Ahmet Şükrü Kanatlı, Türk askeri tarihinin önemli isimlerinden biri olup, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına ve sonrasına uzanan geniş bir zaman diliminde orduya hizmet etmiş seçkin bir subaydır. 1893 yılında dünyaya gelen Kanatlı, özellikle vatan topraklarının savunulması için girişilen çeşitli muharebelerdeki ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik komuta görevlerindeki başarılarıyla tanınır. Birinci Dünya Savaşı'ndan Kurtuluş Savaşı'na, Hatay'ın vatana katılması sürecinden Kara Kuvvetleri Komutanlığı makamına kadar çok geniş bir askeri yelpazede kritik roller üstlenmiştir. 15 Ocak 1954 tarihinde, henüz görevi başındayken hayata gözlerini yuman bu değerli komutanın kabri İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nda yer almaktadır.
Askeri Eğitimi, Esaret Günleri ve İlk Cepheler
Ahmet Şükrü Kanatlı, askeri kariyerine genç yaşta adım atarak 1912 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu ve orduda Piyade Teğmen rütbesiyle göreve başladı. İlk atama yeri 11. Tümen bünyesinde bulunan 31. Alay'ın 4. Bölüğü oldu ve burada Takım Komutanı olarak sorumluluk üstlendi. Ancak askeri yaşamının hemen başlangıcında, henüz genç bir subayken 22 Şubat 1912 tarihinde esir düşerek zorlu bir döneme girdi. Bu tarihten itibaren yaklaşık yirmi ay boyunca Korfu Adası'nda tutsak kalan Kanatlı, 12 Ekim 1913 günü nihayet esaretten kurtularak vatanına dönebildi. Esaret hayatının sona ermesinin ardından orduya yeniden katılarak sırasıyla Takım Komutanlığı, Yaverlik ve Bölük Komutanlığı görevlerinde bulundu. Kendisini askeri alanda daha da geliştirmek isteyen yetenekli subay, 1924 yılında girdiği Harp Akademisi'ni 1926 yılında başarıyla tamamlayarak kurmay oldu ve Türk ordusunda daha üst kademeler için hazırlanmaya başladı.
Hatay Harekâtı ve Generalliğe Yükselişi
Kanatlı'nın askeri yaşamında dönüm noktalarından biri 1939 yılındaki Hatay Sorunu'nun çözüme kavuşturulması süreci olmuştur. Bu dönemde Hatay Sorunu'nun çözüme kavuşmasıyla birlikte, komutası altındaki askeri birliklerle beraber Hatay topraklarına giriş yapmıştır. Hatay'daki bu önemli vazifeyi takiben, 1941 yılına değin çeşitli askeri karargâhlar ile farklı birliklerde aktif görevlerini sürdürmüştür. Başarılarının ardından 1941 yılında Tuğgeneral rütbesine terfi ettirilmiştir. Tuğgeneral olarak görev yaparken, 39. Tümen Komutan Vekilliği ve 3. Ordu bünyesinde Kurmay Başkan Vekilliği gibi mühim pozisyonları doldurmuştur. Mesleki kariyerindeki başarılı adımlarını sürdüren Kanatlı, 1943 yılında Tümgeneral rütbesine yükselmiştir. Tümgeneral olarak 3. Ordu Kurmay Başkanlığı, 51. Tümen Komutanlığı ve Şark Hudut Komutanlığı görevlerini yerine getirmiştir. Ardından tekrar 3. Ordu Kurmay Başkanlığı görevine getirilmiş ve bu süreçte stratejik planlamalarda ön plana çıkmıştır. 1946 yılında Korgeneral rütbesine terfi eden komutan, bu rütbe ile 8. Kolordu Komutanlığı vazifesini üstlenmiş, hemen akabinde 23 Ekim 1947 ile 28 Mart 1949 tarihleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı görevini yürütmüştür. Ayrıca Genelkurmay Harekât Yarbaşkanlığı, Personel Başkanlığı ve 15. Kolordu Komutanlığı görevlerinde de bulunmuştur.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Son Dönemi
Kariyerinin zirve noktasına 1950 yılında Orgeneral rütbesine ulaşarak adım atan Ahmet Şükrü Kanatlı, bu rütbede ilk olarak 1. Ordu Komutanı unvanıyla hizmet vermiştir. Bu görevdeyken 28 Aralık 1951 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı makamına atanmıştır. Yaşamı boyunca pek çok kritik askeri harekâtta yer alan Kanatlı, vatan savunmasında önemli roller üstlenmiştir. Başarılı komutanın görev aldığı başlıca mücadeleler şunlardır:
- Arnavutluk Harekâtı
- Balkan Savaşları
- Birinci Dünya Savaşı
- Kurtuluş Savaşı
- Hatay'ın Kurtarılması Harekâtı
İki çocuk sahibi olan Orgeneral Kanatlı, askeri vazifesinin zirvesinde bulunduğu sırada, 15 Ocak 1954 tarihinde hayata veda etmiştir. Vefatının ardından cenazesi İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir. Hatırasını yaşatmak adına, Ağrı'da konuşlu bulunan 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı bünyesindeki bir kışlaya ve 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndaki bir kışlaya da ismi verilmiştir.
