Türk eğitim, basın ve bürokrasi tarihinin en saygın simalarından biri olan öğretmen, gazeteci, yazar ve bürokrat Uluğ İğdemir, 1900 yılında Çanakkale'nin tarihi ilçesi Lapseki'de dünyaya gözlerini açtı. Cumhuriyet'in kuruluş harcına büyük emek veren bu önemli şahsiyet, Çanakkale Öğretmen Okulu'ndan başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin hemen sonrasında vatan hizmetine eğitim alanında katkı sunmak amacıyla Biga'da ilkokul öğretmeni olarak meslek hayatına ilk adımını attı. Genç yaşta başladığı bu kutsal öğretmenlik görevi, onun memleket hizmetiyle dolu uzun ömrünün de ilk önemli durağı oldu. Biga'daki bu ilk öğretmenlik deneyimi, onun genç zihninde Anadolu insanının eğitim ihtiyacını derinden hissetmesini sağladı.
Çanakkale'den Kurtuluş Mücadelesine Uzanan İlk Adımlar
Genç öğretmenin meslek hayatı, ülkenin kaderini belirleyen Kurtuluş Savaşı'nın patlak vermesiyle yepyeni bir yön kazandı. Savaşın zorlu koşullarında Adana'ya öğretmen olarak atanan İğdemir, buraya ulaştıktan sonra milli mücadeleye basın yoluyla destek vermeyi tercih etti. Güney cephesindeki bu kritik dönemde, ilk olarak bölgenin önemli yayın organlarından Yeni Adana Gazetesi kadrosuna dahil oldu. Burada sürdürdüğü başarılı gazetecilik faaliyetlerini bir adım öteye taşıyarak Ferit Celal Güven ile birlikte Türk Sözü Gazetesi'ni kurdu. Kurucusu olduğu bu gazetedeki etkin görevi, genç İğdemir'e hayatının en unutulmaz fırsatını sundu. Adana'ya resmi ziyaret gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk'ü bu sayede yakından tanıma ve onunla teşrikimesai kurma şansına erişti. Büyük önderin vizyonundan derinden etkilenen gazeteci, bu dönemi hayatının en önemli dönüm noktası olarak kaydetti. Bu süreç ona büyük tecrübe kazandırdı.
Ankara Yılları ve Türk Tarih Kurumu'nun İnşası
Milli mücadelenin başarıyla tamamlanmasının ardından, 1926 yılında yeni başkent Ankara'ya gelen İğdemir için yepyeni bir dönem başladı. Ankara'da Türk Ocakları Merkez Heyeti Başkatibi olarak idari görev üstlenen İğdemir, aynı zamanda köklü Türk Yurdu Dergisi'nin genel yayın yönetimini de yürüttü. Kültür ve basın alanındaki bu yoğun çalışmaları sürerken, Atatürk'ün emriyle yeni kurulan Türk Tarih Kurumu'nda sekreterlik görevine getirildi. Ankara'daki bu yoğun bürokratik mesaisi esnasında akademik eğitimini de aksatmayan İğdemir, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yakın Çağ Tarihi bölümünü bitirdi. DTCF bünyesindeki bu eğitimi başarıyla tamamladı. Buradan da dereceyle mezun oldu. Böylelikle bilimsel ve kurumsal alanları birleştirdi.
Türk Tarih Kurumu çatısı altındaki hizmetlerini ömrünün sonuna kadar büyük bir sadakatle sürdüren İğdemir, kurumun adeta hafızası haline geldi. Burada geçirdiği uzun yıllar boyunca hem Genel Müdürlük hem de Genel Sekreterlik makamlarında bulunarak kurumun yönetimini üstlendi. 1982 yılında emekli olana dek bu kritik görevleri başarıyla sürdürdü. Yarım asra yakın süren bürokratik ve kültürel hizmetlerinin ardından, 1994 yılında vefat etti. Geride bñraktığı son derece zengin kültürel miras, bugün de ülkemizdeki Türk tarihçileri ve araştırmacıları için en güvenilir bilimsel rehberlerden biri ve esin kaynağı olmaya devam etmektedir. Onun Türk Tarih Kurumu'ndaki fedakar çalışmaları, modern Türk tarihçiliğinin kurumsallaşmasında silinmez izler bñrakmıştır. Onun mirası bugün de yaşamaktadır.