Türk askeri ve siyaset tarihinin önemli simalarından Hüseyin Selâhattin Köseoğlu, Osmanlı'nın son dönemindeki kritik cephelerden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluş sürecine kadar uzanan geniş bir yelpazede ülkesine hizmet etmiş seçkin bir şahsiyettir. 1882 yılında İstanbul'da hayata gözlerini açan Köseoğlu, hem Çanakkale ve Kafkasya cephelerinde üstlendiği komutanlık rolleriyle hem de ilk mecliste Mersin milletvekili olarak yürüttüğü yasama faaliyetleriyle milli mücadele dönemine damgasını vurmuştur. Ahmet Vehbi Bey'in oğlu olan Selâhattin Bey, gençlik yıllarından itibaren ülkenin geleceğini tayin edecek eğitim süreçlerinden geçmiştir. Nûr-u Osmaniye Mektebi ile Numune-i Terakki İbtidai Mektebi'nde okuduktan sonra Kuleli Askerî İdadisi'ne kaydolmuştur. Ardından 1896 yılında Harbiye Mektebi'ne girerek subaylık yolundaki ilk adımlarını atmıştır. İki yıl sonra piyade teğmeni olarak mezun olmuş, 1902'de ise Mekteb-i Erkân-ı Harbiye'yi başarıyla tamamlayıp kurmay yüzbaşı rütbesini almıştır.
Askeri Kariyeri ve Cephelerdeki Mücadeleleri
Selâhattin Bey, kurmaylık eğitimini tamamlamasının ardından imparatorluğun dört bir yanında kritik görevler üstlenmiştir. İlk görevi Şam'daki 5. Ordu emrinde başlamıştır. Kendisi, kariyerinin bu erken evresinde şu askeri birliklerde tecrübe kazanmıştır:
- Beyrut bünyesindeki 28. Süvari Alayı
- Mersin'de konuşlu 38. Piyade Alayı
- Halep sınırlarında yer alan 30. Sahra Topçu Alayı
Bu görevlerin akabinde, 1904 yılının Mart ayında Kolağası rütbesine terfi etmiştir. Aynı yıl Aydın Redif Fırkası kurmaylığı ve Harbiye'de öğretmen yardımcılığı yapmıştır. 1907 senesinde binbaşılığa terfi ederek Serez 121. Redif Alayı Komutanı olmuştur. Ardından Atina Askerî Ataşeliği ve Genelkurmay 3. Şube müdürlüğü gibi önemli makamlarda bulunmuştur. 1910 yılında Havran Mürettep Kuvvetler Komutanlığı görevini üstlenmiştir. 1910 yılında Osmanlı Devleti, Fransa'da düzenlenen Picardie Manevraları'nı Mustafa Kemal ile beraber yerinde takip etmesi amacıyla görevlendirerek kendisini bu ülkeye yolcu etmiştir. Balkan Savaşı sırasında Şark Ordusu ve 3. Kolordu bünyesinde kurmaylık yapmıştır. Çatalca savunması esnasında yaralanmış ve bu başarısından dolayı iki yıl kıdem zammı almıştır. 1914 yılında ise Mekteb-i Harbiye Müdür Muavini olarak atanmıştır. Birinci Dünya Savaşı başladığında Kaymakam rütbesiyle menzil müfettişliği kurmay başkanlığı görevini yürütmüştür. Çanakkale Savaşı sırasında Vehip Paşa komutasındaki 2. Kolordu ve Güney Grubu'nun kurmay başkanlığını yürüten tecrübeli asker, aynı cephede 10. Tümen Komutanı olarak da görev almıştır. 1915 yılının Aralık ayında Miralay rütbesine terfi etmiştir. Kafkasya Cephesi'nde ise 2. Kafkas Kolordusu ve 4. Kolordu komutanı olarak görev yapmıştır.
Milli Mücadele Dönemi ve Siyasi Hayatı
İşgalin hemen sonrasında Menzil Genel Müfettişi olarak tayin edilmiştir. 1919 yılının başında Harbiye Dairesi Başkanlığı koltuğuna oturmuştur. Aynı yılın Temmuz ayında Sivas'taki 3. Kolordu Komutanlığı'na atanmış ve Sivas Kongresi'ne iştirak etmiştir. İstanbul'daki Divan-ı Harb tarafından gıyaben ölüm cezasına mahkûm edilmiştir. Tüm engellemelere rağmen TBMM'nin birinci dönemi için Mersin'den milletvekili seçilmeyi başarmıştır. Mecliste yasama çalışmalarına katılan Köseoğlu, 1922 yılı sonlarında çok tartışılan bir kanun teklifi sunmuştur. Milletvekili seçilme şartlarını zorlaştıran bu öneri, meclis içinde büyük tartışmalara yol açmıştır. Teklifin, Mustafa Kemal Paşa'yı siyasetin dışında bırakmak amacıyla hazırlandığı öne sürülmüştür. Buna rağmen, vatan savunmasındaki büyük emekleri asla unutulmamıştır. Nitekim bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın takririyle İstiklâl Madalyası almaya hak kazanan yirmi beş kişiden biri olmuştur.
Askerlikten Emekliliği ve Son Yılları
Milli mücadele sonrasında tekrar orduya dönen Selâhattin Bey, aktif bir kolordu komutanlığı görevine atanma imkanının kalmadığını fark etmiştir. Bunun üzerine 1923 yılının Eylül ayında Miralay rütbesindeyken askerlikten kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır. Emeklilik hayatını doğduğu şehirde geçiren tecrübeli komutan, 6 Ekim 1949 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.
