Türkiye'de peyzaj mimarlığı disiplininin kurucu ve en yetkin öncülerinden biri olan değerli akademisyen ve peyzaj mimarı Yüksel Öztan, 1933 yılında başlayan yaşam serüvenini 27 Şubat 2010 tarihinde noktalayana dek ülkemizin yeşil vizyonunu şekillendiren temel taşlardan biri oldu. Sivas'ta tamamladığı lise eğitiminin ardından Ankara'da yükseköğrenimini bitiren Öztan, akademik dehasını tarım ve çevre estetiğiyle birleştirerek Türkiye'nin ilk yetkin peyzaj uzmanlarından biri olmayı başardı. Ülkemizin güneyindeki akademik yapılanmalarda ve mesleki örgütlenmelerde üstlendiği kurucu görevlerle, modern çevre bilincinin ve estetik tasarımın üniversite kürsülerinden topluma yayılmasını sağladı.
Sivas'tan Ankara'ya Uzanan Akademik Serüven
Yüksel Öztan, eğitim hayatının ilk önemli basamağını Anadolu'nun köklü eğitim kurumlarından Sivas Lisesi bünyesinde aşarak ortaöğrenimini bu tarihi şehirde başarıyla tamamladı. Doğaya, bitkilere ve çevre düzenlemesine olan büyük ilgisini bilimsel bir zemine taşımak amacıyla başkente yönelen genç Öztan, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne girdi. Fakültedeki nitelikli eğitimi boyunca tarım bilimleri ve estetik peyzaj kavramlarını harmanlayan başarılı öğrenci, 1953 senesinde okulundan başarıyla mezun oldu. Mesleki başarı gecikmedi. Mezuniyetinin ardından akademik dünyadaki varlığını güçlendirmek amacıyla çalışmalarına ara vermeden devam etti.
Genç araştırmacı, mezuniyetinden sadece iki yıl sonra, 1955 senesinde Ankara Üniversitesi Peyzaj Ağaçlandırma Kürsüsü bünyesinde asistan olarak göreve başladı. Bu onun ilk büyük adımıydı. Bu kıymetli başlangıç, Türkiye'de peyzaj mimarlığının bağımsız bir bilim dalı olarak kurumsallaşması yolundaki ilk adımlardan biri olarak tarihe geçti. Kürsüdeki araştırmalarıyla hem öğrencileri yetiştirdi hem de çevre mimarisine bilimsel standartlar kazandırdı. Çalışmaları takdir topladı. Bu verimli asistanlık dönemi, onun ileride gerçekleştireceği büyük reformların temel harcını oluşturdu.
Profesörlük Unvanı ve Yükseköğretimde Öncü Adımlar
Kürsüde sergilediği üstün akademik performans ve ulusal düzeydeki bilimsel çalışmaları sayesinde Yüksel Öztan, 1972 yılında profesörlük unvanına layık görüldü. Akademik unvanı tescillendi. Profesör unvanını aldıktan sonra vizyonunu daha da genişleten Öztan, ülkemizde peyzaj mimarlığı eğitiminin sadece başkentle sınırlı kalmaması gerektiğine inandı. Bu doğrultuda, özellikle Akdeniz ve Çukurova bölgelerindeki yükseköğretim çalışmalarına yön vererek çevre estetiği ve peyzaj eğitiminin Anadolu geneline yayılması için yoğun bir mesai harcadı.
Değerli bilim insanı, akademik birikimini ve idari dehasını yeni kurulan üniversitelere taşıyarak şu eğitim kurumlarının kuruluş ve yapılanma süreçlerinde son derece aktif roller üstlendi:
- Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi (Öğrenim gördüğü ve akademik kariyerine başladığı ana kurumdur.)
- Çukurova Üniversitesi (Kuruluşunda ve akademik altyapısının hazırlanmasında aktif rol oynadığı üniversitedir.)
- Adana Ziraat Fakültesi (Bölgesel kalkınma ve tarımsal eğitim amacıyla kurucuları arasında yer aldığı fakültedir.)
- Peyzaj Mimarisi Derneği (Mesleğin sivil toplum düzeyinde kurumsallaşması için kurucu ortaklık yaptığı dernektir.)
Mesleki Örgütlenme ve Geleceğe Bırakılan Zengin Miras
Yüksel Öztan, üniversitelerdeki idari ve akademik sorumluluklarının yanı sıra mesleğin toplumsal bir kimlik kazanması için de büyük bir mücadele yürüttü. Türkiye genelindeki peyzaj mimarlarını tek bir mesleki çatı altında birleştirmek amacıyla kurulan Peyzaj Mimarisi Derneği'nin kurucu üyeleri arasında en ön saflarda yer aldı. Bu hedefe başarıyla ulaştı. Dernek bünyesinde yürüttüğü sivil toplum çalışmalarıyla mesleğin yasal haklarını, etik standartlarını ve toplumsal önemini her platformda savundu. Mesleğin geleceği aydınlanıyordu.
Yaşamını akademik gelişmeye, çevre bilincine ve nitelikli öğrencilerin yetişmesine adayan Profesör Öztan, 27 Şubat 2010 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Büyük bir miras bıraktı. Türkiye'de peyzaj mimarlığı alanının ilk yetkin bilim adamlarından biri olarak bıraktığı akademik miras, bugün yetiştirdiği binlerce öğrencide ve kurucusu olduğu eğitim kurumlarında yaşamaya devam etmektedir. Onun çizdiği yolda ilerleyen yeni nesil peyzaj mimarları, ülkemizin doğasını ve kentlerini güzelleştirerek onun vizyonunu yarınlara taşımaktadır.