Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği öncülüğüyle bilinen değerli ressamlardan biri olan Osman Zeki Oral, 1925 yılında Karadeniz Ereğli sınırlarında dünyaya gözlerini açtı. Sanatın ve estetiğin iç içe geçtiği bir aile ortamında büyüyen usta fırça, küçük yaşlardan itibaren resim sanatıyla derin bir bağ kurdu. Babasının hattatlık ve ağabeyinin nakkaşlık birikimi sayesinde duvarları büyüleyici resimlerle donatılan bu evde büyümek, sanatçının yaratıcı dünyasını şekillendiren en önemli etken oldu. Sanatçı küçük yaşta resme başladı. Orta öğretimini başarıyla tamamladıktan sonra sanat eğitimi alma kararı alan yetenekli genç, dönemin en saygın sanat okulu olan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin uygulamalı sınavlarında ter döktü. Zorlu sđnavları başarıyla geçerek akademiye kabul edilen Oral, burada Türk resminin efsanevi ismi Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesine girdi. Usta hocasının gözetiminde yeteneklerini olgunlaştıran genç sanatçı, bugünkü adı Mimar Sinan Üniversitesi olan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nden mezun olarak profesyonel kariyerine adım attı. Usta ressam bu akademiden mezun oldu.
Sanatla Şekillenen Çocukluk ve Akademi Yılları
Mezuniyetinin ardından Anadolu'nun sanatla buluşmasında etkin roller üstlenen Osman Zeki Oral, kariyerine yön verecek önemli idari sorumluluklar aldı. Sanatın yerel ölçekte yaygınlaşması amacıyla Bolu Güzel Sanatlar Galerisi'nin kurulmasında da aktif bir öncülük etti. Galerinin ilk kurucu müdürlüğü görevini üstlenerek bölgedeki kültürel canlanmaya doğrudan katkı sağladı. Bolu'daki kültür sanat hayatına adeta can suyu veren usta ressam, buradaki galeriyi kurarak adını tarihe yazdırdı. Bu başarılı idarecilik deneyiminin ardından yönünü başkente çeviren tecrübeli ressam, Ankara sanat ortamının nabzını tutan önemli bir kurumun başına geçti. Cemal Bingöl'den devraldığı Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'ni uzun yıllar boyunca büyük bir titizlikle yönetti. Sanatın idari ve organizasyonel boyutunda da yetkinliğini kanıtlayan usta ressam, aynı zamanda başkentteki kültür yaşamının gelişmesinde de önemli izler bıraktı. Bu önemli idari görev yıllarca sürdü.
Kültür Yöneticiliği ve BRHD'nin Kuruluşu
Sanatçıların mesleki örgütlenmesi ve toplumsal dayanışması hususunda da son derece aktif bir tutum sergileyen Osman Zeki Oral, Türk sanat tarihi için dönüm noktası niteliğinde sayılabilecek büyük bir oluşuma imza attı. Ülkemizin en köklü sanat derneklerinden biri olan Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği'nin kurucu üyeleri arasında yerini aldı. Derneğin çatısı altında sanatın hak ettiği değere ulaşması için mücadele veren ressam, meslektaşlarıyla birlikte pek çok ortak projeye hayat verdi. Hayatını sanata, üretime ve eğitime adayan usta sanatçı, takvimler 4 Mayıs 2012 tarihini gösterdiğinde 87 yaşında Ankara'da aramızdan ayrıldı. Böylelikle ulu çınar ebediyete göçtü. Türk sanat dünyası yasa boğuldu. Usta sanatçının vefatının ardından geriye paha biçilemez değerde eşsiz sanat eserleri kaldı.
Bellekteki İzler ve Yaşayan Vefa
Vefatının ardından da unutulmayan kurucu üye Osman Zeki Oral, meslektaşları ve sevenleri tarafından büyük bir saygıyla anılmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği üyelerinin yoğun katılımıyla geniş yankı uyandıran anma etkinlikleri düzenlendi. Toplam 103 değerli sanatçının 105 özgün eseriyle katkı sunduğu "Bellekteki İzler" isimli kapsamlı sergi, 19 Şubat - 19 Mart 2022 tarihleri arasında kapılarını açtı. Sanatseverleri bir araya getiren bu anlamlı etkinlik, Karadeniz Ereğli Belediyesi ile yapılan işbirliği sayesinde hayata geçirildi. Sergi, aynı zamanda yenilenen Ereğli Atatürk Kültür Merkezi'nin kapılarını yeniden sanatseverlere açtığı tarihi bir ana da vesile oldu. Anma gününde bir araya gelen sanatçılar, vefa borcunu ödemek adına önemli bir çağrıda bulundu. Tarihi çağrı geniş yankı buldu. Katılımcılar, usta ressamın doğduğu ve büyüdüğü Ereğli'deki tarihi evinin, onun anısını yaşatacak prestijli bir müzeye dönüştürülmesi fikrini gündeme taşıdı.