Türk futbolunun unutulmaz sağ beklerinden biri olan Şükrü Birand, 5 Haziran 1944 tarihinde Ankara'da, torna ustası bir babanın evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Sarı-lacivertli camianın ve A millî takımın efsane savunma oyuncusu, uzun yıllar boyunca yeşil sahalarda gösterdiği üstün mücadele gücü ve kazandığı kupalarla adını futbol tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Ankara sokaklarında başlayan bu hayat serüveni, çocukluk yıllarında ailesinin iş durumu nedeniyle taşındıkları Adapazarı'nda ilkokul eğitimiyle şekillenmiş, ardından yine başkente uzanan bir eğitim ve kariyer yolculuğuna dönüşmüştür.
Adapazarı'ndan Sarı-Lacivertli Zirveye Uzanan Yolculuk
İlkokulu Adapazarı sınırlarında tamamlayan Birand, ailesiyle başkente dönerek Yıldırım Beyazıt Lisesi'nde ortaöğrenimini bitirdi. Futbol aşkı onu henüz genç yaşta sahalara çekti. İlk antrenörlük desteğini ünlü teknik adam Sabri Kiraz'dan alan genç yetenek, profesyonel kariyerinin ilk adımlarını 1960-1961 döneminde Toprakspor çatısı altında attı. Yeteneğiyle kısa sürede fark yaratarak 1961 yılında PTT Futbol Takımı kadrosuna dahil oldu. Burada geçirdiği üç verimli sezonda sergilediği istikrarlı performans, Türkiye'nin köklü kulübü Fenerbahçe'nin dikkatinden kaçmadı. Bu büyük transfer, onun kariyerinde yepyeni bir sayfa açacaktı.
Fenerbahçe Savunmasının Sağlam Kalesi ve Beş Kupalı Efsane Sezon
1964-1965 futbol sezonunda İstanbul devine imza atan Şükrü Birand, takıma uyum sağlamakta hiç zorlanmadı. Ziya Şengül, Yılmaz Şen, Ercan Aktuna ve Levent Engineri gibi efsane isimlerle geçilmez bir savunma hattı kurdu. Bu başarılı kurgu, daha ilk senesinde lig şampiyonluğu kupasını getirdi. On yıl boyunca sağ bek pozisyonunda istikrarın adı olan Birand, hücum hattında da görev yaptı. Teknik direktör Oscar Hold yönetiminde forvet hattında şans bulduğu bir İzmirspor müsabakasında rakip fileleri iki kez havalandırarak çok yönlülüğünü kanıtladı. Fenerbahçe formasıyla çıktığı toplam 317 resmi maçta 7 gole imza atan savunmacı, sarı-lacivertli tarihinin en parlak dönemine damga vurdu.
Kariyeri boyunca müzesine götürdüğü kupalar şu şekildedir:
- Dört kez Süper Lig Şampiyonluğu
- İki kez Türkiye Kupası Şampiyonluğu
- İki kez Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonluğu
- Bir kez Başbakanlık Kupası Şampiyonluğu
- Bir kez Balkan Kupası Şampiyonluğu
Fenerbahçe'nin kazandığı Balkan Kupası, Türk futbol tarihinde bir kulüp takımının elde ettiği ilk uluslararası zafer olarak kayıtlara geçti. 1967-1968 sezonunda beş farklı kupayı müzesine götürerek 'Altın Sezon' yaşayan o unutulmaz kadroda Şükrü Birand da başroldeydi. Aktif futbol kariyerine 1973-1974 sezonu sonunda veda etme kararı aldı. İnönü Stadı'nda yaklaşık 10 bin taraftarın önünde düzenlenen jübile maçıyla sahalara veda eden efsane isim, son kez sarı-lacivertli formayı giydi. Şöhretler karmasıyla oynanan bu veda müsabakası golsüz bitti.
Akademi Mezuniyeti, Millî Forma ve Yaşa Fenerbahçe Marşı
Futbol oynadığı dönemde eğitim hayatını da ihmal etmeyen Şükrü Birand, İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nden başarıyla mezun oldu. Başarılı sporcu, özel hayatında da düzenli bir yaşamı tercih etti. 1968 yılında bir pastanede tanışıp gönlünü kaptırdığı Rengül Erçetin ile aynı yılın 3 Temmuz günü Moda Deniz Kulübü'nde nişanlandı. Çift, 29 Kasım tarihinde ise Beyoğlu Evlendirme Dairesi'nde nikah masasına oturdu. Mutlu evliliklerinden Birkan ve Burçak adında iki erkek evlat sahibi olan Birand, aynı zamanda bir torun sevgisi de tattı.
Sadece sahadaki performansıyla değil, kulüp kültürüne katkılarıyla da bilinen ünlü sağ bek, 1974 yılında kulübün ilk marşı olan 'Yaşa Fenerbahçe' seslendirme ekibinde yer aldı. Nesrin Sipahi, Fecri Ebcioğlu ve takım arkadaşlarıyla birlikte stüdyoya girerek bu tarihi eserin doğuşuna ortak oldu. Fenerbahçe SK'de 4478 sicil numaralı Yüksek Divan Kurulu üyesi unvanını da taşıyan oyuncu, kulübüne olan bağlılığını ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Millî formayı toplam 26 kez giyen efsane savunmacı, farklı yaş kategorilerinde ülkesini gururla temsil etti. Bu millî karşılaşmaların 14'ünde A takım düzeyinde sahada yer aldı. İlk millî heyecanını U-18 takımında Romanya'ya karşı yaşayan oyuncu, A takım düzeyindeki son mücadelesine ise 30 Nisan 1969'da Polonya karşısında çıktı. Türk sporunun bu değerli ismi, 28 Haziran 2019 tarihinde doğduğu şehir olan Ankara'da vefat ederek arkasında unutulmaz bir miras bıraktı.
