçlü kaleleri kuşatmadan geçerek doğrudan Suriye içlerine ilerlemekti. Ancak güçleri Amida'ya yaklaştığında, garnizonun savunmalarını inceleyen müttefik Xionit kralı Grumbates'in oğlu, kaleden atılan bir okla vurularak hayatını kaybetti. Bu ölüm üzerine öfkelenen Grumbates, oğlunun kaybını antik Troya'daki Patroklos'un ölümüyle kıyaslayarak intikam talep etti. Bunun üzerine II. Şapur, müttefikini teskin etmek ve ordunun moralini yüksek tutmak amacıyla Amida'yı ele geçirmeyi taahhüt etti.
Sasaniler, görkemli kuşatma kuleleriyle şehre karşı amansız saldırılar başlattı. Kuşatma sırasında üzerinde değerli taşlerle bezeli, altın koç başı motifi bulunan gösterişli bir taç giyen II. Şapur, ordusunun en ön safında yer alarak müzakere yollarını aradıysa da sonuç alamadı. Bu tarihi anlar, o sırada kalede görevli bir Roma subayı olan Yunan kökenli Antakyalı ünlü tarihçi Ammianus Marcellinus tarafından bizzat gözlemlenmiş ve daha sonra ünlü eseri Res Gestae içerisinde detaylıca kaleme alınmıştır.
Kuşatmanın Sonuçları ve Ağır Bedeller
Çetin direnişe rağmen Sasani ordusu şehri ele geçirmeyi başardı. Şehrin düşmesiyle birlikte garnizon askerleri, kent sakinleri ve çevre kırsaldan sığınan mülteciler kılıçtan geçirildi. Ağır kayıplar veren Sasaniler, bu kuşatmada yaklaşık 30.000 askerini kaybetti. II. Şapur sonraki yıllarda da askeri harekatını sürdürerek Singara ve diğer sınır kalelerini zapt etti. MS 363 yılında Roma İmparatoru Julianus'un Sasani başkenti Tizpon'u ele geçirmek için çıktığı sefer sırasında hayatını kaybetmesiyle, halefi Jovianus çok daha ağır şartlar barındıran bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı. Bu antlaşma neticesinde Dicle ve Nisibis bölgelerini içine alan toplam beş Roma eyaleti Sasani İmparatorluğu'na devredildi ve Roma Ermenistan üzerindeki haklarından vazgeçti.