Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve şiir dünyasının en kıymetli hece şairlerinden biri olan Zeki Ömer Defne, 1903 yılında Çankırı'da dünyaya gelmiş ve 2 Aralık 1992 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Kendisi, Türk edebiyatında hece ölçüsüne dayalı geleneksel halk şiiri formlarını modern bir duyarlılıkla birleştirerek yurt güzellemeleri üreten öncü bir isim olarak kabul edilir.
Şair, Çankırı'nın İmaret Mahallesi'nde (bir diğer adıyla Saray Mahallesi) bulunan 4 numaralı hanede, Rumi takvimle 1319 senesinde doğmuştur. Ailesi o dönem yörede Hanyalıoğlu lakabıyla anılan köklü bir ailedir. Asıl adı Mehmet Zeki olan şairin ismi, babası Ömer Efendi'nin musikişinas Zekâi Dede'ye duyduğu derin hayranlık sebebiyle Zekâi olarak konulmuştur. Hocaları daha sonra bu ismi Zeki olarak değiştirmiştir. Bu isim değişikliği detayını şair, Türk Edebiyatı dergisinde yayımlanan Belkıs Kabaklıoğlu imzalı röportajında da dile getirmiştir. Annesi Hacer Hanım ve babası Ömer Efendi'nin evladı olarak sıcak bir yuvada başlayan çocukluk günleri, tarihsel dönemin ağır koşulları nedeniyle erken yaşta kesintiye uğramıştır.
Savaş Yılları ve Zorlu Eğitim Hayatı
Balkan Savaşı'nın patlak vermesinden hemen bir yıl evvel, yani 1911 senesinde babası askere çağrılarak Priştine'ye gönderilmiştir. Bir sene sonra başlayan Balkan Harbi ile birlikte çocuk yaşta babasından uzak kalan Zeki Ömer Defne için oldukça meşakkatli, maddi açıdan son derece zor bir yaşam mücadelesi başlamıştır. Babasının yokluğu onu çok etkilemiştir. Tüm bu olumsuz koşullara ve babasız geçen yılların getirdiği burukluğa rağmen eğitimini asla yarıda bırakmamıştır. İlk olarak Çankırı'da rüştiyeyi tamamlamış, ardından Kengrı (Çankır) Ertuğrul Mekteb-i İdadisinde eğitim hayatına devam etmiştir. İdadi yıllarındaki öğretmenlerinin ve hocalarının ısrarlı tavsiyeleri üzerine Ankara Keçiören Muallim Mektebine gitmeye karar vermiştir. O dönem yürürlükte olan eğitim sistemine göre idadiyi tamamlayan öğrenciler, Ankara Darülmuallimin son sınıfına doğrudan kaydolabilme hakkına sahipti. Bu durum genç öğrenciye büyük bir fırsat sunmuş ve normalden bir yıl önce mezun olarak öğretmenlik unvanını kazanmasına vesile olmuştur. Nitekim Ankara Muallim Mektebinden birincilikle mezun olmuştur.
Lise Öğretmenliği ve Yükseköğrenim Yılları
Mezuniyetini takiben meslek hayatına ilk olarak ilkokul öğretmeni kadrosuyla başlayan Defne, mesleki gelişimini sürdürmek için durmaksızın çalışmıştır. Kısa süre sonra dışarıdan katıldığı bitirme sınavlarında üstün başarı göstererek lise öğretmenliği yapma yetkisini elde etmiştir. İlkokul öğretmenliği yaptıktan sonra dışarıdan girdiği bitirme sınavlarıyla lise öğretmenliğine geçen Defne, Kastamonu Lisesi bünyesinde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği ile okul yöneticiliği görevlerini yürütmüştür. Daha sonra İstanbul'a atanmış ve kentin köklü okullarından Kabataş Lisesi bünyesinde de Türkçe ile edebiyat dersleri vermiştir. İstanbul'daki öğretmenlik yılları esnasında akademik kariyerini de ihmal etmeyerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne kaydolmuştur. Edebiyat Fakültesinden 1939 yılında mezun olmuştur. Sırasıyla Galatasaray Lisesi, Alman Lisesi, Şişli Terakki Lisesi ve Harp Akademisi gibi saygın kurumlarda edebiyat dersleri vermiştir. Uzun yıllar büyük bir özveriyle sürdürdüğü Galatasaray Lisesi'ndeki edebiyat öğretmenliği vazifesinden 1969 yılında resmen emekliye ayrılmıştır.
Sanat Yaşamı ve Anadolu Temalı Şiirleri
Zeki Ömer Defne'nin edebiyat ve şiir dünyasındaki ilk yayını, henüz genç bir öğretmen adayıyken 1923 yılında Halk Yolu dergisinde neşredilen ilk şiiriyle gerçekleşmiştir. Yazın hayatı boyunca halk edebiyatı geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kalmış ve şiirlerini hece ölçüsünün ritmik yapısıyla kaleme almıştır. 1940'lı yıllardan itibaren Çınaraltı, Sanat ve Edebiyat, Hareket, Ün, Şadırvan ile Edebiyat Dünyası gibi dergilerde şiirleri yayımlanmıştır. 1970'li yıllara gelindiğinde ise şiirsel üretimini ve yeni eserlerini daha çok Varlık dergisi sayfalarında okurlarla buluşturmayı tercih etmiştir. Şiirlerinde ana tema olarak Anadolu'yu seçmiştir. Yurt güzellemeleri türünün en önemli temsilcilerinden biri haline gelen Defne, dizelerinde Türkiye'nin farklı coğrafyalarını adeta nakış gibi işlemiştir. Şiirlerinde bazı şehirleri coşkuyla tanıtmıştır. Şairin yurt güzellemeleri adı verilen bu eserlerinde ele aldığu iller şunlardır:
- Erzurum ve Ilgaz
- Eğin ve Isparta
- Bursa, Konya ve İstanbul
Şiirlerinde Erzurum, Eğin, Ilgaz, Isparta, Bursa, İstanbul ve Konya gibi şehirleri çeşitli özellikleriyle tanıtan şairin güçlü ve duyarlı eserleri ancak 1970'li yıllardan itibaren kitaplaşabilmiştir. Değerli şair, 2 Aralık 1992 tarihinde vefat etmiş ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.