Türk hukuk dünyasının en saygın isimlerinden biri olan Prof. Dr. Ahmet Rona Serozan, 15 Haziran 1942 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Ömrünü adalete, bilime ve hukukçu yetiştirmeye adamıştı. Yetmiş altı yıllık yaşamına sığdırdığı başarılarla tanınan ünlü akademisyen, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı'nda 42 yıl görev yaptı. Bu süre zarfında binlerce öğrencinin mesleki gelişimine yön verdi. Değerli medeni hukukçu, 6 Kasım 2018 tarihinde doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat etti.
Gençlik Yılları ve Almanya'da Akademik Başlangıç
Rona Serozan, babası Sami Serozan ile Alman asıllı annesi Maide Serozan'ın evladı olarak İstanbul'da büyüdü. Eğitim hayatındaki disiplinli duruşunu erken yaşlarda göstermeye başladı. Ortaöğrenimini ve lise eğitimini kentin prestijli okullarından Nişantaşı İngiliz Erkek Lisesi'nde başarıyla tamamladı. Buradan mezun olduktan sonra, 1960 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yükseköğrenimine adım attı. Derslerindeki üstün başarısı sayesinde, 1964 yılında fakülteden pekiyi derecesiyle mezun oldu. Hukuk eğitimine olan tutkusu, onu mezuniyetinin hemen ardından yurt dışına yönlendirdi.
Genç hukukçu, 1964 yılının Kasım ayında doktora çalışmalarını yürütmek üzere Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'ne gitti. Burada derinlikli akademik araştırmalar gerçekleştirdi. Hazırladığı 'Die Überwindung der Rechtsfolgendes Formmangels im Rechtsgeschäft nach deutschem, schweizerischem und türkischem Recht' başlıklı Almanca teziyle dikkat çekti. Bu tezi başarıyla savunarak 1967 yılında hukuk doktoru unvanını elde etti. Yurt dışındaki bu kıymetli deneyim, onun gelecekteki parlak akademik kariyerinin temel taşını oluşturdu.
Akademik Yükseliş, Darbe Dönemi ve Hukuk Mücadelesi
Doktora derecesini alarak vatana dönen Rona Serozan, 1967 yılında mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde göreve başladı. Medeni Hukuk kürsüsünün saygın isimlerinden Prof. Dr. Selahattin Sulhi Tekinay'ın asistanı olarak akademik hayatına ilk adımını attı. Kürsüde gösterdiği özverili çalışmalar ve hukuki analiz yeteneğiyle kısa sürede kendini kabul ettirdi. Takvimler 1974 yılını gösterdiğinde, 'Sözleşmeden Dönme' başlıklı teziyle doçentlik unvanını kazandı. Bu çalışması, Türkiye'de borçlar hukuku alanında önemli kaynak kitaplardan biri haline gelecekti.
Doçentlik sonrasında çalışmalarına ara vermeden devam eden Serozan, 1980 yılında profesörlük kadrosuna başvuruda bulundu. Başvurusu için hazırladığı ve medeni hukuk dünyasında geniş yankı uyandıran eseri 'Sağlararası İşlem Yoluyla Ölüme Bağlı Kazandırma' adını taşıyordu. Fakat o dönemin gerilimli siyasi iklimi, bu hak edilmiş yükselişin önüne bir set çekti. Siyasi atmosferin etkisiyle profesörlük kadrosuna geçiş başvurusu kabul edilmedi. Engeller bununla da sınırlı kalmayacaktı.
1980 askeri darbesinin ardından üniversitelerde yoğun tasfiyeler yaşandı. Serozan da 1982 yılında, antidemokratik 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu kapsamında üniversitedeki görevinden haksız yere uzaklaştırıldı. Akademiden koparılan tecrübeli hukukçu, inandığı adalet kavramını bu kez mahkeme salonlarında savunmaya karar verdi. 1982 ile 1988 yılları arasında aktif olarak serbest avukatlık yaptı. Aynı zamanda üniversiteye geri dönebilmek amacıyla büyük bir hukuki mücadele başlattı. Açtığı dava tam altı yıl sürdü. Sonunda Türk yargısı, Danıştay kararı ile bu haksızlığa son verdi. Serozan, Danıştay kararıyla hak ettiği 'profesör' unvanını kazanarak kürsüsüne muzaffer bir şekilde geri döndü.
Kürsüye Muhteşem Dönüş ve Son Yılları
1988 yılındaki o tarihi dönüşün ardından Serozan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki görevini 21 yıl boyunca aşkla sürdürdü. Yaş haddinden emekli olduğu 15 Haziran 2009 tarihine kadar kürsüdeki yerini korudu. Onun dersleri, sadece kuru birer kanun anlatımı değil, öğrencilere sorgulayıcı bakış açısı kazandıran entelektüel fırtınalardı. Resmi olarak emekliye ayrılması, onun üretkenliğini asla azaltmadı. Emekliliğinin hemen ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak göreve başladı. Bilgi çağının hukukçularını yetiştirmek adına enerjisini ve bilgisini buradaki genç beyinlere aktarmaya devam etti.
Akademik sorumluluklarının yanı sıra pratik hukuk alanında da etkin roller üstlendi. TOBB Tahkim Divanı bünyesinde hazırlanan Hakem Listesinde yer alarak ticari uyuşmazlıkların çözümünde adalet dağıttı. Ömrünün son günlerine kadar kalemini ve kürsüsünü bırakmayan bilge hoca, 6 Kasım 2018'de İstanbul'da son nefesini verdi. Vefatı tüm hukuk camiasını derin bir yasa boğdu. Değerli hocanın naaşı, 8 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen törenlerin ardından Edirnekapı Şehitliği'ndeki aile kabristanında ebedi istirahatgahına tevdi edildi.
Rona Serozan'ın Yaşam ve Kariyer Dönüm Noktaları
- 15 Haziran 1942: İstanbul'da Sami ve Maide Serozan'ın oğlu olarak dünyaya geldi.
- 1960: Nişantaşı İngiliz Erkek Lisesi'nden mezun olarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.
- 1964: Hukuk fakültesini pekiyi dereceyle tamamladı ve Tübingen Üniversitesi'nde doktorasına başladı.
- 1967: Tübingen Üniversitesi'nden hukuk doktoru derecesi aldı ve İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak çalışmaya başladı.
- 1974: 'Sözleşmeden Dönme' isimli teziyle doçentlik unvanını kazandı.
- 1980: 'Sağlararası İşlem Yoluyla Ölüme Bağlı Kazandırma' isimli profesörlük tezini sundu.
- 1982: 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu gereğince üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı.
- 1982 - 1988: Akademiden uzak kaldığı bu dönemde serbest avukatlık yaptı.
- 1988: Açtığı hukuk mücadelesini kazanarak Danıştay kararıyla profesör kadrosuyla görevine iade edildi.
- 15 Haziran 2009: Yaş haddi dolayısıyla İstanbul Üniversitesi'nden emekli oldu.
- 2009 - 2018: İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak ders vermeye devam etti.
- 6 Kasım 2018: İstanbul'da vefat etti ve Edirnekapı Şehitliği'ndeki aile kabristanına defnedildi.