Ümıt Kaftancıoğlu, asıl adıyla Garip Tatar, Anadolu'nun zengin sözlü kültürünü eserlerine taşıyan, TRT mikrofonlarında halkın sesini yankılatan seçkin bir Türk yazarı, derlemecisi ve radyo programcısıdır. 1935 yılında Ardahan'ın Hanak ilçesine bağlı Saskara köyünde dünyaya gelen ve asıl adı Garip Tatar olan değerli yazar, 11 Nisan 1980 sabahı İstanbul'da uğradığı karanlık bir suikast neticesinde yaşamını yitirmiştir. Kültürel değerlerin kaybolup gitmesini engellemek amacıyla ömrünü derlemelere ve hikayelere adayan yazar, halk edebiyatının eşsiz ürünlerini modern yayıncılıkla buluşturarak Türkiye'nin radyo yayıncılığı tarihinde derin izler bırakmıştır.
Saskara'dan Köy Enstitüsüne Uzanan Çocukluk Yılları
Koyunpınarı köyünün eski adı olan Saskara'da doğan yazar, küçük yaşlardan itibaren bambaşka bir dünyaya adım atmıştır. Bölgedeki bilge kişilerin ve saz çalan halk aşıklarının dizinin dibinde destanlar, masallar, türküler dinleyerek büyüdü. Kendisi adeta sözlü kültürün içine doğmuştu. Okuma ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi. İlkokul eğitimini köyünde tamamladıktan sonra, okuma sevdasının peşinden giderek dönemin parlayan eğitim yuvalarından köy enstitülerine girmek için yollara düşmüş ve nihayetinde 1957 senesinde Cılavuz Köy Enstitüsü'nü bitirmiştir. Azimli arayışının sonunda öğretmenlik diplomasını alarak mesleğe ilk adımı atmıştır.
Öğretmenlik Kürsüsünden TRT Stüdyolarına Kariyer Yolculuğu
Mezuniyetinin ardından yurdun çeşitli bölgelerinde çalıştı. Yaklaşık üç yıl boyunca Mardin'in Derik ilçesinde ilkokul öğretmenliği görevini yürüttükten sonra Karadeniz'e geçerek Rize'nin Pazar ilçesinde ortaokul öğretmenliği yaptı. Eğitimcilik aşkıyla dolup taşan yazar, 1961 yılında Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünü başarıyla tamamlamıştır. Bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Fikirlerinden ötürü maruz kaldığı türlü idari soruşturmaların ardından ne yazık ki öğretmenlik görevinden tamamen uzaklaştırılmıştır. Bu zorunlu ayrılık, onun radyo programcılığı kariyerine yönelmesini sağlamış ve 1974 yılında TRT bünyesinde yapımcı olarak çalışmaya başlamıştır.
TRT bünyesinde yapımcılık yaptı. Halk kültürünü radyolara taşıyan Köy Odası programlarını hazırlayan ekibin sorumlusu oldu. Radyoculuktaki yetkinliğini edebiyat sahasında da taşıyan yazarın öne çıkan bazı çalşmaları şunlardır:
- Halk kültürünü ve köy yaşamını radyolara taşıyan Köy Odası programlarının yapımcılığı,
- 1970 yılında TRT Büyük Ödülü'ne layık görülen Dönemeç isimli hikaye çalışması,
- 1972 yılında Ali Naci Karacan Birincilik Armağanı'nı kazandıran Hakullah adlı röportajı.
Eserlerinde Anadolu insanının çilesini, inançlarını ve zengin kültürünü büyük bir samimiyetle anlatmıştır.
11 Nisan Sabahı: Hain Bir Suikast ve Yargı Süreci
11 Nisan 1980 sabahı acı bir olay yaşandı. Usta yazar, işine gitmek üzere evinden çıktığı sırada silahlı bir saldırının hedefi oldu. Sırtına ve göğsüne isabet eden beş kurşun nedeniyle ağır yaralanan yazar, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olaydan sonra tetikçi Ahmet Mustafa Kıvılcım tutuklandı. Kıvılcım polise verdiği ifadede, yazarı sadece solcu olduğu gerekçesiyle vurduğunu beyan etti.
Cinayet emrinin arkasındaki isimler açıklandı. Kıvılcım, talimatı İstanbul Ülkücü Gençlik Derneği Başkanı Hasan Küçük'ün verdiğini söyledi. Eylemde İrfan Çakıca ve Yusuf Teke'nin de yer aldığını anlattı. Askeri Mahkeme sanığı ömür boyu hapse mahkûm etti. Ancak Askeri Yargıtay'ın kararı bozması üzerine, katil zanlısı dört yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
Geride Kalan Kültürel Miras ve Ailesi
Eşi Nurcan Kaftaıncıoğlu emekli öğretmenlerden biridir. Kendisi uzun yıllar boyunca Türkçe ve edebiyat alanında öğretmenlik yaptıktan sonra emekliye ayrılmıştır. Yazarın bir oğlu ve bir kızı bulunmaktadır. Onun aziz hatırasını yaşatmak amacıyla 2005 yılından beri her yıl Ümıt Kaftancıoğlu Öykü Yarışması düzenlenmektedir. Bu anlamlı etkinlik sayesinde genç yazarlar teşvik edilmekte ve yazarın ismi edebiyat dünyasında parıldamaya devam etmektedir.