Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli kademelerinde görev alan eski Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener Eruygur, 17 Haziran 1941 tarihinde Erzurum'da dünyaya geldi. Başarılarla dolu askeri yaşamının ardından sivil toplumda da faal bir rol üstlenen emekli orgeneral, 20 Şubat 2023 günü İstanbul'da hayatını kaybetti. Harbiye sıralarından başlayarak ordunun en üst kademelerine kadar tırmanmayı başaran ünlü komutan, emeklilik döneminde de Türkiye sınırlarını aşan tartışmaların odağında kaldı. Cumhuriyet mitinglerinden Ergenekon soruşturmasına uzanan bu fırtınalı ömür, Türk siyasi tarihine derin izler bıraktı.
Harbiyeden Generalliğe Uzanan Eğitim ve Yükseliş Dönemi
Şener Eruygur, askeri disiplinle çok genç yaşlarda tanıştı. Eğitim hayatında adım adım yükselen Eruygur, Türkiye'nin en köklü askeri kurumlarında öğrenim gördü:
- Kuleli Askerî Lisesi (1958 Mezuniyeti)
- Kara Harp Okulu (1960 Topçu Subayı Mezuniyeti)
- Kara Harp Akademisi (1973 Mezuniyeti)
- Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi (1974 Mezuniyeti)
- NATO Savunma Koleji (1975 Mezuniyeti)
Kuleli Askeri Lisesi'nden 1958 senesinde başarıyla mezun olan Eruygur, hemen ardından başladığı Kara Harp Okulu eğitimini 1960 yılında tamamlayarak genç bir topçu subayı rütbesiyle ordu saflarına katıldı. Gelişimini sürendürek 1961 yılında Topçu Okulu'nu da bitiren tecrübeli subay, 1971 senesine kadar farklı topçu birlikleri bünyesinde takım komutanlığı, batarya komutanlığı ve çeşitli karargâhlarda subaylık gibi ağır sorumluluklar üstlendi. Eğitim aşkını hiç yitirmeden 1971 yılında Kara Harp Akademisi kapılarından giren çalışkan asker, iki yıllık yoğun eğitim maratonunun ardından 1973 senesinde kurmay subay unvanıyla okuldan mezun olmayı başardı. Askeri eğitiminin yanı sıra sivil alanda da akademik donanım kazanmak isteyerek Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni 1974 yılında bitirdi. NATO Savunma Koleji'nden ise 1975 yılında mezun oldu.
Şener Eruygur, 1976 yılına dek süren süreçte ülkemizin çeşitli kıta ve karargâhlarında etkin vazifeler yürüttü. Diplomatik bir misyonla 1976-1978 yılları arasında Bükreş Kara Ataşeliği görevini yürüten Eruygur, yurt dışındaki bu hizmetinden sonra yurda dönerek 5. Kolordu Topçu Grup Komutanlığı ile 105. Topçu Alay Komutanlığı'nı üstlendi. Bilgi birikimini genç kurmay adaylarına aktarmak üzere Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği de yapan tecrübeli asker, devamında 1. Ordu Harekât Başkanlığı görevine getirildi.
Generallik Rütbeleri ve Jandarma Genel Komutanlığı
Tarihler 1987 yılını gösterdiğinde tuğgeneral rütbesine terfi eden Eruygur, generallik koridorlarına ilk adımını attı. Bu rütbe altında Millî Savunma Bakanlığı Asker Alma Daire Başkanlığı ile 49. Piyade Tugay Komutanlığı gibi sorumluluğu yüksek vazifeleri deruhte etti. 1991 senesinde tümgeneralliğe yükseldi. Bu görevini 1993 yılına dek kararlılıkla sürdürdü. Ardından 1993 ile 1996 yılları arasında Topçu Füze Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı makamında bulundu. Başarılarıyla dikkat çeken Eruygur, 1996 yılında korgeneralliğe terfi ettirildi. Korgeneral olarak 5. Kolordu Komutanlığı'nı yönettikten sonra, bürokrasinin kritik noktalarından biri olan Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı'na atandı.
Yıldızlarına yenilerini ekleyen Şener Eruygur, 2000 yılında en üst rütbe olan orgeneralliğe ulaştı. İlk olarak Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı'na getirilen tecrübeli general, 2002 senesinde ise askeri kariyerinin zirve noktalarından biri olan Jandarma Genel Komutanlığı koltuğuna oturdu. İki yıl boyunca bu görevi yürüten Eruygur, 30 Ağustos 2004 tarihi itibarlayla yaş haddinden emekliye ayrılarak aktif askeri yaşamına son verdi. Hem İngilizce hem de Fransızca dillerine hakim olan emekli komutan, eşi Mukaddes Hanım ile evli olup iki çocuk babasıdır.
Emeklilikten Sonra Sivil Toplum ve Cumhuriyet Mitingleri
Orgeneral rütbesiyle emekliye ayrılmış olması, Eruygur'un kamusal alandaki etkinliğini hiçbir şekilde sona erdirmedi. Aksine, sivil toplum faaliyetlerinde çok daha görünür hale geldi. Emekliliğinin hemen ardından Türkiye'nin laik çizgisini savunan en büyük kuruluşlardan biri olan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanlığına seçildi. Bu yönetici kimliğiyle birlikte ülke genelinde ses getiren kitlesel eylemlere liderlik yaptı. Türkiye siyasetinde büyük yankı uyandıran ve yüz binlerce insanı bir araya getiren 2007 yılındaki Cumhuriyet Mitingleri organizesinde önemli aktörlerden biri oldu. Dernekteki bu etkin yöneticilik görevini ise 2010 yılında gerçekleştirilen kongre ile birlikte Tansel Çölaşan'a devretti.
Darbe İddiaları ve Ergenekon Soruşturması Kıskacı
Şener Eruygur'un sivil yaşamı, askeri döneminden kalma iddialarla sarsıldı. Tarihler 2007 yılını gösterdiğinde Nokta dergisi, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlükleri yayımladı. Özden Örnek bu iddiaları kesin bir dille reddetse de günlüklerde, 2003 ve 2004 yıllarında planlandığı iddia edilen "Ayışığı" ve "Sarıkız" askeri darbe planlarının arkasındaki lider ismin Şener Eruygur olduğu iddia ediliyordu. Ancak bu ciddi iddialara ilişkin 2007 yılında herhangi bir resmi soruşturma açılmadı.
Olayın seyri 1 Temmuz 2008 günü tamamen değişti. Ergenekon Soruşturması kapsamında genişletilen operasyonlarda, cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz ve Mehmet Ali Pekgüzel'in talimatları doğrultusunda Eruygur gözaltına alındı. Emekli orgeneralin askeri lojmandaki evinde yapılan arama süreci, diğer sivil baskınlardan farklı yürütülmesiyle dikkat çekti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119'uncu maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca, askeri bölgelerdeki aramalar savcının istemi ve katılımıyla askeri yetkililerce yapılır kuralı işletildi. Bu özel hüküm gereği, arama işlemi askeri görevlilerce gerçekleştirildi. İşlemlerin tamamlanmasının ardından dışarıdaki diğer şüphelilerle birlikte acilen İstanbul'a nakledildi.
Tarihi davada sıcak saatler yaşanırken, İstanbul Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi 5 Temmuz'u 6 Temmuz 2008'e bağlayan gece yarısında Şener Eruygur hakkında resmi tutuklama kararını kamuoyuna ilan etti. Yaklaşık bir yıl sonra, 16 Mart 2009 tarihinde tempo24.com.tr adlı internet haber platformunda çarpıcı bir iddia daha gündeme geldi. Gazeteci Mustafa Balbay'a ait olduğu ileri sürülen ancak Balbay tarafından yalanlanan bilgisayar günlüklerinde de askeri müdahale planlarına ilişkin detaylar yer alıyordu. Eruygur ise hayatı boyunca üzerine atılan tüm bu vahim iddiaları kararlılıkla reddetti ve masum olduğunu her platformda savundu.
