Türk askeri tarihinin en kritik dönemeçlerinden biri olan Çanakkale Cephesi'nde, Gelibolu'ya çıkarma yapan düşman kuvvetlerine karşı ilk direnişi örgütleyen isimlerin başında Mehmet Şefik Aker gelmektedir. 1877 yılında Kesriye'de dünyaya gözlerini açan bu cesur komutan, vatan savunmasında üstlendiği tarihi rollerle adını altın harflerle yazdırmıştır. Harbiye sıralarından başlayarak ömrünü cephelerde geçiren Aker, 6 Şubat 1964'te İstanbul'da vefat edene dek askeri disiplini ve kahramanlığıyla tanınan sembol bir şahsiyet olmuştur. Onun askeri dehası, özellikle 1915 yılında Arıburnu kıyılarında vatan topraklarını müdafaa ederken sergilediği kararlılıkla kendini göstermiştir.
Harbiye'den Çanakkale Siperlerine Uzanan Yolculuk
Mehmet Şefik Bey, askerlik mesleğine adım atmak amacıyla 28 Mayıs 1894'te Harp Okulu kapısından içeri girdi. Buradaki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra, 17 Ağustos 1896 tarihinde teğmen rütbesiyle ordu saflarına katıldı. Mezuniyetinin hemen ardından patlak veren 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, genç subay için ilk büyük askeri deneyim oldu. Gösterdiği gayretlerle rütbeleri hızla yükselen Aker, 8 Mart 1900 tarihinde yüzbaşılığa terfi etti. Ardından, takvimler 18 Temmuz 1908'i gösterdiğinde binbaşı rütbesini apoletlerine taktı. Binbaşı rütbesiyle görev yaptığı dönemde, imparatorluğun en zorlu savaşları olan Trablusgarp ve Balkan Savaşları'nda aktif olarak cephelerde çarpıştı.
Bu yoğun cephe deneyimlerinin ardından Şefik Bey, Şubat 1914'te Çanakkale bölgesinde konuşlu bulunan 9. Tümen bünyesindeki 25. Alay'ın 3. Tabur komutanlığına getirildi. Aynı yılın ekim ayında ise askeri hayatında dönüm noktası olacak 27. Alay komutanlığı görevine atandı. Bu önemli atamanın hemen sonrasında, 29 Kasım 1914 tarihinde yarbay (kaymakam) rütbesine yükseltildi. Artık o, Çanakkale Boğazı'nı savunacak en kritik birliklerden birinin başındaydı.
Arıburnu Direnişi ve Mustafa Kemal ile Omuz Omuza
Çanakkale Savaşı'nın kaderini tayin eden en büyük çarpışmalar, 24 Nisan 1915 gecesi Gelibolu Yarımadası'na yapılan düşman çıkartmalarıyla başladı. ANZAC birliklerinin Arıburnu kıyılarına ayak bastığı o kritik sabah, karşılarında Şefik Bey'in sevk ve idare ettiği 27. Alay'ı buldular. Düşmanın sayıca üstünlüğüne rağmen amansız bir savunma hattı kuran alay, işgalcilerin ilerleyişini ilk saatlerde durdurmayı başardı. Şefik Bey, emrindeki kahraman askerlerle birlikte bölgede günlerce süren kanlı çarpışmalara bizzat öncülük etti.
Ağustos ayına gelindiğinde Çanakkale Cephesi'ndeki komuta kademesinde önemli bir nöbet değişimi gerçekleşti. Mustafa Kemal Paşa'nın 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanlığı'na atanması üzerine, ondan boşalan 19. Tümen komutanlığı görevi Şefik Bey'e devredildi. Bu zorlu görevi layıkıyla yürüten deneyimli asker, bir yıl sonra Ağustos 1916'da Galiçya Cephesi'ne sevk edilen 15. Kolordu bünyesinde yine 19. Tümen komutanı olarak vatan savunmasını sürdürdü. Cephedeki üstün başarıları neticesinde 14 Aralık 1916 tarihinde miralay (albay) rütbesine terfi ettirildi.
Aker'in liderlik ettiği başlıca askeri birlikler ve üstlendiği önemli cepheler şunlardır:
- 27. Alay Komutanlığı: Çanakkale Savaşları sırasında Arıburnu bölgesinde düşmanı ilk karşılayan öncü birlik.
- 19. Tümen Komutanlığı: Mustafa Kemal Bey'in ardından üstlendiği ve Galiçya Cephesi'nde de sürdürdüğü tümen liderliği.
- 57. Tümen Komutanlığı ve Menderes Grubu: İzmir Güney Cephesi'nde sergilediği bölgesel savunma yönetimi.
- Takip Müfrezesi Komutanlığı: Anadolu'daki iç isyanların bastırılmasında üstlendiği kritik asayiş görevi.
Milli Mücadele Dönemi ve Son Görevleri
Miralay Şefik Bey, Mondros Mütarekesi sonrasında vatanın işgal edilmesine sessiz kalmadı. Nitekim 19 Mayıs 1919 tarihinde, 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa'nın maiyetinde Anadolu'ya geçen çekirdek kadroda yer aldı. Anadolu'da başlayan bağımsızlık ateşine katılan Aker, Ağustos 1920'de patlak veren Konya Ayaklanması'nı bastırmak üzerine kurulan Takip Müfrezesi'nin başına getirildi. Ayrıca, milli mücadelenin en hassas operasyonlarından biri olan Antalya bölgesinde İtalyanlardan silah ve mühimmat tedarik edilmesi işlerini başarıyla koordine etti.
Cumhuriyetin kuruluşuna giden yolda askeri tecrübesiyle yön veren Şefik Bey, sırasıyla şu görevleri icra etti. 1 Mart 1921 tarihinde 6. Tümen Komutanlığı, 14 Haziran 1921'de Antalya ve Havalisi Komutanı, 24 Kasım 1921'de ise 7. Tümen Komutanlığı görevlerini yürüttü. Bunların yanı sıra Konya Divan-ı Harb-i Mahsusi Başkanlığı ve Elazığ Asker Alma Kurulu Başkanlığı gibi kritik bürokratik görevleri de üstlendi. Askerlik hayatına sığdırdığı onlarca savaştan sonra 25 Şubat 1931 tarihinde emekliye ayrılan kahraman albay, ömrünü son yıllarını sakin bir şekilde geçirdi ve 1964 yılında aramızdan ayrıldı.
