Türkiye'nin en nüfuzlu sanayicilerinden ve Galatasaray Spor Kulübü'nün efsanevi başkanlarından biri olan Selahattin Beyazıt, 1931 yılında Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde dünyaya geldi.
İstanbul'da büyüyen ve küresel ölçekte derin siyasi bağlar kurarak Türk iş dünyasına yön veren ünlü iş insanı, 21 Ocak 2022'de İstanbul'da 91 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Beyazıt, uluslararası arenadaki güçlü dostlukları, perde arkası diplomasisi ve spordaki vizyoner adımlarıyla ülkenin yakın tarihine damga vurmuş bir figürdür.
Galatasaray Lisesi'nden 1950'de mezun olduktan sonra Cambridge Üniversitesi'nde eğitim görerek vizyonunu genişleten iş insanı, askerliğini yaptığı sırada çok iyi derecedeki İngilizcesi sayesinde son derece kritik bir tercümanlık görevine getirildi.
Yedek subaylık döneminde Amerikalı iktisatçı Max Thornburg'a tercümanlık yaparak dönemin ekonomi yönetimini yakından gözlemleme fırsatı buldu.
Dedesinin 1930'daki Ağrı Dağı isyanı sonrası sürgün listesinde yer alması üzerine, babası Mehmet Beyazıt İstanbul'a göç ederek emlak ve hayvan ticaretiyle büyük bir servet kazandı.
Babasının izinden giden Selahattin Beyazıt, sanayi hamleleriyle adını duyurdu ve Leyland kamyonları ile Shell Petrol Şirketi'nin Türkiye temsilciliklerini başarıyla yürüttü.
Kendi kurduğu Beyazıt Şirketler Grubu ile otomotiv, metal, toprak sanayisi ve armatörlük gibi sektörlerde hızla büyüdü.
1976 yılında ülkede en çok gelir vergisi veren üçüncü kişi olan başarılı sanayici, 2004 yılında ise Türk Pirelli A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi.
Küresel Elitler ve Perde Arkası Diplomasisi
Cambridge yıllarında Lordlar Kamarası Başkanı Lord Brabazon of Tara'nın hamiliğini kazanması, Beyazıt'ın hayatında dönüm noktası oldu.
Onun vasıtasıyla Bilderberg Grubu ve Mason Locası ile tanışan iş insanı, uluslararası karar vericilerle derin bağlar kurdu.
Türkiye'de 1972 ile 1992 yılları arasında yirmi yıl boyunca Bilderberg Türkiye Temsilcisi olarak görev yaptı.
Bu süreçte toplantılara katılacak Türk delegasyonunu bizzat kendisi belirledi.
O kadar etkilidir ki, İngiltere hükümetleri Ankara'ya atayacakları elçilerin güven mektuplarını sunmadan önce onun fikrini almayı adeta yazılı olmayan bir kural haline getirmişlerdi.
Özellikle 1975'te Çeşme Altınyunus'ta düzenlenen Bilderberg zirvesini kendi ısrarlı talebiyle organize eden Beyazıt; Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve NATO Genel Sekreteri Joseph Luns gibi küresel aktörleri aynı masada buluşturdu.
Bu toplantıya katılan iki kadından biri olan Muhafazakâr Parti Lideri Margaret Thatcher ile yakın dostluğu, İngiliz siyasetçinin başbakanlık yolunu açtı.
İngiltere'nin eski kadın başbakanına 'Magy' diye hitap edecek kadar samimi olan Beyazıt, İngiliz Kraliyet Ailesi ile randevusuz görüşebilen çok az isimden biriydi.
Hiç evlenmeyen yakın dostu ve diplomat Muharrem Nuri Birgi ise vefat ettiğinde tüm servetini ona miras bıraktı.
Bu nüfuzlu koltuğu 1992'de Suna Kıraç'a devretti.
Adnan Menderes'in kısa süre özel kalem müdürlüğünü yapmasına karşın, aktif siyasete girmeyi hiçbir zaman istemedi.
Menderes ve Süleyman Demirel'in milletvekilliği tekliflerini kararlılıkla reddetti.
Galatasaray'da Kupalarla Örülen Tarih
İş dünyasındaki dehasını spor yöneticiliğine de taşıyan Selahattin Beyazıt, sarı-kırmızılı camiada 1969-1973 ve 1975-1979 yılları arasında iki farklı dönemde başkanlık yaptı.
Bu süre zarfında futbol takımı tam dokuz büyük kupa kazanarak tarih yazdı.
Onun döneminde ulaşılan başarılar şunlardır:
- 3 kez Türkiye Ligi Şampiyonluğu
- 2 defa Cumhurbaşkanlığı Kupası
- 2 Federasyon Kupası ve 2 TSYD Kupası
İngiltere'den getirdiği ünlü teknik adam Brian Birch ile üst üste üç lig şampiyonluğu yaşayarak taraftarın gönlünde taht kurdu.
Bu öngörülü hamlesi kulübün geleceğini tamamen değiştirdi.
1971 yılında 100 bin TL ödeyerek bu araziyi kulübe kazandırdığında ağır eleştirilere maruz kaldı.
Ona yöneltilen tepkilere kulak asmayarak kulübün geleceğini güvence altına alacak olan devasa bir gayrimenkul mirası bıraktı.
Galatasaray camiası bu büyük vefayı unutmayarak Galatasaray Üniversitesi'ndeki alt geçide onun adını vermiştir.
Selahattin Beyazıt, Sedat Eroğlu'nun kızıyla evlenmiş ve bu birliktelikten Murat adında bir oğlu dünyaya gelmiştir.
Yılın büyük kısmını yurt dışında geçiren ve küresel elitler arasında sessizce hareket eden bu nüfuzlu diplomat-iş insanı, arkasında Türk sporuna ve iş dünyasına kazandırdığı unutulmaz eserler bıraktı.
