İçeriğe Atla
Şeref Aykut fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Şeref Aykut Kimdir?

Şeref Aykut, 1874 Edirne doğumlu Türk siyasetçidir. Malta sürgününden TBMM kurucu milletvekilliğine uzanan fırtınalı hayatı ve tüm eserleri bu yazıda.

Diğer adlar: Mehmet Şerafettin Aykut, Şerafettin Aykut

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Şeref Aykut Hakkında

Mehmet Şerafettin Aykut, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan fırtınalı geçiş döneminde Türk siyaseti ve düşünce dünyasına damga vurmuş önemli bir fikir adamı ve devlet temsilcisidir. 1874 yılında Edirne'de dünyaya gözlerini açan Aykut, hürriyetçi fikirleri, Türkçülük ideali ve kalemini korkusuzca kullanması nedeniyle sürgünler yaşamış, fakat milli mücadele yıllarında ve TBMM'de çok kritik görevler üstlenmiştir.

Sürgünlerden Gazetecilik Yıllarına Uzanan Mücadele

Miralay Arif Bey ile Fatma Hanım'ın oğlu olan ve soyları Aykut Alp ile Oruç Paşa'ya kadar uzanan Şeref Aykut, köklü bir aileden geliyordu. İlköğrenimine doğduğu Edirne'de başlayan Aykut'un yaşamı, 93 Rus Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlamasıyla tamamen değişti. Savaş tehlikesi nedeniyle ailece İstanbul'a göç etmek durumunda kaldılar. Eğitimine İstanbul'da devam eden genç Şeref, önce Galatasaray Lisesi'ne kaydoldu. Ancak edebiyata duyduğu ilgi ve Yeni Osmanlılar ile Servet-i Fünun akımının eserlerini daha rahat takip etme isteği onu Mercan İdadisi'ne yönlendirdi. 1891 yılında bu idadiyi bitirdikten sonra hukuk eğitimine yönelerek İstanbul Hukuk Mektebi'ne kaydını yaptırdı. 1895 senesinde bu yüksekokuldan başarıyla mezun olmasının ardından avukatlık stajını tamamlayıp mesleğe adım atan Şeref Bey, vatani görevini yerine getirmek amacıyla memleketi Edirne'ye hareket etti.

Askerliğini yaptığı sırada Türkçülük fikirlerini savunması ve Osmanlıca yerine Türk dilini koruma çabaları onu rejimle karşı karşıya getirdi. Abdülhamit döneminin sıkı sansür ve baskı ortamına karşı çıktığı için sekiz kişilik arkadaş grubuyla birlikte gizli cemiyet kurmakla suçlandı. 1896 yılında ihbar edilerek tutuklanan Aykut, Edirne Hapishanesi'ne konuldu ve yargılama amacıyla İstanbul Yıldız'daki Kabasakal Mehmet Paşa Divan-ı Harbi'ne nakledildi. Mahkemede diğer sanık arkadaşlarının da hukuki savunmasını tek başına üstlendi. Fakat yaptığı bu savunma ve dik duruş, rejime hakaret suçuyla sekiz yıl sürgün cezası almasına neden oldu. 1897'de bu mahkûmiyet doğrultusunda Trablusgarp'a sürgün olarak gönderildi.

Trablusgarp'ta tam yirmi dokuz ay süren tutsaklık ve sürgün hayatından kaçarak kurtulmayı başardı. 15 Nisan 1899 tarihinde deniz yoluyla İzmir'e ulaştı ve burada yeni bir hayata başladı. İzmir'de gazetecilik faaliyetlerine girişerek fikirlerini yeniden kamuoyuna duyurmaya çalıştı. 1900'de 'Ahenk' gazetesinde makaleler yazdı, 1901 ve 1902 yıllarında ise 'Hizmet' gazetesinde Fransızcadan çevirdiği romanları tefrika etti. Bu dönemde özellikle Türkçe üzerine kaleme aldığı milliyetçi ve yenilikçi yazılar büyük tartışmalar yarattı. Bu durumdan rahatsızlık duyan dönemin Maarif Müdürü ilgili gazeteleri kapatma kararı aldı. Yazarlık faaliyetleri engellenince Manisa'ya yerleşen Şeref Bey, burada ilk eşi Kıymet Hanım ile evlendi.

Meşrutiyet Dönemi ve Fikir Dünyası

Manisa'da kurduğu aile yaşantısının ardından, 1903 yılındaki Bulgar ayaklanması üzerine memleketi Edirne'ye dönmeye karar verdi. 1908 senesinde II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte kentteki basın hayatı hareketlendi. Şevket Dağdeviren tarafından çıkarılan 'Yeni Edirne' gazetesinin başyazarlık görevini üstlenerek çalışmaya başladı. Köşe yazılarında Türkçe dilinin geliştirilmesi ve özleştirilmesi üzerine odaklanan fikirlerini savunmaya kararlılıkla devam etti. 1909 senesinde anayasa ve temel devlet yapısı gibi hukuki konuları derinlemesine irdeleyen ve yetmiş bölümden oluşan devasa 'Hukuk-u Esasiye' yazı dizisini yayımlayarak halkı aydınlatmayı sürdürdü. Şeref Aykut'un bu verimli dönemde yayımladığı başlıca eserler şunlardır:

  • Hukuk-u Esasiye (1909)
  • Bu Devlet Nasıl İdare Olunur (1910)
  • Cemiyet ve Muhalifleri (1911)

Milletvekilliği ve Meclis Çalışmaları

II. Meşrutiyet sonrası siyasi arenada daha aktif rol oynayan Şeref Aykut, son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ına Edirne mebusu seçildi. İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesiyle birlikte meclis kapatıldı ve vatansever mebuslar tek tek tutuklandı. Aykut da işgal kuvvetleri tarafından gözaltına alınarak Malta sürgünleri arasına dahil edildi. Sürgünden kurtulan tanınan politikacı, vatan topraklarına geri döndü ve milli mücadele saflarına katıldı. Aynı zamanda Edirne milletvekili sıfatıyla Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev aldı. Cumhuriyet'in kurulmasının ardından da yeni devletin inşasında aktif rol oynayan tecrübeli siyasetçi, TBMM bünyesinde farklı dönemlerde Edirne temsilcisi olarak parlamento çalışmalarına katkı sağladı. 17 Mayıs 1939 tarihinde İstanbul'da vefat eden bu değerli devlet adamı, geride büyük bir mücadele mirası bıraktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Şeref Aykut kimdir?

Şeref Aykut, 1874 Edirne doğumlu Türk siyasetçidir. Malta sürgününden TBMM kurucu milletvekilliğine uzanan fırtınalı hayatı ve tüm eserleri bu yazıda.

Şeref Aykut nerede doğdu?

Şeref Aykut Edirne doğumludur.

Şeref Aykut ne zaman vefat etti?

Şeref Aykut 17 Mayıs 1939 tarihinde hayatını kaybetti.

Şeref Aykut hangi alanda tanınır?

Şeref Aykut, siyasetçi olarak tanınır.