İçeriğe Atla
Sırrı Bellioğlu fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Sırrı Bellioğlu Kimdir?

İzmit Milletvekili Sırrı Bellioğlu (d. 1876, Lefkoşa), Kuvâ-yi Milliye mücadelesi ve TBMM'deki devletçilik karşıtı liberal iktisadi tezleriyle tanınır.

Diğer adlar: Hüseyin Sırrı Bellioğlu, Hüseyin Sırrı Bey, Sırrı Bey

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Sırrı Bellioğlu Hakkında

Kıbrıs'ın Lefkoşa kentinde 1876 yılında dünyaya gözlerini açan Hüseyin Sırrı Bellioğlu, Osmanlı bürokrasisinden Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne uzanan geniş kariyeriyle yakın dönem siyaset dünyasının en dikkat çeken isimlerindendir. Eğitimini tamamladıktan sonra imparatorluğun değişik bölgelerinde kaymakamlık ve mutasarrıflık görevleri üstlenen Bellioğlu, Mondros sonrasında İngiliz işgalcilerin haksız dayatmalarına açıkça direndiği için İstanbul Hükûmeti tarafından görevinden azledilmiştir. Serbest kalmasının ardından İzmit bölgesine geçerek Kuvâ-yi Milliye saflarına katılan Bellioğlu, son mecliste de milletvekilliği üstlenmiştir. Yeni dönemde milletvekili sıfatıyla yasama faaliyetlerinde yer alan siyasetçi, meclisteki liberal iktisat savunularıyla öne çıkmıştır. Deneyimli devlet adamı, 28 Eylül 1958 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitirmiştir.

Mülkiye'den Sürgüne ve Cepheye Uzanarak Başlayan Bürokrasi Yılları

Lefkoşa'nın saygın Osmanlı yüzbaşılarından Nuri Ağa'nın oğlu olan Hüseyin Sırrı Bey, ıptidai ve rüştiye eğitimini Lefkoşa'da aldı. Yükseköğrenim görmek amacıyla Osmanlı başkenti İstanbul'a giderek Mekteb-i Mülkiye'ye kaydını yaptırdı ve burada eğitimine devam etti. Gençlik yıllarında padişah yönetimine muhalif olduğu gerekçesiyle 1897 senesinde tutuklanarak hapse atıldı. Tam on bir ay boyunca cezaevinde kaldı. Tahliyesinin ardından aynı yıl başlayan 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'na gönüllü katılarak cephede bulundu. Savaşın ardından prestijli Yunan Harp Madalyası aldı. Yarım kalan eğitimini tamamlama isteği padişah tarafından kabul edilince Mülkiye'ye dönerek başarıyla mezun oldu. Okulu bitirdikten sonra memuriyet hayatına başlayan Hüseyin Sırrı Bey, 1905 senesinde Kastamonu Sandık Eminliği yaptı. Bir yıl sonra ise Kastamonu Belediye Başkâtipliği görevine tayin edildi. İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinin getirdiği yeni yapılanma sürecinde ise hemen Zonguldak Kaymakamı oldu. Bu görevi takiben 1908 ile 1911 yılları arasında Mudurnu, Düzce ve Adapazarı ilçelerinde kaymakamlık yaptı.

Adapazarı Kaymakamlığı ve Yaşanan Etnik Provokasyon Girişimi

Hüseyin Sırrı Bey'in Adapazarı kaymakamı olduğu 1911 senesinde bölgede son derece hassas olaylar yaşandı. Nisan 1909'da Adana ve çevresinde gerçekleşen ve yirmi binden fazla insanın trajik şekilde hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan büyük hadiseler, farklı etnik grupların Osmanlı çatısı altında bir arada yaşama idealini tamamen yok etmişti. Adapazarı halkı ise bu trajik hadiselerden iki yıl sonra büyük bir sağduyu sergiledi. Kentte 25 Şubat 1911 günü üç Ermeni, iki Rum erkek ile fuhuş yapan Boşnak Müslüman bir kadının karıştığı adli vaka patlak verdi. Kaymakam Sırrı Bey, failler serbest kalırsa büyük olayların yaşanacağını iddia ederek bu kişilerin tutuklu kalmasını talep etti. Sorgu dairesi ise durumun basit bir zina davası olduğunu belirterek zanlıları salıverdi. Bu karara karşı çıkan Kaymakam Sırrı Bey, kendi adamını kahvehaneleri dolaştırarak halkı kışkırtmaya çalıştı. Görevlendirilen şahıs kahvelerde gezerek, inanca yönelik bu hakaret yüzünden kaymakamın iki gündür gözüne uyku girmediğini yaydı. Yerel ahali ise resmi makamlara güven tazeleyerek bu kışkırtma çabalarına hiçbir değer vermedi. Uğraşlara rağmen ancak bir ay sonra sadece fuhuş yapan kadın ile köftehorunu şikayet eden bir dilekçe gönderildi. Bölgedeki gerginlik daha fazla büyümeden Sırrı Bey'in Amare'ye tayin edilmesiyle tamamen ortadan kalktı. Böylece provokasyon girişimi başarıyla engellendi.

Millî Mücadele Dönemi ve Meclis Kürsüsünde Liberal İktisat Savunusu

Amare (1912) ve Amasya Mutasarrıflığı görevlerinden sonra İngiliz işgal komutanının isteklerini reddeden Sırrı Bey, İstanbul Hükûmeti tarafından azledildi. Bu gelişmenin ardından bir süre daha tutuklu kaldı. Tahliye edildikten sonra İzmit bölgesine geçerek Kuvâ-yi Milliye saflarına katıldı ve son Meclis-i Mebûsan'da da milletvekilliği üstlendi. Bu meclis işgal güçlerince kapatılınca hemen Ankara'ya geçti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birinci dönem açılışına katılarak kurucu parlamentoda İzmit'i temsil etti. Sırrı Bey, 1931 yılındaki seçimlerde de yeniden Kocaeli milletvekili oldu. Milletvekilliği yıllarında meclis çatısı altında liberal düşüncelerin ve serbest piyasanın en gür sesi durumundaydı. Ekonomide katı devletçilik modeline ve devlet müdahalelerine karşı kararlılıkla mücadele vererek, devletin piyasa faaliyetlerine müdahale etmesinin iktisadi verimsizliğe ve başarısız yönetimlere yol açacağını her fırsatta savundu. Ticaret sözleşmesi bulunmayan ülkelerden yapılacak ithalatı yasaklayan kanun tasarılarına her zaman şiddetle muhalefet etti. Hayatın doğal iktisat yasalarıyla kanunlar yoluyla mücadele edilemeyeceğini yüce meclis kürsüsünde açıkça savundu. Denizcilik bütçesi görüşmelerinde de devletin ticari kuruluşlar açmasını ve kurumlara özel yetkiler vermesini eleştirdi. Bütçede yaşanan yüksek açıkların devlet tarafından sağlanan onca korumacı avantaja ve imtiyaza rağmen ortaya çıkmasını ise doğrudan verimsiz yöneticilerden kaynaklanan idari zafiyetin ve başarısızlığın kanıtı olarak gördü. Özel sektör temsilcilerinin ve piyasadaki müteşebbislerin taleplerini dile getiren siyasetçi, İktisat Vekili'ne özelleştirme çağrılarında bulundu.

Sıkça Sorulan Sorular

Sırrı Bellioğlu kimdir?

İzmit Milletvekili Sırrı Bellioğlu (d. 1876, Lefkoşa), Kuvâ-yi Milliye mücadelesi ve TBMM'deki devletçilik karşıtı liberal iktisadi tezleriyle tanınır.

Sırrı Bellioğlu nerede doğdu?

Sırrı Bellioğlu Lefkoşa doğumludur.

Sırrı Bellioğlu ne zaman vefat etti?

Sırrı Bellioğlu 28 Eylül 1958 tarihinde hayatını kaybetti.

Sırrı Bellioğlu hangi alanda tanınır?

Sırrı Bellioğlu, siyasetçi olarak tanınır.