Alman bir ailenin çocuğu olarak 18 Mart 1858'de Paris'te dünyaya gelen Rudolf Christian Karl Diesel, ağır petrol yağlarını sıkıştırılmış sıcak havayla buluşturarak geliştirdiği devrim niteliğindeki motorla sanayinin seyrini değiştiren dahi bir mühendis ve mucittir. Sanayi devriminin bu unutulmaz ismi, 29 Eylül 1913 tarihinde İngiltere'ye doğru yol alırken gizemli bir şekilde hayatını kaybetmiştir. Onun icadı sanayi çarklarını hızlandırdı.
Savaşın Gölgesinde Başlayan Eğitim Yılları
Fransa ile Prusya arasındaki savaşın 1870 yılında patlak vermesiyle birlikte, henüz on iki yaşındaki genç Rudolf ailesiyle birlikte İngiltere'ye göç etmek ve hayatını tamamen değiştirecek yeni bir döneme adım atmak zorunda kaldı. Savaşın son bulmasıyla beraber genç Rudolf, akrabalarının yanına, Almanya'ya gönderildi. Augsburg kentinde ilkokula adımı atan gencin amcası, onun eğitim hayatında kritik bir rol üstlendi. Almanya'da kendisini karşılayan matematik öğretmeni amcası, genç Rudolf'a yabancısı olduğu bu yeni topraklarda hem Almanca dil dersleri verdi hem de onun matematik alanındaki yeteneğini geliştirmesini sağladı. Henüz on dört yaşındayken geleceğini şekillendiren Rudolf, mühendis olma arzusunu ailesine yazdığı mektupla bildirdi. Başarılı çalışmaları sayesinde 1873 yılında Augsburg endüstri okuluna burslu olarak kabul edilmeyi başardı. Ancak 1879'da yakalandığı amansız tifo hastalığı, eğitimine zorunlu bir ara vermesine yol açtı. İyileşme sürecinde İsviçre'ye giderek bir makine firmasında mekanik pratik yaptı. 1880 yılında okuluna dönen bu yetenekli genç, öğrenimini birincilik derecesiyle tamamlamayı başardı.
Karl von Linde ile Kesişen Yollar ve İlk Patlama
Mezuniyetinin ardından doğduğu şehir olan Paris'e dönen Diesel, burada profesör Karl von Linde ile çalışmaya başladı. Modern soğutma ve buz tesisinin kuruluşuna yardım eden genç mühendis, kısa sürede bu tesisin yöneticiliğine getirildi. Ayrıca 1879 yılında İsviçreli bir makine üreticisi olan Sulzer Kardeşler'in bünyesine katılarak tecrübe kazandı. Berlin'e 1890 yılında taşınan Rudolf Diesel, Karl von Linde'nin makinelerinin üretildiği Baron Maurice de Hirsch'in firmasında görev aldı. Bu dönemde özellikle buhar makineleri üzerindeki teknik çalışmalarına yoğunlaştı. Buhar makineleri üzerinde çalışırken amonyak buharı kullanan yenilikçi bir motor icat eden Diesel, bu makinenin ilk çalıştırma denemesinde meydana gelen şiddetli patlama nedeniyle neredeyse hayatını kaybediyor ve aylarca hastanede tedavi görüyordu. Fakat bu tehlikeli kaza, onun yenilikçi fikirler üretme konusundaki azmini kırmaya yetmedi. Gottlieb Daimler ile Karl Friedrich Benz'in 1887'de otomobil motorunu icat etmeleri, Diesel için yeni bir dönüm noktası oldu. Fizikçi Linde'nin soğutma teknolojisindeki termodinamik teorileri pratik hayata dökmek isteyen araştırmacı, kendi adıyla anılacak motorun temellerini attı.
Dizel Motorun Doğuşu ve Sanayideki Yükselişi
Rudolf Diesel, özel hayatında da düzenli bir aile yaşantısına sahipti. 1883 yılında Martha Flasche ile hayatını birleştiren mucidin üç çocuğu dünyaya geldi:
- Rudolf Diesel Jr. (d. 26 Kasım 1884)
- Heddy Diesel (d. 15 Ekim 1885)
- Eugen Diesel (d. 3 Mayıs 1889)
1885 yılında Paris'te özel bir laboratuvar kurdu. İçten yanmalı motor tasarımlarının patentini nihayet 1892 yılında almayı başardı. Ertesi yıl yayımladığı Theorie und Konstruction Eines Rationellen Wörmemotor adlı kitabında yüksek duyarlılıklı motorunun kuramsal çerçevesini çizdi. Dönemin meslektaşlarından yoğun eleştiriler alsa da inancını yitirmeyerek projesini sürdürdü. Nürnberg kentinde ünlü sanayici Krupp ile ortaklık kurarak ilk işlevsel prototipi imal etmeyi başardı. 1893 yılının Ağustos ayında Augsburg'a gelerek MAN A.G. bünyesinde üç metre yüksekliğinde, silindirli ve düzentekerli devasa bir düzenek kurdu. Mucidin "Atmosferik Gaz Motoru" ismini verdiği bu sistem, eski buhar motorlarının tahtını sallamaya başladı. Yeni motor mekanizmasını 1896 yılında tanıtan Diesel, kısa sürede tüm dünyadan yoğun siparişler almaya başladı. Geliştirilen bu sistemler birçok endüstriyel alanda standart güç kaynağı haline geldi:
- Gemiler
- Elektrik santralleri
- Pompalar
- Rafineriler
1908 yılına gelindiğinde ise Diesel, İsviçreli Saurer firması teknisyeniyle birlikte dakikada sekiz yüz devir yapan motoru çalıştırmayı başardı.
Teknolojik Devrim ve Sır Dolu Bir Veda
Dizel motorun en büyük avantajı, sıkıştırılmış sıcak havanın içine püskürtülen ucuz ve ağır yakıtların yanması esnasında açığa çıkan yüksek verimdi. Bu sistemde silindire giren hava yüksek oranda sıkıştırılarak sıcaklığı beş yüz derecenin üzerine çıkarılmaktaydı. Piston üst noktaya vardığında yakıt silindire enjekte ediliyor ve karışım kendiliğinden ateşleniyordu. Mazotun seksen dereceden itibaren tutuşma özelliği, benzinli motorlara kıyasla yangın riskini ciddi oranda azaltıyordu. Ayrıca bu yenilikçi motorlar bitkisel yağlar dahil pek çok farklı yakıt türüyle de çalışabiliyordu. İlk örneği 1892'de geliştirilen bu teknoloji, 1898 yılından sonra Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da da yaygın şekilde üretilmeye başlandı. Yeni motorlar hızla tüm dünyaya yayıldı. Önceleri devasa hacmi nedeniyle yalnızca sanayi tesislerinde tercih edilirken, zamanla deniz ve kara taşıtlarında da kendine geniş bir yer buldu. Bu motorların kalbini oluşturan temel mekanik parçalar ise şunlardır:
- Hava giriş ve çıkışını denetleyen supaplar
- Pistonlar
- Kam ve krank milleri
- Enerji çevriminin gerçekleştirdiği silindirler
Elde edilen muazzam başarıların ortasında Rudolf Diesel, 29 Eylül 1913 gecesi trajik bir sonla karşılaştı. İngiliz Kraliyet Donanması'nın resmi davetlisi olarak Londra'ya gitmek amacıyla Hamburg limanından Dresden isimli vapura binen dahi mucit, Manş Denizi geçildiği esnada esrarengiz biçimde ortadan kaybolarak ardında büyük sırlar bıraktı. Daha sonra anlaşıldı ki ünlü mühendis, vefat edeceği o tarihi bir gün öncesinden kendi günlüğüne bizzat not düşmüştü. Sır dolu bu ölümün intihar mı yoksa karanlık bir cinayet mi olduğu sorusu günümüzde bile cevabını bulamamıştır.
