Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve diplomatik serüveninde derin izler bırakan Suat Hayri Ürgüplü, köklü bir aileden gelerek ülkenin en kritik dönemlerinde başbakanlık, bakanlık ve büyükelçilik gibi üst düzey görevleri üstlenmiş önemli bir devlet insanıdır. 13 Ağustos 1903 tarihinde Şam'da dünyaya gözlerini açan Ürgüplü, hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerine tanıklık etmiş hem de yeni kurulan cumhuriyetin inşasında bürokrat ve siyasetçi kimliğiyle aktif roller üstlenmiş değerli bir şahsiyettir. Türkiye'nin 11. başbakanı olarak yönetim şemasında yer alan bu devlet adamı, özellikle bakanlık yaptığı dönemde sergiledişi onurlu duruş ve siyasi ahlak dersiyle hafızalara kazınmıştır. İstanbul'da 26 Aralık 1981'de hayata veda eden Ürgüplü, ardında örnek bir devlet adamı profili bırakmıştır.
Köklü Bir Soydan Hukuk ve Spor Dünyasına
Ürgüplü, Osmanlı döneminin en ünlü figürlerinin yer aldığı seçkin bir soya sahiptir. Lale Devri'nin efsanevi sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın soyundan gelen siyasetçi, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'na katılmasına izin veren fetvayı yayınlayan Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi'nin oğludur. Bu tarihi arka plan, onun eğitim ve kariyer hayatında da kendini göstermiştir. İlk olarak Galatasaray Lisesi'nde eğitim alan genç Ürgüplü, ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girmiş ve buradan 1926 yılında başarıyla mezun olmuştur. Gençlik yıllarında spora da ilgi duyarak Galatasaray Spor Kulübü bünyesinde atletizm branşında aktif olarak spor yapmıştır.
Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra kamu hizmetine yönelen Ürgüplü, 1924 yılındaki Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi mahkemelerinde görev alarak önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Genç yaşta üstlendişi bu zor görevin ardından yargı alanındaki kariyerine devam etmiştir. 1929 ile 1932 yılları arasında İstanbul Ticaret Mahkemesi'nde hakimlik yaparak adaletin tesisi için çalışmıştır.
Siyasi Ahlakın Simgesi Olan Tarihi İstifa
Yargıdaki başarılı yılların ardından yönünü siyasete çeviren Ürgüplü, parlamenter sistemde önemli adımlar atmıştır. 1939 ve 1943 seçimlerinde Kayseri milletvekili seçilerek TBMM bünyesine adım atmıştır. Siyasal alandaki yetkinliği sayesinde İkinci Şükrü Saracoğlu hükûmetinde Gümrük ve Tekel Bakanı olarak kabinede yer almıştır. Bakanlığı döneminde kahve ithalatıyla ilgili bazı yolsuzluk söylentilerinin çıkması üzerine, Türk siyasi tarihinde benzerine az rastlanır bir karara imza atmıştır.
Ürgüplü, iddiaları araştıracak teftiş komisyonunun tamamen özgür ve baskı altında kalmadan çalışabilmesi için bakanlık koltuğundan feragat etmiştir. İstifasını açıklarken şu tarihi sözleri sarf etmiştir:
“Adımın da karıştığı kahve yolsuzluğuyla ilgili, bakanlığımda bir komisyon kurulmuştur. Bu teftiş heyetinin selametle çalışabilmesi için, benim, bu bakanlık koltuğundan ayrılmam gerekir; aksi halde, komisyonu etkilerim, sağlıklı bir karar oluşmaz. O nedenle, siyasi ahlak gereği, bakanlıktan istifa ediyorum.”
Bu şerefli davranışının ardından Yüce Divan'da yargılanmış ve hakkındaki tüm iddialardan beraat etmiştir. Söz konusu asil tavır, günümüzde dahi bazı okullarda idare hukuku derslerinde ahlaki ve hukuki bir emsal olarak öğretilmektedir.
Diplomaside Geçen Yıllar ve Ülke Temsili
Akıllarda kalan dürüstlük sınavından sonra siyasi yaşamına ara vermeyen devlet adamı, 1950 yılında yeniden meclise dönmüştür. 1952 yılına kadar Demokrat Parti bünyesinde Kayseri milletvekilliği yapmıştır. Uluslararası alanda da Türkiye'yi temsil eden Ürgüplü, Avrupa İstişari Meclisi'nde başkan yardımcılığı görevini yürütmüştür. Meclisteki çalışmalarının ardından diplomatik alana geçiş yapmıştır.
Başarılı siyasetçinin yıllar içinde görev aldığı önemli büyükelçilik makamları şunlardır:
- Bonn Büyükelçiliği (1952 yılında atandı)
- Londra Büyükelçiliği (1955 yılında atandı)
- Washington Büyükelçiliği (1959 yılında atandı)
- Madrid Büyükelçiliği (1960 yılında atandı)
