Hem askeri başarılarıyla hem de Türk siyasi tarihindeki önemli yeriyle bilinen Osman Nuri Koptagel, 1874 yılında Erzincan sınırlarında dünyaya gözlerini açtı. Hayatını vatan hizmetine adamış olan bu değerli şahsiyet, ilk olarak Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı cephelerinde farklı askeri birliklerde üstlendiği vazifelerle adından söz ettirdi. 1919 senesinde ise vatan topraklarını müdafaa etmek amacıyla Türk Kurtuluş Savaşı safına katılarak mücadelesini sürdürdü. Kurtuluş mücadelesinin en kritik aşamalarından biri kabul edilen Büyük Taarruz sırasında Miralay rütbesine erişmiş olan Koptagel, 12. Tümen Komutanlığı görevini üstlenerek ordunun sevk ve idaresinde etkin rol oynadı. Bu harekatta elde edilen zafer, onun askeri şanını taçlandırdı.
Askeri Kariyeri ve Cephe Yılları
Osman Nuri Bey'in üniformalı yaşamı, Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı ve en zorlu dönemlerine denk geldi. Balkan Savaşları'nın zorlu coğrafyasında ve ardından patlak veren I. Dünya Savaşı'nın geniş cephelerinde çeşitli kıtalarda sorumluluklar üstlendi. Her iki büyük savaşta edindiği stratejik tecrübeler, onu milli mücadele yıllarında öne çıkaran en önemli faktörlerin başında geliyordu. 1919 yılında başlayan bağımsızlık ateşine katılan komutan, askeri yeteneğini Büyük Taarruz sırasında sergileme fırsatı buldu. Miralay rütbesiyle yönettiği 12. Tümen, düşman hatlarının yarılmasında ve harekatın başarıyla tamamlanmasında oldukça kritik bir vazifeyi yerine getirdi. Gösterdiği bu üstün fedakarlıklar ve başarılar neticesinde, savaşan sonra devlet tarafından en onurlu ödüllerden biri olan Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi. Uzun yıllar süren aktif ordu hizmetinin ardından, takvimler 8 Mayıs 1934 tarihini gösterdiğinde askerlik mesleğinden emekliye ayrıldı. Askeri kariyeri çetin mücadelelerle doludur.
Atatürk ile Harbiye Yılları ve Koptagel Soyadının Hikayesi
Osman Nuri Koptagel, askeri kimliğinin yanı sıra eğitimci yönüyle de ön plana çıkmaktaydı. Harbiye Mektebi bünyesinde hocalık vazifesini yürüterek askeri kadroların eğitimine katkıda bulundu. Mustafa Kemal Atatürk'ün sevdiği hocalar arasındaydı. Harbiye yıllarındaki bu hoca-öğrenci bağı ömür boyu sürdü. Bu eski hoca-talebe ilişkisi ve karşılıklı saygı, yıllar sonra tatlı bir anıyla soyadı seçimine de vesile oldu. Mustafa Kemal Atatürk, Harbiye'deki eğitim günlerinden aşina olduğu bir askeri komuta tarzını hiç unutmamaştı. Osman Nuri Bey'in askeri eğitimlerde veya tatbikatlarda askerlerine 'Sağdan birinci manga, kop da gel!' ya da genişletilmiş haliyle 'Birinci mangadan sağdan itibaren beş kişi kop da gel!' şeklinde seslenişi hafızalara kazınmıştı. 1934 yılında Soyadı Kanunu yürürlüğe girdiğinde, bu disiplinli ve cana yakın komutu tebessümle anımsayan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, eski hocasına kendi elleriyle 'Koptagel' soyadını layık gördü. Mustafa Kemal onu çok severdi.
Milletvekilliği Dönemi ve Aldığı Nişanlar
Emeklilik kararı, onun ülke için çalışmayı bırakacağı anlamına gelmiyordu. Emeklilik hayatına adım attıktan sonra vatanına sivil mecrada hizmet etmek isteyen Koptagel, yönünü siyasete çevirdi. TBMM çatısı altında Malatya halkını temsil etmek üzere V. ve VI. Dönem Malatya Milletvekili seçildi ve yasama faaliyetlerinde etkin görevler üstlendi. Meclis çatısı altında iki dönem boyunca Malatya'yı temsil etti. Fransızca diline son derece hakimdi. Siyasi kariyerini başarıyla sürdürürken, 22 Kasım 1942 tarihinde başkent Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Yaşamı boyunca cephelerde gösterdiği kahramanlıklar ve devlete sunduğu üstün hizmetler nedeniyle pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık bulunmuştu. Gerek savaş meydanlarında gösterdiği cesaretle gerekse meclis kürsüsündeki vakur duruşuyla Türk milletinin kalbinde yer edinmiş olan Koptagel, hem bir asker hem de bir devlet adamı olarak ardında unutulmaz bir miras bıraktı. Sahip olduğu nişanlar ve madalyalar şunlardır:
- Dördüncü Rütbeden Mecidi Nişanı
- Gümüş Liyakat Madalyası
- Gümüş İmtiyaz Madalyası
- Alman Demir Salip Nişanı
- Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası
