Türkiye'de modern kulak burun boğaz (KBB) hekimliğinin kurucu isimlerinden olan Ahmet Ziya Paşa Birgi, 1872 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş, ömrünü tıp eğitimine ve vatan hizmetine adamış seçkin bir hekimdir. İlk ve orta öğreniminin ardından askeri tıp eğitimi alan Birgi, hem cephelerde üstlendiği tabiplik görevleriyle hem de akademik alandaki öncü çalışmalarıyla Türk tıp tarihinde derin izler bırakmıştır. Askeri hekimlikten tuğgeneralliğe kadar yükselen ve aynı zamanda dekanlık ile milletvekilliği görevlerini de üstlenen ünlü profesör, 1936 yılında Ankara'da hayata gözlerini yummuştur. Kendisi, bilimsel çalışmaları ve idari başarılarıyla Türk tıp dünyasının en saygın figürlerinden biri olarak kabul görmektedir.
Avrupa'da Tıp Eğitimi ve KBB Uzmanlığı
İstanbul'daki ilk ve orta öğrenim hayatını tamamlayan Ahmet Ziya Paşa, Askeri Tıbbiye'ye kaydolarak hekimlik yolundaki ilk büyük adımını attı. Genç yaşta başladığı bu zorlu eğitimi 11 Şubat 1888'de tıp doktoru diplomasını alarak başarıyla noktaladı. Mezuniyet sonrasında Haydarpaşa Askeri Hastanesi bünyesinde altı ay boyunca tabip muavinliği görevinde bulundu. Ardından, 1890 yılında açılan yarışma sınavında üstün başarı göstererek genel patoloji ders muavinliğine atandı. İstanbul'da 1892 senesinde baş gösteren kolera salgını sırasında Fatih bölgesinin sorumluluğunu üstlendi ve salgınla mücadele hekimi olarak canla başla çalıştı.
Mekteb-i Tıbbiye Muallimler Meclisi'nin 1894 yılında düzenlediği seçme sınavını kazanan hekim, mesleki bilgisini geliştirmek üzere Berlin'e gönderildi. Berlin'deki Kaiser Wilhelm Akademisi'nde tıp eğitimine adeta en başan başlayarak Tıp Fakültesini yeniden okudu. Buradaki eğitimini 15 Mart 1898 tarihinde aldığı yeni bir tıp doktoru diploması ile taçlandırdı. Diplomasını aldıktan hemen sonra asistanlığa başladı. Charité Hastanesi Kulak Kliniğinde ünlü profesör Trautmann'ın yanında bir yıl, kulak-boğaz kliniğinde ise profesör Fraenkel'in maiyetinde bir yıl asistanlık yaparak KBB uzmanı unvanını kazandı. Bu verimli eğitim sürecinde Hartmann ve Babinski polikliniklerindeki çalışmalara da katıldı. Mesleki gözlemlerini geniştletmek amacıyla bir aylığına Paris'e giderek Lermoyez ve Castex'in servislerinde incelemeler yaptı. Asistanlık dönemini tamamladıktan sonra Leipzig ile Halle şehirlerine giderek bilgi birikimini artırmaya devam etti. Son olarak Viyana'da Urbantisch ve Chiari klinikleri bünyesinde önemli bilimsel araştırmalarda bulundu.
Avrupa'daki uzmanlık eğitimi boyunca pek çok önemli tıp merkezinde çalışmalar gerçekleştirmiştir:
- Berlin'deki Kaiser Wilhelm Akademisi ve Charité Hastanesi Kulak Kliniği
- Paris'teki Lermoyez ve Castex servisleri
- Viyana'daki Urbantisch ve Chiari klinikleri
Klinik Kurulumları ve Savaş Dönemindeki Görevleri
Avrupa'daki eğitim turlarını tamamlayan hekim, 1900 yılının Şubat ayında İstanbul'a geri döndü. Gülhane Hastanesi'nde kulak, burun ve boğaz dersleri vermeye başlayan hekim, bu alandaki servisi de sıfırdan kurarak modern eğitime entegre etti. 1902 senesinde bu görevine ek olarak Şişli Etfal Hastanesi kadrosuna dahil edildi. İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılında, tıbbiyelerin birleştirilmesiyle kurulan yeni Tıp Fakültesi'nde KBB muallimliğine seçildi. Haydarpaşa'da bulunan kliniği modern ihtiyaçlara göre yeniden yapılandırdı. Balkan Savaşı patlak verdiğinde Selanik bölgesinde Ordu Sıhhiye Müşavirliği yaptı. Aynı zamanda merkez hastanesinde uzman hekim olarak hizmet verdikten sonra, Eylül ayında fakültedeki eski görevine geri döndü.
Birinci Dünya Savaşı için seferberlik ilan edildiğinde, yedek askeri hastaneye dönüştürülen Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başhekim olarak tayin edildi. Çanakkale Savaşı'nın bitimine kadar bu kritik görevin başında kaldı. Sonrasında İzmir Tümeni'nin askere alma ve sağlık işlemlerini denetleyen heyetin başkanlığını yürüttü. Bu teftiş görevinin bitişiyle beraber yeniden Tıp Fakültesi başhekimliğine getirildi. Harbin sona ermesiyle birlikte 1918 yılında tuğgeneral rütbesiyle ordu kadrosundan emekliye ayrıldı. Askeri kariyerini tamamlasa da akademik dünyadan kopmayarak 1919 yılının Kasım ayında Tıp Fakültesi Dekanlığına seçilmeyi başardı. Bu yöneticilik görevini yaklaşık bir buçuk yıl boyunca sürdürdü. Millî Mücadele yıllarında da üniversitedeki derslerine ara vermeden devam ederek genç hekimler yetiştirmeyi sürdürdü.
Üniversite Reformu ve Parlamento Yılları
Cumhuriyet'in kurulmasının ardından da tıp alanındaki eğitim faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren Ziya Nuri Birgi, 1933 yılında hayata geçirilen meşhur Üniversite Reformu kapsamında yaş haddi nedeniyle kürsüsünden uzaklaştırılmak durumunda kalmıştır. Bu karardan bir yıl sonra, tıp bilimine katkıları göz önünde bulundurularak fahri unvanla kürsüsüne yeniden davet edildi. Akademik hayatına veda ettikten sonra aktif politikaya adım atan tecrübeli hekim, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında Kocaeli milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yasama faaliyetlerine katılmıştır. Değerli hekim, 7 Aralık 1936'da Ankara'da öldü. Geride Türk KBB hekimliğinin temellerini atmış modern bir miras ve çok sayıda başarılı tıp uzmanı bıraktı.