Zümrezade Ahmet Şakir adıyla tanınan Şakir Zümre, 1885 yılında Bulgaristan'ın Varna şehrinde dünyaya geldi. Türkiye'nin ilk özel askeri silah fabrikasını kuran sanayici, Kurtuluş Savaşı'nda cepheye sağladığı lojistik desteklerle tanınır. Bağđmsızlık mücadelesinin zaferle sonuçlanmasının ardından, 1925 yılında İstanbul Haliç Karaağaç mevkisinde kurduğu büyük sanayi tesisiyle ülkenin askeri alandaki bağımsızlığına büyük katkılar sundu. Vizyoner kişiliğiyle öne çıkan isim, hem siyasi hem ticari başarılarıyla Türk sanayi tarihinin en önemli figürlerinden biri haline geldi.
Cenevre'den Dobriç'e Eğitim ve Ticaret Yılları
Ahmet Bey ile Hesna Hanım'ın oğlu olan Şakir Zümre, eğitim hayatına Varna'da başlayarak ilk ve ortaokulu bitirdi. 1905 yılında İsviçre'deki Cenevre Lisesini, 1908'de ise Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirerek yükseköğrenimini tamamlamıştır. Kendisi, Bulgaristan Türkleri arasında Cenevre'de eğitim gören ilk Türklerden biri olma ünvanına sahiptir. Dobriç ilinin Balçık ilçesinde avukatlık yaptı. Burada ticaret hayatına da adım attı. Bulgaristan-Romanya sınır bölgesinde savunma ham maddeleri ticaretine yönelerek bu stratejik sektöre ilgisini artırdı. Girişimci, 1912 yılında Varna şehrinde Zeliha Hanım ile evlendi. Bu evlilikten 1913 yılında Remziye adında bir kızı ve ilerleyen dönemde Ahmet Hüsnü Humbaracıbaşı adında bir torunu dünyaya geldi. İlk eşi Zeliha Hanım 1947 yılında hayatını kaybetti. Başarılı iş insanı, Hatice Ataca Zümre ile ikinci evliliğini yaptı. Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak teyzesinin oğluydu.
Sobranya Mebusluğu ve Milli Mücadele Yılları
Bulgaristan meclisi Sobranya'da Varna mebusu seçilerek Türk azınlığın meşru haklarını meclis kürsüsünde kararlılıkla savundu. 1913'te Sofya'da ataşemiliterlik görevini yürüten Yarbay Mustafa Kemal Bey ile burada tanışarak köklü ve samimi bir dostluk kurdu. Bulgaristan'ın Birinci Dünya Savaşı'na Osmanlı Devleti safında katılması yönündeki kararda oldukça etkili bir rol üstlendi. Mondros Mütarekesi sonrasında, Bulgaristan'ı Türkiye lehine savaşa sokmakla suçlanıp tutuklanarak yedi ay boyunca cezaevinde kaldı. Ülkedeki iktidar değişimi sayesinde özgür kalınca, Anadolu'da başlayan bağımsızlık savaşı için Bulgaristan'da çeşitli gizli faaliyetler yürüttü. Bulgaristan sınırlarındaki askeri atölyelere büyük finansal, lojistik ve iş gücü yardımları sağlayarak mühimmat üretimini destekledi. Bu yeraltı atölyelerinde modern teknolojiyle üretilen silahlar, Anadolu ve Batı Trakya'daki milli kuvvetlere ulaştırıldı. Makedonya İhtilal Cemiyeti üyeleri ile ortaklaşa çalşarak Batı Trakya'da Türk devleti kurulması yönünde üstün gayret sarf etti. Mudanya Mütarekesi yıllarında İstanbul'da iş hayatına atılarak bir sanayi kuruluşu kurma planları yaptı. 1923 yılında ailesiyle birlikte Türkiye'ye taşındı. Vatanın kurtuluşuna sağladığı benzersiz katkılar dolayısıyla devlet tarafından değerli bir İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.
Milli Savunma Sanayisinin Kuruluşu ve Ürün Gamı
Şakir Zümre, 1925 yılında Haliç Karaağaç mevkisinde cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün onayıyla ülkenin ilk özel askeri fabrikasını kurdu. "Zümrezade Ahmet Şakir ve Ortakları" unvanlı "Türk Sanayii Harbiye ve Madeniye Fabrikası", özel sektörün savunma alanındaki ilk büyük girişimiydi. İlk dönemde Bulgaristan'dan getirilen yabancı teknik ekip görev yaparken, 1930'lu yıllarda onların yerini fabrikada yetişen yerli işçiler aldı. Fabrikada Türk Hava, Kara ve Deniz kuvvetlerinin tüm askeri ihtiyaçlarına yönelik geniş kapsamlı seri üretim gerçekleştiriliyordu. İşletmenin geniş askeri üretim yelpazesinde şu ürünler öne çıkıyordu:
- 100 kg, 300 kg, 500 kg ve 1000 kg ağırlığındaki uçak bombaları ve yangın bombaları,
- Deniz kuvvetleri için tasarlanan ilk yerli denizaltı su bombaları,
- Ateşli silahlar, el bombaları, mayınlar ve çeşitli askeri fişekler.
Cumhuriyet tarihinde 1 Ocak 1934 yılındaki ağırlık ölçü dönüşümüyle okka ve dirhemden kilogram sistemine geçilince, Zümre'nin işletmesi bronzdan binlerce standart yeni tartı aleti üreterek bu büyük devrime öncülük etti. Girişimci, soba ve tarım aletleri imalathanesiyle birlikte Mermer Sınai ve Ticari Zümreler Türk Anonim Şirketi'ni de kurarak faaliyetlerini çeşitlendirdi. İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu yokluk yıllarında Türk ordusuna aralıksız mühimmat sağlayan işletme; Yunanistan, Bulgaristan, Polonya, Mısır, Ürdün ve Suriye gibi birçok ülkeye yoğun ihracat gerçekleştirerek ülke ekonomisine katkı sağladı.
Tarihi Fabrikanın Sivil Sektöre Geçişi ve Son Yılları
İkinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle ABD'nin başlattığı askeri mühimmat yardımları, yerli fabrikadaki üretim ihtiyacını tamamen sona erdirdi. Şakir Zümre, 1952-1953 yıllarında tesislerini sivil ihtiyaçlara yönlendirerek askeri imalatı tamamen durdurdu. Bu zorunlu dönüşümün ardından ürettiği son derece yüksek kaliteli Şakir Zümre marka döküm kuzine sobaları ile Türkiye İş Bankası'nın meşhur metal kumbaraları toplumsal yaşamın ve evlerin unutulmaz simgeleri haline geldi. Türk sanayisinin can damarı olan bu büyük üretim merkezi, kurucusunun vefatının ardından 1970 yılında kapılarını tamamen kapattı. Siyaset alanında da çalşan Zümre, 1950 yılı genel seçimlerinde CHP İstanbul milletvekili adayı olduysa da meclise girmeye hak kazanamadı. Aktif siyasi hayattan tamamen uzak durdu. Ülke ekonomisini yönlendiren 1948 Türkiye İktisat Kongresi'ne katılarak sanayicilerin haklarının iyileştirilmesi için çalşmalarda bulundu. Fransızca ve Bulgarcayı üst düzeyde konuşan girişimci, Türk Sanayi Birliği'nde ikinci başkan olarak önemli sorumluluklar üstlendi. İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere birçok mesleki kuruluşa üyeydi. Cumhuriyet dönemi sanayisinin koca çınarı, 16 Haziran 1966 tarihinde 81 yaşındayken İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
