Türk basın dünyasının ve siyaset sahnesinin önemli simalarından biri olan Tekin Erer, 1921 senesinde Artvin'de dünyaya gelmiş, ömrünü gazetecilik, yazarlık ve parlamento üyeliği gibi mühim görevlerle doldurarak 23 Haziran 1997 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur. Genç yaşlardan itibaren başladığı yazı hayatını ve fikir mücadelesini yaşamının sonuna dek büyük bir kararlılıkla sürdüren Erer, özellikle 1960 sonrasındaki çalkantılı dönemde kaleme aldığı cesur makaleleriyle geniş kitlelerce tanınmıştır. Meslek hayatına çok sayıda eser sığdıran aydın, ülkenin yakın tarihindeki siyasi gelişmelere doğrudan şahitlik etmiş ve görüşlerini korkusuzca dile getirmesiyle basın tarihine adını yazdırmıştır.
Eğitim Hayatı ve Basına İlk Adım
İlk öğrenimini doğduğu yer olan Artvin'de tamamlayan Erer, ortaokul eğitimi için Kars'a gitmiştir. Eğitim yolculuğuna daha sonra İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde devam ederek buradan başarıyla mezun olmuştur. Lise yıllarının ardından patlak veren İkinci Dünya Savaşı yıllarında vatani görevini ifa etmek üzere üç yıl boyunca yedek subay olarak orduya katılmıştır. Askerlik vazifesinin sonrasında yükseköğrenimini gerçekleştirmek üzere İstanbul Üniversitesi'ne girerek buradaki eğitimini tamamlamıştır. Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçen bu eğitim yılları, onun memleket gerçeklerini yakından gözlemlemesine ve ilerideki yazılarına zemin hazırlayacak geniş bir bakış açısı kazanmasına imkan tanımıştır.
Yazılı basına olan ilgisi henüz öğrencilik yıllarında başlayan yazar, ilk profesyonel gazetecilik deneyimini 1937 senesinde Vatan gazetesinin kadrosuna dahil olarak edinmiştir. Bu adım, onun on binlerce köşe yazısı ve onlarca kitapla taçlanacak uzun soluklu mesleki serüveninin de başlangıcı olmuştur. Zamanla günlük fıkra ve makaleleriyle adını duyurmaya başlayan gazeteci, Türkiye'nin basın hayatındaki yerini günden guüne sağlamlaştırmıştır.
Siyasi Mücadele, Davalar ve Parlamento Dönemi
Türkiye'de 1960 yılında gerçekleşen askeri ihtilalin ardından ülkede kartlar yeniden karılırken, Erer de kalemini bu askeri idareye karşı oynatmıştır. Son Havadis gazetesinde kaleme aldığı "Günün Akisleri" isimli köşesinde 27 Mayıs yönetimine karşı oldukça sert muhalif yazılar neşretmiştir. Bu dönemde iktidardaki askeri yönetimin hedefi haline gelen tecrübeli gazeteci hakkında 50'ye yakın dava açılmış ve toplamda 100 yılı aşan hapis cezaları talep edilmiştir. Ne var ki, yargılandığı tüm bu davaların tamamından alnının akıyla çıkarak beraat etmeyi başarmıştır.
Bu hukuki mücadelelerin ardından aktif siyasete atılmaya karar veren yazar, 1965 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde İstanbul bölgesinden milletvekili adayı olmuş ve halkın teveccühüyle meclise girmeye hak kazanmıştır. Adalet Partisi (AP) çatısı altında iki dönem boyunca parlamentoda milletvekili sıfatıyla görev üstlenen siyasetçi, parlamento kürsüsünde de tıpkı gazete köşesinde olduğu gibi fikirlerini savunmayı sürdürmüştür. Siyasi görevlerinin yanı sıra yazı hayatından da kopmayan yazar, Son Havadis gazetesindeki köşe yazarlığı faaliyetini 1990'lı yılların ortalarına kadar istikrarlı bir şekilde devam ettirmiştir. Çeyrek asırdan fazla süren bu köşe yazarlığı dönemi, Türk basın tarihindeki en istikrarlı ve üretken yazı serüvenlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.
Edebi Mirası, Ailesi ve Ödülleri
Üretken kimliğiyle öne çıkan aydın, ömrü boyunca otuza yakın kitap neşretmiş ve on binin üzerinde köşe yazısına imza atarak ardında devasa bir arşiv bırakmıştır. Yazın hayatındaki bu olağanüstü performansı ve Türk basınına yaptığı katkılar neticesinde, 1992 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından prestijli Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü'ne layık görülmüştür.
Özel yaşantısında Nurten Erer ile hayatını birleştiren ve mutlu bir aile birliği kuran yazarın bu evlilikten dünyaya gelen dört evladı bulunmaktadır:
- Fevzi Erer
- Nejat Erer
- Hakan Erer
- Cem Erer
Mesleki cesareti ve edebi birikimiyle yakın tarihimize ışık tutan Tekin Erer, hem parlamento sıralarında hem de gazete sayfalarında bıraktığı derin izlerle anılmaya devam etmektedir.