Tam adı Heinrich Rudolf Hertz olan Alman fizikçi, 22 Şubat 1857 tarihinde Hamburg'da dünyaya gelerek bilim dünyasının seyrini değiştirecek adımları henüz çocuk yaşta atmaya başlamıştı. Modern kablosuz iletişim teknolojilerinin kapısını aralayan dahi bilim insanı, elektromanyetik dalgaların varlığını deneysel olarak kanıtlayıp radyo, televizyon ve radarın icadına giden yolu tek başına aydınlatarak bilim tarihine ismini altın harflerle yazdırdı. Henüz 37 yaşındayken, 1 Ocak 1894'te Bonn kentinde yaşama gözlerini yuman Hertz, dalgaların ışık hızında yayıldığını göstererek fizik dünyasında devrim yarattı.
Dehanın İlk Adımları ve Eğitimi
Gustav Ferdinand Hertz adında, sonradan Hıristiyanlığa geçen hukukçu bir baba ile Anna Elizabeth'in oğlu olan Heinrich, Hamburg'da büyüdü. Babası sonradan Hıristiyanlığa geçmişti. Annesi ise Frankfurtlu doktor Pfefferkorn'un kızıydı. Aile içindeki entelektüel hava, babasının 1887'de hukuk idaresinin başına geçmesiyle daha da pekişti. Genç Heinrich, 1875 yılında özel bir okulda aldığı yoğun eğitimin ardından üniversiteye giriş kapısı olan Abitur sınavını okul birincisi olarak tamamladı. Fizik laboratuvarlarına giden yolda, ailesinin atölyesinde mekanik araçlar üreterek pratik el becerisini geliştirdi. Arapça öğrenmeye de gayret etti. Bu çaba onun geniş entelektüel merakını yansıtıyordu.
Mühendislik deneyimini artırmak için önce Frankfurt'a giden Hertz, 1876-1877 yıllarında Berlin Demiryolu Alayı bünyesinde askerlik görevini yerine getirdi. Münih Üniversitesi'nde geçirdiği bir yılın ardından akademik kariyer yapma kararını kesinleştirdi. Bilimsel çalışmalarını derinleştirmek amacıyla Berlin Üniversitesi fizik laboratuvarına adım attı. Burada Profesör Herman von Helmholtz ile yolları kesişti. Helmholtz ile birçok ortak çalışma yürüttüler. Doktorasını 1880 yılında tamamladı. Üç yıl boyunca hocasının asistanlığını yapan dahi fizikçi, 1883'te Kiev Üniversitesi bünyesinde teorik fizik dersleri vermeye başladı. Kiev'deki yetersiz laboratuvar imkanlarına rağmen teorik alanda ufkunu genişletmeye devam etti.
Elektromanyetik Dalgaların Keşfi ve Bilimsel Devrim
Henüz 28 yaşındayken, 1885 yılında Karlsruhe Yüksek Teknik Okulu ve Bonn Üniversitesi bünyesinde fizik profesörü oldu. Burada Elizabeth Doll ile evlendi. Elizabeth, üniversitedeki bir profesörün kızıydı. Bu mutlu evlilikten Johanna ve Mathilda adında iki kızı dünyaya geldi. Karlsruhe Üniversitesi'ndeki ilk zamanlarında elektriksel fenomenler ve teçhizatlar üzerine yoğunlaşan başarılı fizikçi, metal yüzeylerden elektron koparan ültraviyole radyasyonu inceleyerek daha sonra fotoelektrik etki olarak adlandırılacak yapıyı keşfetmeyi başardı. Bu büyük buluşun temelini atsa da araştırmalarını derinleştirmeyip detayları diğer araştırmacılara bıraktı.
Esas devrimsel adımını 1888 yılında, laboratuvar köşesinde sarmal bir bobin ve kondansatör kullanarak elektromanyetik dalgaları üretmeyi başardığında attı. Nicholas Callan'ın icat ettiği indüksiyon bobinini cam ve porselen yalıtkanlarla geliştirerek daha güçlü bir Ruhmkorff bobini elde etti. Bu yüksek gerilimli transformatör sayesinde uyardığı osilatörden yayılan dalgaları, birkaç metre ötedeki rezonatör yardımıyla saptadı. Kendi adıyla anılan bu "Hertz dalgaları", günümüzde hayatımızın merkezinde yer alan radyo dalgalarının ta kendisiydi.
Hertz, gerçekleştirdiği titiz deneylerle bu dalgaların tıpkı ışık gibi yansıdığını, kırılabildiğini ve polarize olabildiğini kanıtladı. James Clerk Maxwell'in sadece teoride kalan elektromanyetik alan teorisini pratikte ispatlayarak fizik dünyasındaki en büyük taşları yerine oturttu. Alpler'de dinlenirken Hertz'in makalesini okuyan genç Guglielmo Marconi, bu görünmez elektromanyetik dalgaların sinyal iletmek için kullanılabileceğini fark ederek İtalya'ya dönmüş ve kablosuz haberleşme teknolojisinin temellerini atmıştır.
Erken Veda ve Sonsuz Miras
Bilim dünyasına sığdırdığı devasa başarılara rağmen, Rudolf Hertz'in ömrü ne yazık ki oldukça kısa sürdü. Hastalık onu 1892 yazında buldu. Yakalandığı kemik hastalığı, onun üretken bedenini hızla güçsüz bıraktı. Henüz 37 yaşındayken, 1 Ocak 1894 tarihinde Almanya'nın Bonn kentinde yaşama gözlerini yumdu.
Geride bıraktığı kederli ailesi, radyo şirketlerinin bağışları sayesinde ayakta kalmaya çalışırken, Hertz'in makaleleri üç cilt halinde İngilizceye çevrildi. Bilim tarihine altın harflerle kazınan çalışmaları şu eserlerde toplandı:
- Electric Waves (1893)
- Miscellaneous Papers (1896)
- Principles of Mechanics (1899)
Bugün alternatif akımın saniyedeki salınım birimi olan Hertz (Hz) terimi, onun adını sonsuza dek yaşatmaya devam etmektedir. İnsanlığın göremediği ama hayatı kolaylaştıran o gizemli dalgalar, onun eşsiz dehasının tüm dünyaya bıraktığı en büyük mirastır.
