Türkiye'nin yakın adli tarihinde adından söz ettiren Şener Yiğit, berberlik mesleğiyle uğraşırken karıştığı cinayet davası ve idam süreciyle tanınır. Kendisi meslek olarak berberlik yapmaktaydı. Yiğit, 30 Eylül 1978 tarihinde ülkede tatil yapmakta olan yabancı turistlere yönelik gerçekleştirdiği ağır saldırı ve sonrasındaki yargılama süreciyle hafızalarda yer edinmiştir. Yaşanan bu sarsıcı hadise, dönemin kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve failin adalet önünde en ağır cezayı almasıyla neticelenmiştir.
Andrea ve Verena Laube Cinayeti
Şener Yiğit, Eylül 1978'in son gününde, o dönem Türkiye sınırları içerisinde tatil yapmakta olan Avusturya Büyükelçisi'nin kızı Andrea Laube'ye yönelik cinsel saldırı girişiminde bulunarak, kendisine direnen genç kızı ve onu korumak isteyen annesi Verena Laube'yi öldürmüştür. Bu cinayetler ülkede şok etkisi yarattı. İki yabancı ülke vatandaşının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu trajik hadise, emniyet güçlerinin yoğun araştırmalarıyla hızlıca aydınlatılmış ve zanlı kısa sürede yakalanarak cezaevine gönderilmiştir.
Yargılama ve İdam Kararı
Olayın ardından mahkemeye çıkarılan Şener Yiğit, işlediği suçların ağırlığı nedeniyle Türk yargısı tarafından ölüm cezasına çarptırılmıştır. Verilen karar kısa sürede kesinleşti. Ülke tarihinde derin izler bırakan 12 Eylül Darbesi'nin ardından, askeri rejimin kararları doğrultusunda infaz süreçleri uygulanmaya başlanmıştır. Şener Yiğit, 1980 ile 1984 yılları arasında darbe yönetimi tarafından idam edilen yirmi dört adli suçludan biri olmuştur. Toplamda elli kişinin idam edildiği bu sancılı dönemde, Yiğit'in cezası da infaz edilerek hayatı son bulmuştur.