Mehmet Baskak adıyla da bilinen Parti Pehlivan, Makedonya dağlarından Anadolu'ya uzanan mücadele dolu bir ömrün kahramanıdır. O, vatanın kurtuluşu için er meydanlarından cephelere koşmuştur. 1868 ya da 1872 yıllarında Aşağı Cuma kasabasında dünyaya gelen kahraman, küçük yaşta memleketinde çok sevilen güreş sporuyla ilgilenmeye başladı. Güreş müsabakalarında gösterdiği üstün yetenek ve kazandığı büyük ödüller sayesinde çevresinde Parti Pehlivan lakabıyla anılmaya başlandı. Makedonya sınırlarında güreştiği dönemde yerel bir Rum'u öldürmesi, onun hayat çizgisini tamamen değiştirerek dağlara çıkmasına yol açtı. Yıllarca dağlarda Bulgar ve Yunan çetelerine karşı kendi halkını korumak için silahlı mücadele yürüttü. Dönemin padişahı II. Abdülhamid'in yönetim tarzına karşı muhalif Hristiyan gruplarla geçici ittifaklar kurdu. Kısa süre sonra cemiyetin Serez şubesine üye oldu. Makedonya'daki başarılı komitacılık faaliyetlerinin ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti vasıtasıyla, aralarında Mustafa Kemal'in de bulundığu Hareket Ordusu'na katılarak İstanbul'daki 31 Mart Ayaklanması'nın bastırılmasında etkin görevler üstlendi. I. Dünya Savaşı patlak verdiği dönemde Osmanlı ordusunda subay olarak görev alıp Irak Cephesi'ne sevk edildi. Burada İngiliz birliklerine ve onlarla iş birliği yapan Arap çetelerine karşı kahramanca çarpıştı. Tarihe altın harflerle yazılan Kut'ül-Amâre Kuşatması'nda aktif olarak yer alarak askeri dehasını gösterdi. Büyük savaş bittikten sonra Manisa'ya dönerek şehir hapishanesinde baş gardiyanlık vazifesini üstlendi.
Milli Mücadele Yılları ve Efsanevi Akıncı Liderliği
Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'i işgal etmesiyle birlikte Batı Anadolu'da direniş hareketleri baş göstermiş ve bu durum ülkesini seven tüm vatanseverler gibi Pehlivan'ı da derin bir kedere sevk etmiştir. Manisa Mutasarrıfı Giritli Hüsnü Bey'in teslimiyetçi tutumunu kabul etmeyen cesur gardiyan, hemen harekete geçme kararı aldı. Hapishanede bulunan ve haklarında idam veya müebbet hapis cezası olan on dört mahkûmu kaçırarak kendi direniş müfrezesini kurdu. Milli Mücadele'nin ilk safhalarında işgalcilere büyük zayiatlar verdiren meşhur Bergama Baskını'na katılan cesur pehlivan, baskından sonra müfrezesiyle birlikte güvenli bölge kabul edilen Milne Hattı'nın doğusuna çekilerek mücadelesine devam etti. Alaşehir Kongresi kararlarının ardından Çerkes Ethem ile omuz omuza vererek Yunan ilerleyişini durdurmak için canla başla çalıştı. Padişah taraftarlarının çıkardığı tehlikeli Ahmet Anzavur İsyanı'nın bastırılmasında da Ethem Bey'in milis kuvvetleriyle birlikte etkin rol oynadı. Vatan sevgisi her şeyden önce gelirdi. Ancak Ethem'in ihanetini öğrendi. Bunun üzerine onunla yollarını ayırdı. Ethem'le bağlarını tamamen kopararak düzenli orduya sığındı. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya durumunu anlatan içten bir mektup göndererek yeni ordunun emrine girdi. 1921 yılının Haziran ayında resmen affedilen Pehlivan, düşman hatlarının gerisinde kalarak yıpratma savaşını sürdürdü. Kendisi gibi Balkan kökenli olan Simav Valisi'nin yanında yer alarak Demirci Akıncıları bünyesindeki 11. Akıncı müfrezesinin komutanlığına getirildi. Anadolu halkının desteğini arkasına alabilmek amacıyla yerel bir Türk ailesinden Molla Mehmed'in dul kızıyla evlendi. Yaptığı bu stratejik evliliğin ardından intikam almak isteyen Yunan kuvvetleri onun eşini esir alarak yaklaşık bir yıl boyunca rehin tutmuş ve bu durumu Pehlivan'ı kendi saflarına çekebilmek için bir koz olarak kullanmaya çalışmıştır. Yunan subayları eşini serbest bırakma vaadiyle onu kendi saflarına çekmek istese de o bu hain teklifi şiddetle reddetti. Gördes'teki Yunan komutanına gönderdiği tarihi mektupta, vatanı bir kadın için asla satmayacağını son derece sert kelimelerle ifade etti. Bölgedeki son çarpışmalarda Albay Plastiras komutasındaki Yunan birliklerini adım adım takip ederek Uzunkuyu mevkiinde düşmanla son kez çatıştı. Sonunda büyük zafer kazanıldı.
Kahraman komutanın ömrü boyunca katıldığı ve yönettiği başlıca askeri harekatlar şunlardır:
- 31 Mart Ayaklanması'nın bastırılması hareketi
- I. Dünya Savaşı Irak Cephesi ve Kut'ül-Amâre Kuşatması
- İzmir'in işgalinin ardından gerçekleştirilen Bergama Baskını
- Batı Anadolu sınırlarında yürütülen Demirci Akıncıları gerilla hareketi
Cumhuriyet Dönemi, İstiklal Madalyası ve Kahramanın Mirası
Büyük Zafer'in ardından imzalanan esir mübadelesi anlaşmasıyla sevgili eşine yeniden kavuşmanın mutluluşunu yaşadı. Mübadil olarak Manisa'ya gelen Serez'deki ailesiyle de uzun yıllar sonra nihayet bir araya geldi. Vatana sunduğu eşsiz hizmetlerden ötürü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Çerkes Ethem ile olan geçmiş ilişkileri nedeniyle bir dönem İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanma süreci geçirdi. Bu yargılama esnasında ailesinin tüm mal varlığına el konulsa da kısa sürede suçsuzluğı anlaşılarak affedildi. Devlet tarafından kendisine iade edilen haklarının yanı sıra Manisa'nın Hacıhaliller mahallesinde tarım arazisi tahsis edildi. Ömrünün geri kalan kısmını bu topraklarda huzur içinde çiftçilik yaparak geçirdi. Yiğit asker Manisa'da vefat etti. Gördes'te adına bir heykel dikildi. Yunan ve Türk kaynaklarında derin izler bırakan Mehmet Baskak, edebiyat dünyasında da kendine yer buldu. Ülkemizin önemli edebiyatçılarından Dido Sotiriou kaleme aldığı tarihi romanda onun efsanevi mücadelesine yer verirken, Türk yazar Erol Toy da kahramanın adını taşıyan özel bir tiyatro oyununu tiyatroseverlerle buluşturmuştur. Bu yapıtlar onun hatırasını ölümsüzleştirdi.
