Türk iş dünyasının ve toplumsal gelişiminin en önemli simalarından biri olan Suna Kıraç, 3 Haziran 1941 tarihinde Ankara’da dünyaya gözlerini açtı. Hayatı boyunca üstlendiği vizyoner rollerle sanayiden eğitime, kültürden sanata kadar pek çok alanda derin izler bırakan Kıraç, 15 Eylül 2020’de İstanbul’da aramızdan ayrıldı. Koç Holding Yönetim Kurulu başkan vekili sıfatıyla Türkiye’nin iktisadi gelişimine yön veren lider isim, aynı zamanda kurduğu vakıflar ve eğitim projeleriyle binlerce gencin geleceğini aydınlattı. Hem iş dünyasında elde ettiği başarılar hem de topluma sunduğu eşsiz katkılarla ülkesine hizmet etmeyi yaşam gayesi edinen bu değerli şahsiyet, geride silinmeyecek bir miras bıraktı.
Eğitim Hayatı ve İş Dünyasındaki Yükselişi
Gençlik yıllarında nitelikli bir eğitim altyapısı kuran Kıraç, ortaöğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji bünyesinde tamamladı. Yükseköğrenim tercihini ise finans ve iktisat alanında yaparak Boğaziçi Üniversitesi Bankacılık ve Finansman bölümünden başarıyla mezun oldu. Aldığı bu güçlü eğitimi pratik saha tecrübesiyle harmanlayan Kıraç, Türkiye’nin en büyük topluluklarından olan Koç Holding çatısı altında uzun yıllar boyunca etkin görevler üstlendi. Şirketin Yönetim Kurulu başkan vekilliği makamına kadar yükselen başarılı iş kadını, holdingin stratejik kararlarında başrolü oynadı. Yönetim alanındaki üstün becerileri, kararlı yöneticilik üslubu ve yenilikçi bakış açısı sayesinde Türk iş dünyasının çehresini değiştiren adımlar attı.
Toplumsal Miras ve Eğitim Vizyonu
Suna Kıraç, yalnızca bir iş kadını olarak kalmadı, aynı zamanda kazancını toplumsal faydaya dönüştüren eşsiz bir hayırsever oldu. Bu doğrultuda sergilediği üstün yöneticilik, liderlik ve ülke çocuklarının eğitimine sağladığı katma değerlerden ötürü 1999 yılında London Business School tarafından 'Onur Üyeliği' unvanına layık görüldü. Eğitim konusundaki hassasiyetini her fırsatta eyleme döken Kıraç, eşi İnan Kıraç ile omuz omuza vererek kültür ve sanat dünyamıza kalıcı eserler kazandırdı. Kentin köklü kültür ve sanat birikimine değer katmayı hedefleyen vizyoner lider, bu alandaki çalışmalarını aralıksız sürdürdü.
Topluma değer katan pek çok projeye öncülük eden Suna Kıraç’ın hayata geçirdiği başlıca eserler ve aldığı saygın unvanlar şunlardır:
- London Business School Onur Üyeliği: 1999 yılında, iş dünyasına ve Türk çocuklarının eğitimine sunduğu lider katkılar dolayısıyla bu prestijli kurum tarafından taltif edilmiştir.
- Pera Müzesi: Sanatın ve tarihin korunması amacıyla eşi İnan Kıraç ile birlikte İstanbul’a kazandırılan seçkin bir kültür merkezidir.
- İstanbul Araştırmaları Enstitüsü: Kentin köklü tarihini ve kültürel mirasını incelemek üzere 1 Mart 2007 tarihinde faaliyetlerine başlayan bilimsel araştırma merkezidir.
- Ömrümden Uzun İdeallerim Var Kitabı: 2006 yılında yayımlanan, editörlüğünü Rıdvan Akar’ın üstlendiği ve tüm telif geliri TEGV vakfına başışlanarak 100.000 adedi aşan çok satan eseridir.
Özellikle İstanbul’a küresel ölçekte bir oditoryum ve modern bir sanat alanı kazandırmak için büyük bir kararlılıkla çalıştı. Liderlik vasıflarıyla fark yarattı.
Zorlu Mücadele ve Vefatı
Hayatının son yirmi yılında ağır bir sağlık sorunuyla sınandı. 2000 yılında itibaren Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığı ile mücadele eden Suna Kıraç, bu zorlu süreçte çevresiyle sadece gözleri aracılığıyla iletişim kurabildi. Hastalığa rağmen toplumsal sorumluluk projelerinden bağını koparmayan ve üretmeye devam eden Kıraç, finansal gücüyle de adından söz ettirdi. Nitekim Forbes Türkiye tarafından hazırlanan zenginlik listelerinde üst sıralardaki yerini daima korudu. Başarılı iş kadını, derginin 2017 yılındaki 'En Zengin 100 Türk' listesinde 2 milyar dolarlık servetiyle 8. sırada yer alırken, vefat ettiği 2020 yılında ise 1.6 milyar dolarlık mal varlığı ile listede 13. sıradaydı.
Uzun süredir amansız rahatsızlıkla mücadele eden Suna Kıraç, 15 Eylül 2020'de tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde 79 yaşında gözlerini hayata yumdu. Vefatının ardından düzenlenen cenaze töreninde sevenleri onu yalnız bırakmadı. Cenazesi 16 Eylül 2020’de Marmara İlahiyat Camii’nde kılınan namazın akabinde Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Kıraç’ın azmi ve ülkesine sunduğu kalıcı eserler, Türk halkının hafızasında yaşamaya devam edecektir.
