Karadeniz'in hırçın dalgalarından Avrupa'nın merkezine uzanan bir yaşam öyküsüne sahip olan Selma Koçiva, 25 Temmuz 1960 tarihinde Rize'nin Ardeşen ilçesine bağlı Tunca beldesinde dünyaya geldi. Laz kültürünü koruma ve yaşatma mücadelesinin öncü isimlerinden biri haline gelen yazar, genç yaşta adım attığı aktivizm yolculuğunu Almanya'da sürdürerek dil ve kimlik çalışmalarına yön verdi.
Gençlik Yılları ve Almanya Serüveni
Gençlik yıllarının başında, henüz 16 yaşındayken İstanbul'a yerleşen Selma Koçiva, lise öğrenimini bu metropolde tamamladı. 1978'de devrimci sosyalist gençlik hareketlerine katıldı. Bu hareketli dönemin ardından, 1979 yılında pedagoji eğitimi almak amacıyla Almanya'ya göç etti. Yaşamını halen bu ülkede sürdüren yazar, gurbette de toplumsal duyarlılığını kaybetmedi.
Kültür Mücadelesi ve Yayıncılık Faaliyetleri
Almanya'da bulunduğu dönemde kültürel kimliğini koruma arayışına giren Koçiva, 1984 yılında Parpali adlı derginin yazı kuruluna katılarak yayıncılık dünyasına adım attı. Laz halkının dili ve kültürü üzerine yoğunlaşan yazar, 1987 yılından itibaren bu alanda eserler üretmeye başladı. Pek çok sivil toplum kuruluşunda aktif görevler üstlendi.
Koçiva'nın Laz kültürüne katkı sağladığı başlıca platformlar şunlardır:
- Parpali dergisi yayın kadrosu
- Kaçkar Güney Kafkas Kültürleri ve Dilleri Derneği kurucu üyeliği
- Lazebura birliği başkanlığı
- İlk Lazca dergi olan Ogni'nin yayın kurulu üyeliği
1992 yılında Almanya'da kurulan Kaçkar Güney Kafkas Kültürleri ve Dilleri Derneği'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Laz dilini ve kültürünü geleceğe taşımak amacıyla 1998 yılında hayata geçirilen Lazebura (Laz Dili ve Kültürünü Yaşatma ve Koruma Birliği) derneğinde başkanlık görevini de başarıyla yürüttü. Ayrıca, Laz kültür tarihinin ilk süreli yayını olan Ogni dergisinin yayın kurulunda da aktif görev yaptı.
Hukuk Mücadelesi ve Edebi Mirası
Yazarın kaleme aldığı ve toplumsal gerçekliği inceleyen Lazona - Laz Halk Gerçekliği Üzerine isimli yapıtı, bazı çevrelerin hedefi oldu. İbrahim Tellioğlu tarafından ideolojik propaganda içerdiği iddiasıyla eleştirilen kitap, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi kararıyla toplatıldı. Bu eseri nedeniyle 2002 yılında bölücülük suçlamasıyla hakim karşısına çıkan Selma Koçiva, yargılandığı davadan beraat ederek çalışmalarının hukuki meşruiyetini tescilledi.