Yusuf Demirtaş, 1951 yılında Kayseri'de dünyaya gelen, Türk resim ve grafik sanatının yanı sıra sanat eğitimciliği alanında da derin izler bırakmış olan ve bu yönleriyle tanınan bir sanatçıdır. Genç yaşta yeteneğinin keşfedilmesiyle başlayan yolculuğu, onu Türkiye'nin en saygın sanat okullarına ve değerli ustaların atölyelerine taşımıştır. Sanatçı, ürettiği özgün baskı çalışmalarıyla ödüller kazanırken, otuz beş yıl boyunca yeni nesillerin yetişmesine de öncülük etmiştir. Kariyeri günümüzde de aktif olarak sürmektedir.
Yeteneğin Keşfi ve Gazi Eğitim Yılları
Demirtaş'ın sanat eğitiminin ilk adımı, 1964 senesinde Pazarören İlköğretmen Okulu'na kaydolmasıyla atıldı. Okuldaki üçüncü yılında ders notlarının yüksek ortalaması ve resimdeki olağanüstü kabiliyeti, öğretmenlerinin gözünden kaçmadı. Bu durum, onun hayatını tamamen değiştirdi. Yetenek sınavındaki başarısıyla 1967'de İstanbul Ortaköy İlköğretmen Okulu bünyesindeki resim seminerine geçiş yaptı. Burada Türk sanat eğitiminin ekol isimleri olan Selahattin Hüsnü Taran ve Hamdi Dicle'nin rahlesinden geçerek vizyonunu genişletti.
Buradaki eğitimini 1970 yılında tamamlayan Demirtaş, aynı yıl girdi sınavlarını kazanarak Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nde yükseköğrenimine başladı. Gazi Eğitim Enstitüsü, onun sanatsal kimliğinin şekillendiği çok önemli bir merkez oldu. Enstitüde desen derslerini usta sanatçı Mustafa Ayaz'dan alırken, grafik derslerinde ise Mürşide İçmeli ve Nevzat Akoral gibi duayenlerin büyük desteğini gördü ve bu isimlerden feyzalma imkanı buldu. Genç sanatçının öğrencilik yıllarında gösterdiği yüksek performans, henüz mezun olmadan, 1973 yılındaki Devlet Resim ve Heykel Sergisi'ne bir eserinin kabul edilmesiyle taçlandı. Aynı yıl enstitüden başarıyla mezun oldu.
Akademik Yükseliş ve Sanatsal Başarılar
Mezuniyet sonrasında da öğrenme ve kendini geliştirme tutkusunu kaybetmeyen sanatçı, 1986 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Resim-İş Eğitim Bölümü'nde lisans eğitimini tamamlayarak akademik altyapısını güçlendirdi. Sanatın teorik yönüyle de yakından ilgilendi. Bu doğrultuda 1996 yılında, Prof. İnci San danışmanlığında hazırladığı "Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde Temel Sanat Eğitiminin Bugünkü Durumu" başlıklı teziyle Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde yüksek lisans derecesi aldı. Akademik donanımını sanatsal pratiğiyle birleştiren Demirtaş'ın çalışmaları, ulusal düzeyde de prestijli ödüllerle tescillendi.
Ayrıca ressamın özgün baskı dalındaki yapıtları, 2002 senesinde gerçekleştirilen hem 65. hem de 73. Devlet Resim ve Heykel Yarışması'nda ödüle layık görüldü. Kariyeri boyunca çok sayıda karma sergiye katılan sanatçı, kişisel sergileriyle de sanatseverlerin karşısına çıktı. Kasım 2014'te Ankara Krişna Sanat Galerisi'nde gerçekleştirdiği sergiyle birlikte, sanat hayatındaki 21. kişisel sergisine imza atmış oldu.
Yarım Asra Yaklaşan Eğitim ve Sanat Mirası
Yusuf Demirtaş, yalnızca üreten bir sanatçı olmakla kalmayıp, edindiği birikimi genç nesillere aktarmayı da temel bir misyon edindi. Bu doğrultuda sanat eğitiminin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Ülkenin farklı dönemlerindeki sanat eğitimi yapılanmasında etkin rol oynadı. Sanatçının 35 yıllık eğitimcilik kariyerinde çalıştığı kurumlardan bazıları şunlardır:
- Ortaöğretim Kurumları
- Dönemin Eğitim Enstitüleri
- Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri
Binlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulundu. Sanatçı, çalışmalarını bugün de sürdürmektedir. Üretimlerine, Ankara'daki özel atölyesinde, kendisi gibi ressam ve sanat eğitimcisi olan eşi Muhteber Demirtaş ile birlikte devam etmektedir. Çift, bu atölyede hem Türk sanatına yeni yapıtlar kazandırmakta hem de ortak bir yaşamın sanatsal yansımalarını üretmektedir.
