Arthur Antunes Coimbra, bilinen adıyla Zico, 3 Mart 1953'te Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde dünyaya gelmiş, hem futbolculuğu hem de teknik adamlığıyla dünya futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir spor efsanesidir. Sokaklardan yeşil sahalara uzanan bu büyük kariyer, disiplinli çalışmalarla şekillenmiş ve onu Pele'den sonra ülkesinin en yetenekli ismi haline getirmiştir. O, gerçek bir futbol dehasıydı.
Quintino'dan Dünya Sahnesine: Futbolculuk Yılları
Quintino varoşlarında yoksul bir ailede büyüyen küçük Arthur, vaktinin neredeyse tamamını sokaklarda futbol oynayarak geçiriyordu. Radyo spikeri Celso Garcia'nın onun yeteneğini keşedip Flamengo kulübüne denemeye götürmesiyle profesyonelliğe ilk adımı attı. Fiziksel olarak zayıf yapısını sıkı diyetler ve yoğun kas idmanlarıyla aşarak takımın en kilit ismi haline dönüştü. Bu çaba ona başarıyı getirdi. Çift ayağını da mükemmel kullanabilen, olağanüstü serbest vuruş golleriyle tanınan efsane orta saha oyuncusu, "Beyaz Pele" unvanını alarak kariyerinde zirveye ulaştı.
Flamengo forması altında 1981 yılında Libertadores Kupası ve Kıtalararası Kupa sevinci yaşayan oyuncu, ayrıca üç Brezilya şampiyonluğu kazandı. 1983 senesinde İtalyan kulübü Udinese'ye rekor bir ücretle transfer olarak Avrupa macerasına atıldı ve bu kulübün İtalya'nın en iddialı takımlarından birine dönüşmesini sağladı. Brezilya milli takımıyla 1978, 1982 ve 1986 Dünya Kupası finallerinde boy gösteren ve milli formayla çıktığı maçlarda 50'nin üzerinde gol atan Zico, 1983 yılında dünyada yılın futbolcusu seçildi.
Spordan Sorumlu Bakanlıktan Teknik Direktörlığe
Aktif futbol yaşamını 1994 yılında noktaladıktan sonra plaj futbolu da oynayan efsane, idari ve teknik alanlarda yeni bir sayfa açtı. 1991'de Brezilya'nın ilk Spor Bakanlığı görevine atanarak Türkçede "Zico Kanunu" olarak bilinen tarihi yasayı çıkardı. Bakanlık dönemi sadece bir yıl sürdü. Futbolcuların haklarını koruyan ve özel kulüplerin kurulmasını sağlayan bu yasal düzenleme ülke futbolu için devrim niteliğindeydi.
Japonya'da Kashima Antlers bünyesinde teknik menajerlik yaparak başladığı antrenörlük yolculuğunda, adeta Kashima kentinin simgesi oldu. Burada gösterdiği başarılarla Japon taraftarların "Futbolun Tanrısı" lakabını yakıştırdığı Zico'nun onuruna Kashima Stadyumu'nun önüne heykeli dikildi. 2002-2006 yılları arasında Japonya Milli Takımı'nı çalıştıran teknik adam, öncesinde 1998 Dünya Kupası'nda Brezilya'nın teknik koordinatörlüğünü de üstlenmişti.
Fenerbahçe Efsanesi ve Sonraki Duraklar
Zico, 4 Temmuz 2006 tarihinde Christoph Daum'un ardından Türkiye'nin köklü ekiplerinden Fenerbahçe'nin teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Sarı-lacivertli kulüpte geçirdiği iki sezonda kulüp tarihinin en parlak Avrupa başarılarına imza attı. Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'yi ilk kez çeyrek finale taşıyan ve gruplarda bir Türk takımının topladığı en yüksek puana ulaşan teknik adam unvanını aldı. Bu başarı hâlâ hafızalardadır.
Türkiye macerasını 2008 yılında tamamladıktan sonra kariyerine farklı ülkelerde yön veren Zico, sırasıyla şu görevlerde bulundu:
- PFC Bunyodkor (Özbekistan) teknik direktörlüğü
- CSKA Moskova (Rusya) ve Olympiakos (Yunanistan) teknik patronluğu
- Irak Milli Takımı, Katar'ın Al-Gharafa ve Hindistan'ın FC Goa kulüplerinin çalıştırıcılığı
2015 yılında FIFA Başkanlığı adaylığını da açıklayan Zico, modern futbol dünyasında hem saha içindeki zekası hem de saha dışındaki beyefendi duruşuyla unutulmaz bir lider olarak anılmaktadır.
