Türk rock müziğinin kendine has seslerinden Yaşar Kurt, 16 Ağustos 1968 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiş, alternatif arayışları ve sokak tınılarını geniş kitlelere ulaştırarak müzik dünyasında iz bırakmış bir sanatçıdır. Küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyan sanatçı, eğitim hayatını bu şehirde şekillendirirken, karşılaştığı engelleri kendi çabasıyla aşarak özgün tarzını oluşturmuştur. İlk, orta ve lise eğitimini 1974 ile 1989 yılları arasında tamamlayan Kurt, Kadıköy Mehmet Beyazıt Lisesinden mezun oldu. Yükseköğrenim için 1990 senesinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İktisat Bölümüne kaydını yaptırsa da bu okulu tamamlayamadı. Geçirdiği bir kaza nedeniyle konservatuvar sınavlarına katılamayan müzisyen, bu olumsuzluğun ardından kendi kendini eğitmeye karar vererek müzik yolculuğuna yön verdi.
Sokakların Sesiyle Gelen İlk Başarılar
Yaşar Kurt, alternatif müzik yapma hedefiyle Beyaz Yunus grubunu kurarak profesyonel adımlarını attı. Fakat grubun diğer üyeleriyle bu müzikal yaklaşımda fikir birliği sağlayamayınca oluşum dağılmak durumunda kaldı. Bu gelişmenin sonrasında tiyatro oyuncusu olan arkadaşlarının daveti üzerine Almanya'nın Wuppertal şehrine gitti. Gurbet yılları sanatçının kariyerinde önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Sanatçı, 1993 yılında Almanya'da ilk kez bir profesyonel stüdyo ortamıyla karşılaştı. Burada ödünç aldığı bir gitarla sadece üç saat gibi çok kısa bir sürede ilk şarkılarını kaydetti. Bu özel kayıt, onun ilerideki büyük çıkışının habercisi niteliğindeydi. 1994 yılına gelindiğinde, müzik kariyerinin en bilinen eserlerinden biri olan Sokak Şarkıları albümünün kayıtlarını Köln şehrinde gerçekleştirdi. Aynı yıl Türkiye'de Ada Müzik tarafından basılan albüm, ülkede büyük yankı uyandırdı.
Avrupa ile Türkiye Arasında Bir Müzik Köprüsü
Almanya sürecinde Berlin'e yerleşen ve burada Rosa adında bir kız çocuğu dünyaya gelen sanatçı, hayatını kazanmak için müzik ve tiyatronun dışında da çalıştı. Bu dönemde fabrika işçiliğinden gazete dağıtıcılığına kadar farklı işlerde ter döktü. 1996 senesinde yaz tatilini geçirmek amacıyla Türkiye'ye döndüğünde, hazırladığı şarkıların ülkede ne denli popüler hale geldiğini şaşkınlıkla fark etti. Bu durum üzerine kariyerini Türkiye'de sürdürmeye karar vererek aktif müzik yaşamına hızlı bir dönüş yaptı. Özellikle 1994 ile 1997 yılları arasında yoğun bir konser temposuna giren sanatçı, hem yurt içinde hem de yurt dışında çok sayıda dinleyiciye ulaştı. Yaşar Kurt bu dönemde şu şehirlerde konserler verdi:
- Berlin
- İstanbul
- Ankara
- İzmir
- Diyarbakır
Ayrıca Bielefeld, Antalya, Erzurum, Antakya, Samsun, Karabük, Aydın ve Foça gibi pek çok merkezde de sahne alarak müzikal bağlarını güçlendirdi.
Kişisel Arayışlar ve Reflex Albümü
Sanatçının üretimleri hız kesmeden devam etti ve 1997 yılında Göndermeler adlı ikinci albümü Aks Müzik etiketiyle İstanbul'da yayınlandı. Günümüzde bu albümün hakları Boğaziçi Müzik bünyesinde bulunmaktadır. 2002 yılına gelindiğinde ise uzun bir hazırlık evresinin ürünü olan Reflex albümü, İstanbul Güzel Sanat Stüdyosu'nda kaydedilerek Ağdaş Müzik tarafından müzikseverlere sunuldu. Yaklaşık bir buçuk yıl süren titiz stüdyo çalışmalarının ardından tamamlanan bu albümde sanatçı, 1990-2000 yılları arasında ürettiği dokuz özgün bestesine yer verdi. Müzisyen ayrıca bu çalışmada üç farklı eseri de kendi tarzıyla yorumlamıştır. Kariyerinin yanı sıra kimlik arayışıyla da gündeme gelen Yaşar Kurt, 2008 yılında Taraf Gazetesi'ne verdiği bir demeçte, 40 yaşında Ermeni kökenli olduğunu öğrendiğini kamuoyuna açıkladı. Daha sonra Shant TV kanalında katıldığı bir programda, Ermeni Apostolik Kilisesi bünyesinde vaftiz edildiğini ve vaftiz adının Arşak olduğunu belirtti.
